11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/4796 E. , 2024/12 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2013 tarihli ve 2012/738 Esas, 2013/1136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 11.09.2013 tarihinde usûlüne uygun kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/427 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık, temyiz dışı sanıklar...l ve... mağdurlar ... ve Nazan ile katılan Kezban’ın kardeş oldukları, babalarından intikal eden taşınmazların müşterek maliki oldukları ve tarlaları sanık ile temyiz dışı sanıklar...l ve ...in fiilen kullandıkları, mağdurlar ile katılanın, sanıklara Noter vasıtasıyla ihtar çekerek gayrimenkulleri boşaltmalarını ve ecrimisil tazminatı ödemelerini talep ettikleri, ihtarın sanıklara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, mağdurlar ile katılanın bu ihtar ile miras kalan gayrimenkullerin bundan sonra kullanılmaması yönünde iradelerini ortaya koymalarına rağmen sanık ile temyiz dışı sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek mağdurlar ... ve ...’nin bir kısım taşınmazlardaki hisselerini temyiz dışı sanık...l’e 10.01.2011 ve 13.01.2011 tarihinde, katılan ...’ın bir kısım hissesini temyiz dışı sanık Talip ile sanık ...’e 10.01.2011 ve 13.01.2011 tarihinde kiralandığına ilişkin kira sözleşmesi düzenledikleri ve İlçe Tarım Müdürlüğüne iibraz ederek destekleme primi aldıkları anlaşılmıştır.
2.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Söke Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince tanzim olunan, 16.07.2012 tarihli; " ... söz konusu imzaların, ..., ... ve ... eli ürünü olmadığı, farklı bir şahıs tarafından uydurma suretiyle atılmış olduğu kanaatine varıldığı," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur.
4.Sanığın nüfus aile kayıt tablosu ve güncel adlî sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE
1.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 34 ve 230 uncu maddeleri uyarınca Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunmalar ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanıkların eyleminin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hüküm açıklanırken sadece 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında belirtilen koşulların varlığından bahsedilmesi suretiyle gerekçeden yoksun şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabul ve uygulama yönünden;
a)Sanığın, temyiz dışı sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek katılan ve mağdurlarla paylı mülkiyete sahip oldukları taşınmazların kendilerine kiralandığına ilişkin sahte kira sözleşmeleri tanzim edip ilgili Kuruma ibraz suretiyle kullanmaları şeklindeki eylemin özel belgede sahtecilik suçunu teşkil ettiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
b)Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği, sahte belgenin aldatıcı niteliğinin bulunup bulunmadığı hususundaki takdirinin Hâkime ait olduğu gözetilerek suça konu belge asıllarının duruşmaya getirtilmesi, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirilmesi ve gerekçeli kararda aldatıcılık niteliği yönünden kanaat açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik inceleme ile hüküm kurulması,
c)Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması, Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bergama 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/427 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.01.2024 tarihinde karar verildi.