T.C.
İSTANBUL
2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava dilekçesi :Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...’ın başta enerji içecekleri olmak üzere meşrubat ürünleriyle dünya çapında bilinen yüksek tanınırlığa ulaşmış bir şirket olduğunu, ... markasının sahibi olduğunu, bu markanın tanınırlığı için büyük yatırımlar yapıldığını dünya enerji içeceği pazarının %60’ından fazlasını elinde tuttuğunu, Türkiye’deki bilinirlik oranlarının da son derece yüksek olduğunu, müvekkilinin “...” (...) kelime markalarının 113 ülkede, çift ... markasının 182 ülkede ve tek boğanın 99 ülkede tescilli olduğunu, işbu davaya gerekçe olan ..., ..., ..., ..., ... markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin davalılardan ...’nın ... sayılı markasına itiraz edilip ardından açılan hükümsüzlük davasında (...
2.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi ...) müvekkili ile karıştırılmaya sebebiyet verdiği için hükümsüzlük kararı verildiğini, yine aynı davalı ile Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi nezdinde davalı başvurusunun tümden reddedildiğini, diğer davalılara 27.01.2021 tarihinde marka kullanımlarının tecavüz yarattığına dair ihtarnameler gönderildiğini, 2 numaralı davalının ..., ..., ... sayılı markaları tescil ettirmeye çalıştığını, hükümsüzlük kararı verilen markanın ise kullanılmaya devam ettiğini,
Mahkeme kararını tanımayan bu kişilerin iyiniyetli olmadıklarını, piyasada satılan ürünün 2 numaralı davalı tarafından üretildiğini, tabelalarda ise 2 ve 3 numaralı davalılarca kullanıldığını, ayrıca davalılar tarafından ... linkinde kullanıldığını, davalıların da müvekkili gibi içecek sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıların kullanımlarının benzerliğinin Kurumlarca tespit edildiğini ve karıştırılma ihtimalinin de açıklığa kavuştuğunu, davalıların üretim yapıp, tedarik ve satış yaptığına dair delillerin sunulduğunu, dolayısıyla müvekkilinin tanınmış markasına tecavüz oluşturduğunu, davalıların kullandığı ... konseptinin müvekkilinden kopyalandığını, bu tarz ürünlerin benzer satış kanallarında bulunduğunu, karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, Mahkeme ve Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi kararlarına rağmen ... konseptinde ısrar ettiklerini, bull markasının tüketicilere sorulduğunda yaygın olarak ... markasının akla geldiğini, davalıların bu benzerlikten de haberdar olduğunu, hazıra konmak istediklerini, aynı zamanda bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini,
TTK 55/4 m. gereği karıştırılmaya yol açan önlemler alındığını, talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;, ... şirketinin dava konusu markayla ilgisi olmadığını, ayrı tüzel kişilikler olduğunu , ... şirketinin dava konusu markayı Ortadoğu ve Arap ülkelerine satış yaptığını, hükümsüzlük kararının ... markası için olduğunu, diğer markalarla ilgisi olmadığını, bilirkişi raporunda benzerlik olmadığının saptandığını, kararın kesinleşmediğini, Avrupa Birliği ofisine yapılan başvurunun dava konusundan bağımsız olduğunu, markalar arasında her hangi bir benzerlik olmadığını, davacının ... figürü üzerinde tekel hakkı olmadığını, oysa ... figürünün asırlardır gücü sembolize ettiğini, jenerik bir ... figürü üzerinde hak sahibi olamayacağını, müvekkilinin ... markasının ... sayı ile tescilli olduğunu, müvekkilinin markasında ... öne çıktığını, renk vs. farklılıklar olduğunu, ... figürü kullanan pek çok marka olduğunu, enerji içecekleri alanında seçici davranan, dikkat seviyesi yüksek bir kitle olduğunu karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, bütün olarak değerlendirme yapılması gerektiğini, tanınmış markada haklı bir sebep olmaksızın kullanımın bulunması gerektiğini, kelime markasına göre tasarımcının seçenek özgürlüğünün dar olduğunu, savunmuştur.
Cevaba cevap dilekçesi: Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla ihtiyati tedbir taleplerinin ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
İkinci cevap dilekçesi:Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, ...
2.Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasından alınan ve markalar arasında benzerlik bulunmadığına kanaat getiren 21.01.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu’nun varlığı karşısında, müvekkilinin hukuken halen tescilli olan markasına yönelik temelsiz ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, maddi ve hukuki temelden yoksun olan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Deliller: TPMK: ...numaralı marka başvuru belgeleri celp edilmiştir.
Bilirkişi Raporu:
29/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda " Belirli bir grup tüketicinin sıklıkla tükettiği ürünler olması nedeni ile ilgili tüketici kitlesinin ortalama tüketici olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Ortalama tüketicinin ise sık tükettiği bir ürünü, aralarında hiçbir benzerlik olmayan, ... figürünün belli belirsiz, yarım çalışılmış ve geri planda kaldığı zengin bir grafik tasarıma sahip bir marka olan ... ile, sade, şık iddialı tasarıma sahip karşılıklı ... figürünün ön plana çıktığı ... markasının, karıştırılması ihtimali grafik tasarım açısından mümkün görünmemektedir. Davacıya ait markaya tecavüz teşkil etmediği, haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği görüşü ön plana çıkmaktadır." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının markası ile davalının markası arasında benzerlik bulunmadığı, davacı ve davalı marka arasında iltibasın (karıştırma ihtimali) bulunmadığı, davalının marka tesciline dayalı olduğu iddia olunan markasal kullanımlarının davacıya ait markaya tecavüz oluşturduğuna ilişkin bir kanaat oluşmadığı, davalının kullanımları açısından 6769 Sayılı SMK” ya göre haksız rekabet oluşturacak herhangi bir hususun tespit edilemediği" görüş ve kanaati bildirilmiştir.
14/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda: "Dosya mübrez belgeler ve yapılan incelemeler sonucunda; Davalı kullanımlarının, davacının tescilli markasına tüketicide karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik taşıdığı ve onunla aynı sınıfta benzer alanlarda olduğu, dolayısıyla marka tecavüzünün doğmuş olduğu, Davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiği" görüş ve kanaatine varmışlardır. Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava ve uyuşmazlık davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkindir.
Gerekçe:
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; TPMK nezdinde davacı adına ..., ... tescil numaralı ile tescil edilmiş tanınmış markaların bulunduğu, ayrıca ... tescil numaralı ...tescil numaralı, ... tescil numaralı markaların bulunduğu, davalı adına ise ... tescil numaralı, ...tescil numaralı, ... tescil numaralı, ... tescil numaralı markaların bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan 29/03/2022 tarihli ..., ..., ...'ndan oluşan heyet tarafından sunulan raporda tarafların markalarının tescil edilmişliği, markaların kullanılış biçimi, markada kullanılan grafik, fonetik ve anlamsal kullanımların marka hakkına tecavüz niteliğinde olmadığına ilişkin kanaat bildirildiği, 09/05/2022 tarihli ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda markaya tecavüzün bulunmadığı kanaati bildirildiği, 13/02/2023 tarihli ..., ... ve ...tarafından dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda ise marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin bulunduğu kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunduğu, yeni rapor alınması için talepte bulunduğu görülmüş ise de dosyanın tekemmül ettiği ve itiraz edilen hususların teknik ve özel ilgi gerektirmediği kanaatine varıldığından eldeki raporların değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığından yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir. Bilirkişi raporlarının yapılan değerlendirmesinde tarafların markalarının her iki bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak karşılaştırıldığı, dosya kapsamında alınan ilk heyet raporu ile ikinci heyetten alınan raporda karşılaştırmaların yapıldığı, bu hususta yapılan inceleme ile taraf ürünlerinin ve markalarının fonetik olarak incelenmesinde davacının markasının "..." ve "..." ibareli olduğu, davalının markasının ise "..." ibareli olduğu, bu haliyle markalar arasında fonetik açıdan bir benzerliğin bulunmadığı, görsel açıdan yapılan incelemede ise taraf markalarında kullanılan ... figürünün birbirinden farklı olduğu, bu haliyle markaların tüketici nezdinde ve bilinçlenmiş kullanıcı nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, kavramsal olarak bakıldığında da markaların ve kullanılış biçimlerinin birbirinden farklı olduğu kanaatine varıldığından dosya kapsamında alınan 29/03/2022 tarihli rapor ile 09/05/2022 tarihli raporun hükme esas alınması gerektiği kanaatine varıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE,
2.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30 TL peşin harcın düşümü ile kalan 368,30 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEY İRAT KAYDINA,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın, karar kesinleştikten sonra talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekili ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... vekili yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/03/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)