Esas No
E. 2010/10503
Karar No
K. 2012/2874
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/10503 E.  ,  2012/2874 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

VEKİLİ: Av. ...
VEKİLİ: Av. ...

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2007/296-2009/691 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile Hamdi Okan Kaba'nın davacı şirketin ortakları iken Hamdi Okan Kaba'nın ölümü ile eşi davalının veraset yoluyla şirket ortağı haline geldiğini ve her iki şirket ortağına münferiden şirketi temsil yetkisi verildiğini, davalının 2006 yılı Haziran ayında Yapı Kredi A.Ş........ Şubesi'nde bulunan şirket hesabından 10.000,00 TL ve 19.10.2006 tarihinde 56.000,00 TL'yi çekmek suretiyle kendi hesabına aktardığını ve şahsi harcamaları için kullandığını, şirketi temsil yetkisini kötüye kullanarak şirketin nakit ödeme dengesinin bozulmasına sebebiyet verdiğini belirterek şimdilik 6.000,00 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, şirket yönetiminin kayyıma tevdiinin zorunlu olduğunu, şirket adına şirket müdür hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için ortaklar kurulu kararı alınması gerektiğini, müvekkilinin şirket uygulamasına aykırı bir davranış sergilemediği gibi dava dışı diğer ortağın şirket hesabına yatırılan paraları kendi şahsi hesabına aktardığını ve müvekkilinin bu durumu engellemeye çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin kazancının şirket hesabına intikalinden sonra davalı ve dava dışı diğer yönetici ortak tarafından ½ hisse olarak çekilerek kendi hesaplarına alındığı, dava konusu paranın bu şekilde davalı tasarrufuna geçtiği, bu işlemler şirketin mali disiplinine aykırı olmakla birlikte, iki ortaklı şirketin aynı zamanda yönetici de olan ortaklarının iç ilişkide işleri yürütme tarzından kaynaklı işlerde ortaklar yönünden farklılık bulunmadığı, yönetici ortakların şirketin tüm aktifini fiilen paylaştıkları, bu faaliyetten sonra davalının şirketteki hissesini dava dışı 3. kişiye devrettiği, davalının işlemleri nedeniyle dava dışı 3. kişilerin hukukunu etkileyen bir durumun bulunduğunun da iddia edilmediği bu kapsamda davada hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. ./... 2010/10503 2012/2874 S2

Davacı şirket, şirket ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olan davalının şirketin banka hesabından 2006 yılı içerisinde toplam 66.000,00 TL'yi kendi hesabına aktardığını ve şahsi harcamaları için kullandığını iddia ederek davalı aleyhine sorumluluk davası açmıştır. Dosya kapsamında bulunan ve mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, davacı şirketin ticari faaliyeti sonucu elde ettiği kazancın şirket hesaplarına intikalinden sonra davalı ve dava dışı diğer yönetici ortağın şirket hesabındaki parayı ½ hisse olarak çekerek kendi tasarruflarına aldıkları, dava konusu paranın da bu şekilde davalı tasarrufuna geçtiği tespit edilmiş olmakla, dava konusu alacağın şirket alacağı olduğu anlaşılmaktadır.

Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, bu şekildeki işlemler muhasebe ilkeleri ve şirketin mali disiplinine aykırı olup, şirket yöneticilerinin şirket hesaplarına giren paraları kar-zarar hesabına tabi tutarak ortaklarca alınan karar sonrasında kar payı olarak dağıtması gerekirken, bunu yapmayıp kendilerine mal edinmeleri doğru değildir. Mahkemece de bu hususun tespit edilmiş olmasına rağmen, 2 ortaklı şirketin iç ilişkide işleri yürütme tarzından kaynaklı işlemlerde ortaklar yönünden farklılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

08/03/2012 HŞ

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.