Esas No
E. 2008/12587
Karar No
K. 2010/7749
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2008/12587 E.  ,  2010/7749 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.12.2007 tarih ve 2007/290 2007/440 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden tahsil ettiği parayı geri ödemediğini, müvekkili tarafından davalı şirket aleyhinde Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın davacı lehine sonuçlandığını, yabancı mahkeme kararının 11.01.2006 tarihinde kesinleştiğini ileri sürerek, Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 6 O 49/05 numaralı kararın ve masraflara ilişkin karar ile usulüne uygun onaylanmış tercümesinin tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yabancı mahkemenin davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesini tebliğ etmediğini ve kanunlara aykırı bir şekilde gıyap kararı tesis ettiğini, müvekkilinin savunma hakkının ihla edildiğini gerekçesiz olan yabancı mahkeme kararının da davalıya tebliğ edilmediğinden kesinleşmediğini, davacının müvekkili şirketin ortağı olup, kararın TTK'nun 329 ve 405.maddelerine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia,savunma ve dosya kapsamına göre, yurt dışı tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 25-28 ve Tebligat Tüzüğü'nün 36-47 maddeleri gereğince ikili veya çok taraflı sözleşmeler ile Ulusalarası Adli Yardımlaşma kurallarına göre yapıldığı, 7201 sayılı Kanun'un 25/3, Tebligat Tüzüğü'ün 36/1.maddeleri uyarınca evrakın tebligatı çıkaran merciin bağlı bulunduğu Bakanlık aracılığı ile Dışişleri Bakanlığı'na,oradan da o yerdeki Türkiye Büyük Elçiliği'ne veya Başkonsolosluğu'na gönderilmek suretiyle yapılacağının öngörüldüğü, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesine Türkiye ve Almanya'nın taraf olup Türkiye yönünden bu sözleşmenin ise 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe girdiği, doğrudan posta yolu ile ne tebligata ilişkin sözleşmenin 10.maddesine Türkiye'nin çekince koyması nedeniyle Türkiye açısından doğrudan posta yolu ile tebligat hükmünün uygulanamayacağı, Alman Mahkemesi'nin gıyapta verdiği dava ve tenfizine konu kararın doğrudan posta yolu ile tebliği yoluna gidilmesinin davalının savunma hakkını kısıtladığı, esasen MÖHUK'un 38/c maddesi gereğince kamu düzenine aykırı da olduğu, kaldı ki MÖHUK'un 34.maddesi gereğince ortada kesinleşmiş bir karar olduğundan söz edilemeyeceği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Mahkemece verilen karar davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiş olup, bu temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedildiği belirlenemediği gibi temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.

Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434 ncü maddesinde açıklanmıştır. Buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Temyiz isteminde bulunan davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekilat ücreti davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, alınmadığı anlaşılan 17.15 TL temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.