11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/3915 E. , 2011/5886 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.09.2008 gün ve 2007/478-2008/538 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.12.2010 gün ve 2009/1449-2010/12696 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maliki bulunduğu dava konusu taşınmazı süresiz olarak 8 yıl önce davalı ...' na “Kısıkköy Mobilya Ve Ağaç İşleri Meslek Eğitim Merkezi (çıraklık okulu) Faaliyeti” için ariyet olarak verdiğini 08.05.2006 ve 22.05.2006 tarihlerinde davalı ...' ndan akfından bu taşınmazın tahliyesi ve tesliminin istenildiğini, diğer davalılar İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile İzmir Marangozlar ve Mobilyacılar Odası Birliği’nin de taşınmazı tahliye etmediklerini, bunun üzerine her üç davalıya 23.06.2006 tarihinde ihtarname göndererek taşınmazı tahliye etmeleri, tahliyenin gerçekleşmemesi halinde 08.05.2006 tarihinden itibaren aylık 10.000,00 YTL ecrimisil isteneceğinin ihtar edildiğini, davalı ... Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği tarafından gönderilen ihtarname ile davacı talebinin uygun görülmediğinin bildirildiğini ileri sürerek, haksız işgal nedeniyle müdahalenin önlenmesine, taşınmazın tahliyesine, şimdilik 08.05.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ayda 1.000,00 YTL ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin karşılıksız çıraklık eğitimi veren kamuya yararlı bir vakıf olduğunu, davacı kooperatifin talebi ve yer göstermesi ile dava konusu taşınmazın çıraklık eğitimi verilmek için müvekkiline süresiz ariyet olarak verildiğini, o tarihten itibaren de dava konusu taşınmazda eğitim hizmetlerinin devam ettiğini, davacının ihtarname çekmeden ariyet akdini fesih ettiğini beyan etmekte ise de, muayyen bir süre verilmeden ve kullanımın özelliği de dikkate alınarak eğitim dönemlerinden önce taşınmazın geri istenemeyeceğini, haksız işgalin söz konusu olmayıp, tazminat da istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... Esnaf Ve Sanatkârlar Odası Birliği vekili, davanın HUMK'nun 8/II–3. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Marangozlar ve Bilumum Ağaç İşleri İle Uğraşanlar Odası vekili, davacı kooperatifin dava açması yönünde genel kurulda bir karar alınmadığından işbu davanın açılamayacağını, mesleki kalitenin artırılabilmesi için meslek içi eğitimin de bir şart ve gerek olduğundan hareketle dönemin Bakanlar Kurulu kararı ile dava konusu kooperatif hudutları içinde bir meslek içi eğitim kurumunun olması şartı ile sanayi sitesinin kurulmasına karar verildiğini, sanayi bölgesi hudutları içinde kuruluş amacı çerçevesinde bir meslek içi eğitim merkezinin kurulması ve faaliyette bulunması zorunluluğu bulunduğundan ve açılan işbu davanın ise bu şartı ortadan kaldıracağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odası aracılığıyla diğer davalılara yapılan protokollerle tahsis edildiği, davalılarca görevsizlik kararı verilmesi yönünde itirazlarda bulunulmuş ise de; davanın mülkiyete dayalı bir meni müdahale davası olduğu, zilyetlik nedeniyle açılmış bir dava bulunmadığından sulh hukuk mahkemesi görevli olmayıp, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, dava konusu taşınmazın belli bir amaç için kullanılması amacıyla davalılara ariyet olarak verildiği, ancak zaman içinde alınan kararın uygulanma amacını yitirdiği ve eğitim faaliyetine gerek olmadığının davalı ...' nın 27.02.2002 tarihli İzmir Şubesi'ne yazdığı cevabi yazı ile belirlendiği, buna göre taşınmazın BK’nun 303. maddesine göre muayyen olmayan bir müddetle tahsis edilen ariyet konusu malın akit mucibince kullanması ve bu amacın ortadan kalkması nedeniyle sona ermesinin söz konusu olduğu, davacı tarafından gönderilen ihtarnameler sonrasında ilk iki davalının 18.07.2006 tarihinde, diğer davalının da 09.07.2006 da fuzuli şagil olduğunun belirlendiği, dava konusu taşınmazın kiraya verilebilir nitelikte olup, emsal değerler dikkate alındığında 1.000,00 YTL aylık ecrimisil bedelinin uygun olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın ariyet sözleşmesi ile tahsis edilip bu amacın gerçekleştiği, ve daha sonra amacın ortadan kalktığı belirlendiğinden BK’nun 303.maddesi gereğince taşınmazlara davalıların müdahalesinin men'i ile davacıya teslimine, hüküm fıkrasında yazılı miktarın belirtilen tarihlerden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalı ... ile ... vekillerince temyizi üzerine karar mümeyyiz davalılar yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.