6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/18231 E. , 2024/1983 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hüküm; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2015 tarihli ve 2014/4778 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2.Söke 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2015/227 Esas, 2015/366 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, görevsizlik kararı verilerek dosyanın Söke Nöbetçi Ağır Ceza mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, sanık tarafından yapılan itiraz üzerine itiraz mercii olan Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.07.2015 tarihli kararı ile itirazın reddine dair karar verilmesi suretiyle bahsedilen görevsizlik kararı kesinleşmiştir.
3.Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/244 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca oy çokluğu ile beraat kararı verilmiştir.
4.Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/244 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.10.2019 tarihli ve 2020/416 Esas, 2022/5334 Karar sayılı kararıyla; "... IV. GEREKÇE
Evvelce sanık ile aralarında husumet iddiası dahi bulunmayan katılan ve katılanın kızı tanık L.A.'nın özellikle soruşturma aşamasında alınan birbirleri ile örtüşen, oluşa uygun, tutarlı, ayrıntılı ve somut anlatımları içeriğine göre olay günü sanığın hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık E.D. ile birlikte katılanın oğlundan olan alacağını tahsil amacıyla katılana ait eve gittiği, tanık E.D.'nin araç içerisinde beklediği, sanığın katılan ile aralarında çıkan tartışma sonucunda katılana hitaben "paramı bulun, parayı vermezseniz oğlunun bacağını kırarım, oğlunun kulağını keserim" ve "evinizi yakarım" şeklinde sözler söylediği ve sanık ile katılan arasında bir hukuki ilişkiden kaynaklanan alacak verecek ilişkisinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi uyarınca nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekliliği gözetilmeksizin suçtan kurtulmaya yönelik sanık savunmasına itibar edilmek ve ayrıca tanık L.D.'nin soruşturma aşamasında beyanının bulunmadığına dair dosya kapsamı ile de örtüşmeyen hatalı ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur," Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/182 Esas, 2023/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi 62 nci maddesi, uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Müvekkilin tüm aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olduğuna mağdur beyanları gibi çelişkili olmadığına,
2.Tanık L.'nin teyit amacıyla tekrar dinlenmesi gerektiğine,
3.Tanık E.'nin beyanları ile mağdurun tutarsız beyanları göz önüne alındığında müvekkil hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4.5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi gereği müvekkil kaçınılmaz hataya düşerek mağduru da borçlu taraf olarak gördüğüne,
5.5237 sayılı Kanun'un 150. maddesi gereği alacağını tahsil etmek amacıyla hareket ettiği dikkate alınarak müvekkil hakkında tehdit hükümlerinden karar verilmesi gerektiğine,
6.Şikayetten vazgeçme nedeni ile davanın düşürülmesi gerektiğine,
7.Eylemin konutta işlenmediğine, keşif yapılmadığına,
8.Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
9.Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay günü sanığın hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık E. D. ile birlikte katılanın oğlundan olan alacağını tahsil amacıyla katılana ait eve gittiği bu sırada tanık E.D.'nin araç içerisinde beklediği ve sanığın katılan ile aralarında çıkan tartışma sonucunda katılana hitaben "paramı bulun, parayı vermezseniz oğlunun bacağını kırarım, oğlunun kulağını keserim" ve "evinizi yakarım" dediği, katılanın da sanığın tehdit içerikli sözleri söylemesinden sonra sanığa hakaret ettiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında üzerine atılı suçu inkar ettiği, olay günü katılanın oğlundan olan alacağını istemek için katılana ait eve tanık E.D. ile birlikte gittiğini, tanığın araçta beklediğini, katılan ile aralarında çıkan tartışma sırasında, katılanın kendisine "s.git" şeklinde hakaret ettiğini ifade etmiştir.
3.Katılanın 10.10.2014 tarihli, katılanın kızı tanık L.A.'nın ise 26.02.2015 tarihli soruşturma aşamasında Söke Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan beyanlarının dosyada mevcut olduğu gibi bu beyanların birbirleri ile örtüşen, oluşa uygun ve tutarlı beyanlar olduğu anlaşılmıştır.
4.Tanık E.D.'nın şüpheli sıfatı ile kollukça alınan savunmasında olay günü sanığı dışarıda araçta beklediğini, sanığın katılandan alacağını istediğinde katılanın sanığa hakaret ettiğini duyduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Evvelce sanık ile aralarında husumet iddiası dahi bulunmayan katılan ve katılanın kızı tanık L.A.'nın özellikle soruşturma aşamasında alınan birbirleri ile örtüşen, oluşa uygun, tutarlı, ayrıntılı ve somut anlatımları içeriğine göre olay günü sanığın hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık E.D. ile birlikte katılanın oğlundan olan alacağını tahsil amacıyla katılana ait eve gittiği, tanık E.D.'nin araç içerisinde beklediği, sanığın katılan ile aralarında çıkan tartışma sonucunda katılana hitaben "paramı bulun, parayı vermezseniz oğlunun bacağını kırarım, oğlunun kulağını keserim" ve "evinizi yakarım" şeklinde sözler söylediği ve sanık ile katılan arasında bir hukuki ilişkiden kaynaklanan alacak verecek ilişkisinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında temyiz sebepleri yeniden yargılamayı gerektirir bozma sebepleri olarak görülemediğinden sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesi uyarınca nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine dair hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Söke 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2023 tarihli ve 2023/182 Esas, 2023/296 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.