11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/658 E. , 2010/6923 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 12.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.12.2007 tarih ve 2007/459-2007/712 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurtdışındaki birçok vatandaştan olduğu gibi müvekkilinden de istenildiği an geri verileceği taahhüdü ile para aldığını, müvekkilinin şirket ortağı olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin ortak olmadığının tespiti ile 46.800 YTL‘nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının davalılardan Kombassan Holding A.Ş.’nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak verdiğini geri isteyemeyeceğini, diğer davalılar ile davacının bir ilgisinin bulunmadığını bu davalılar yönünden husumet yokluğundan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın ortak tarafından ortaklık aleyhine açılmış bir alacak davası olduğu, davalı ... İnşaat ve Tarım A.Ş yönünden dosyanın tefriki ile davalı şirketin adresinin Konya olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine, talep halinde dosyanın HUMK 17/2 maddesi gereğince Konya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, HSYK’nın 19.07.2007 gün ve 336 sayılı kararı ile Bakırköy İlçesinde Ticaret Mahkemesi kurulduğu ve diğer davalıların ikametgâhları itibariyle bu yer Ticaret Mahkemesi yargı sınırlarında bulunduğu gerekçesiyle bu davalılar yönünden dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne devrine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, dolandırıcılık suretiyle davacıdan para toplandığı ve davalı şirketlere aktarıldığı ve davacının davalı şirketlere ortak olmadığı iddiasına dayalı davacıdan tahsil edilen paranın iadesi istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı vekili, davalı ...’ın davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanı olarak müvekkilinden her an istenildiğinde geri ödenmek üzere para topladığını, bu davalının şirketlerin yönetim kurulu başkanı olması ve yatırılan paraların geri ödeneceği vadinde bulunması nedeniyle şahsen diğer davalılar ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalılar vekili ise, davacının davalılardan sadece Kombassan Holding A.Ş.’ye ortak olduğunu, diğer davalılar ile bir ilgisinin Bulunmadığını savunmuş, mahkemece, davalılardan Kombassan İnşaat Tarım A.Ş. hakkındaki dava tefrik edilerek bu şirket yönünden yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın karar kesinleştiğinde Konya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davacının diğer davalı şirketin ortağı olduğu, bu şirketin muamele merkezi ve davalı ...’ın ikametgahı itibariyle davanın HUMK’nun 17. maddesi uyarınca şirketin sicil adresindeki yer mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile davalı ...Ş. ve ... hakkındaki dava dosyasının HSYK’nın 19.07.2007 gün ve 336 sayılı kararı gereğince Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi’ne devrine karar verilmiştir.
Oysa, davacının ortak olduğu kabul edilen 17.8.2000 tarihli “Ortaklık ve Hisse Senedi Takip Formu” belgesinde, herhangi bir şirket unvanı geçmemekte olup, bu belgenin davalı ...Ş. ile davacı arasında ortaklık ilişkisi kurduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece davacının bu davalı şirketin ortağı olduğu konusunda başka hiçbir araştırma yapılmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davacının davalı şirketlerden hangisinin ortağı olduğu konusunda varsa ödeme makbuzları ile şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının Kombassan İnşaat ve Tarım A.Ş.’nin ortağı olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Ayrıca, dava dilekçesinde, davalılar hakkındaki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu ileri sürülmüş olup, gerçekten de HUMK’nun 45/3. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafın iddiaları hakkında anılan madde hükmü de dikkate alınarak buna göre değerlendirme yapılıp, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu ve bu nedenle davaların birlikte görülmesi gerektiği göz önüne alınarak, tüm davalılar hakkında davacının iddiası çerçevesinde esasa girilmesi gerekirken, davalı ... İnşaat Tarım ve San.İşl.Tic.A.Ş. yönünden dosyanın tefrik edilerek bu davalı yönünden yetkisizlik, diğer davalılar hakkında ise devir kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3.Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin esasa ilişkin olan diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.