11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2008/12287 E. , 2010/7587 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.06.2008 tarih ve 2003/79 - 2008/377 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22.06.2010 gününde davalılardan ...Yay. A.Ş. Vekili Av. ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacılar vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...
Yayıncılık A.Ş.'nin imtiyaz hakkı sahibi, diğer müvekkilinin yayınlayan ve marka lisans sahibi olduğu Sabah Gazetesi'nin trajını, davalıların reklam veren gerçek ve tüzel kişiler ile ajanslarda internet aracılığı ile Hürriyet, Milliyet, Posta Gazetelerinin 1-15 Aralık 2002 tarihleri arasındaki net satışların karşılaştırıldığı tablolar göndermek suretiyle gerçeğe aykırı, aldatıcı bilgiler verdiklerini, Sabah Gazetesi'nin trajını düşük gösterdiklerini, kendi gazeteleri olan Posta Gazetesinin daha fazla reklam almasını sağlamayı amaçladıklarını gerçek rakamların Sabah Gazetesi'nin dağıtımını yapan BBD Merkez Dağıtım A.Ş.'nin rakamları olduğunu, davalıların kaynak olarak gösterdikleri Yaysat Dağıtım A.Ş.'nin Sabah Gazetesi'nin dağıtımını yapmadığını,
TTK'nun 57/1, 2, 3 ncü bent hükümlerini ihlal ettiklerini, gazetenin ticari itibarının zedelendiğini, küçük düşürüldüğünü ileri sürerek, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, önlenmesini, oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, yanlış beyanların düzeltilerek aynı yerlere duyurulmasını, her bir davacıya 100.000,00'er YTL maddi, 50.000,00'er YTL manevi tazminatın faiziyle tahsilini hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, verilen satış rakamlarının tahmini satış rakamları olduğunu, davacılardan ...
Yayıncılık A.Ş.'nin yayın hakkını diğer davacıya devretmesi nedeniyle tazminat isteme hakkını bulunmadığını, reklam ajanslarının satış rakamlarını kendi süzgeçlerinden geçirip değerlendirmeye almaları karşısında yanıltılmalarının mümkün de olmadığını eylemlerinin haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporuna ve işbu davada alınan ek rapordaki tespitlere göre, Sabah Gazetesinin dağıtımının Yaysat A.Ş. değil BBD Dağıtım A.Ş. tarafından yapıldığı, BBD A.Ş.'ni 1-15.12.2002 tarihleri arası dönemi gösteren rakamlarından daha düşük traj rakamlarını içeren bilgileri davalıların internet yolu ile 3 ncü kişilere gönderdikleri, gönderilen tabloların karşılaştırmalı reklam niteliğinde olduğu, satış rakamı daha yüksek olan gazetelerin daha fazla reklam almasını sağlamak amacı güden davalıların, Posta Gazetesini daha üstün duruma getirmek amacıyla gerçeğe aykırı bilgilendirme yolu ile haksız rekabet eylemini işledikleri, başkalarının mali durumu hakkında gerçeğe aykırı bilgi vermenin kötülemenin TTK'nun 57/2 nci bendi uyarınca haksız rekabet oluşturduğu, Sabah Gazetesinin net satış oranına ilişkin bilgilerin yanlış ve güvenilmez olduğunu göstermenin amaçlandığı, diğer davalı ...'nin davalı şirketin ortak ve temsilcisi olarak şirketin yayın ve faaliyetini sorumlu müdür olarak denetlemesi ve önlemesi haksız eylemi yapanları mahkemeye bildirmesi gerekirken, bunu yapmayarak TTK'nun 64 ncü ve 37 nci maddeleri gereğince, haksız rekabetin sonuçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların yayınladığı e-maillerin davalı şirket tarafından 3.şahıs reklam veren şirketlere ve reklam ajanslarına gönderilmesinin haksız rekabet oluşturduğunun TTK'nun 56 ncı ve 57 nci maddeler gereğince tespitine, karar özetinin aynı yolla aynı yerlere duyurulmasına, takdiren 15.000,00 YTL manevi tazminatın faiziyle tahsiline, maddi tazminat istemine ilişkin davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, haksız rekabet iddiasına dayalı manevi tazminat istemine de ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan ...'ın davalı şirketin ortak ve temsilcisi olarak şirketin yayın ve faaliyetini sorumlu müdür olarak denetlemesi ve önlemesi, haksız eylemi yapanları mahkemeye bildirmesi gerekirken, bunu yapmayarak TTK'nun 64 ncü ve 317 nci madde hükümleri gereğince haksız rekabetin sonuçlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle, bu davalının da manevi tazminat isteminden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Oysa,
TTK'nun 64 ncü maddesinde yazılı eylemleri tüzel kişilerin işleri görülürken tüzel kişi namına hareket etmiş veya etmesi gerekmiş olan organın azaları veya ortakları işlemişse ceza göreceklerine dair aynı kanunun 65 nci maddesi organların cezai sorumluluğunu düzenlemektedir. İşbu hukuk davasında TTK'nun 64 ncü maddesi, davalı şirketin yönetim kurulu Başkan Yardımcısı (birinin derecede imza yetkililerinden) biri olan diğer davalı ...'nin hukuki sorumluluğuna dayanak olamayacağı gibi, "anonim şirket, idare meclisi tarafından idare ve temsil olunur." hükmünü havi TTK'nun 317 nci maddesi de hukuki sorumluluğa dayanak kabul edilemez. Mahkemenin gerekçesinden haksız eylemi bu davalının doğrudan işlemediğinin, davalı şirketin yayın organı Posta Gazetesi'nin reklam servisince işlendiğinin mahkemece kabul edildiği anlaşılmakta olup, TMK'nun 50/son madde hükmü uyarınca, "organlar kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar." internet yolu ile dava konusu traj rakamlarını içeren tabloyu 3 ncü kişilere gönderme eylemini bu davalının kişisel olarak ve kusurlu biçimde işlediği kanıtlanmadığından, manevi tazminat isteminin bu davalı bakımından reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamıştır.