Aramaya Dön

Danıştay 8. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/3188
Karar No
K. 2023/4092
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/3188 E.  ,  2023/4092 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

SEKİZİNCİ DAİRE

Esas No: 2023/3188
Karar No: 2023/4092
DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR: 1- …Üniversitesi
VEKİLİ: Av. …

2.… Başkanlığı

VEKİLLERİ: Av. …, Av. …
DAVANIN KONUSU:

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi … Anabililim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan davacının,

1.Fakülte yönetim kurulunda boşalmış bulunan profesör temsilciliği için yaptığı adaylık başvurusunun hekimlik mesleğini serbest olarak icra ettiğinden bahisle kabul edilmemesine ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemi ile;

2.Bu işlemin dayanağı olan Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun … tarihli ve … oturum sayılı kararının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI :

Ege Üniversitesi tıp Fakültesi … öğretim üyesi olduğu, öğretim üyeliğinin yanında mesleğini serbest icra ettiği, davalı Ege Üniversitesi Rektörlüğü’ne 09/02/2015 tarihinde başvurarak idari görev talep ettiği, davalı idarece 11/02/2015 tarihli işlemle mesleğini serbest icra etmesi hasebiyle idari görevlerde bulunamayacağının bildirildiği, anılan işlemin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu’nun 11/06/2014 tarihli kararına dayandırıldığı, anılan kararda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinin 7. fıkrasında mesai saatleri dışında ilgili maddenin getirdiği koşullar kapsamında özel hastaneler veya vakıf üniversiteleri hastanelerinde çalıştırılmasına olanak tanınan öğretim üyelerinin altıncı fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamayacağının düzenlendiği, mesleğini serbest icra eden öğretim üyelerinin de aynı kapsamda değerlendirildiği, ancak; Kanun’un 36. maddesinde mesleğini serbest icra edenlere yönelik bir kısıtlama getirilmediği, idarece bu durumun kıyasen uygulandığı, kendisinin de serbest meslek faaliyetinde bulunmayan hekimler gibi tam gün çalıştırıldığı, kendisinin de tüm özlük haklarından yararlandırılması gerektiği, aksi uygulamanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :

… Başkanlığı'nın Savunmasının Özeti : Usul yönünden davanın yasal süresinde açılmadığı; esas yönünden ise dava konusu Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararının icrai nitelikte olmadığı, kamu tüzel kişiliğine sahip vakıf üniversitesi hastanelerinde mesai saatleri dışında çalışan profesör ve doçent kadrosunda görev yapan öğretim üyelerinin idari görev alamayacakları düzenlenmiş iken mesleğini serbest olarak icra edenlerin evleviyetle idari görev alamayacakları, akademik görevlerinin yanında rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekimlik gibi büyük sorumluluk gerektiren idari görevlerde bulunacak personelin mesai saatleri dışında da çalışmasının anılan idari görevlerde aksamalara neden olacağı, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, istemin ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

… Üniversitesi Rektörlüğü'nün Savunmasının Özeti : Esas yönünden; yasa koyucunun mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetini devam ettiren öğretim üyesi bulunmayacağını esas alarak düzenleme yaptığı, dolayısıyla mesleğini serbest olarak icra etmeye devam eden öğretim üyelerinin de idari görevlerde bulunamayacağı hususunun yasanın özüne uygun olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, istemin ve davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmadığı dikkate alındığında, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ : Dava; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi … Anabililim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, Fakülte yönetim kurulunda boşalmış bulunan profesör temsilciliği için yaptığı adaylık başvurusunun hekimlik mesleğini serbest olarak icra ettiğinden bahisle kabul edilmemesine ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile; bu işlemin dayanağı olan Yükseköğretim Yürütme Kurulunun … tarihli ve … oturum sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/03/2022 tarih ve E:2017/7162, K:2022/1544 sayılı kararıyla; "...2547 sayılı Yasa'nın değişik 36. maddesi uyarınca ilke olarak öğretim üyelerinin "daimi statüde" görev yapacakları benimsenmiş, daimi statüde görev yapan öğretim üyelerinin belli koşullarda ancak vakıf üniversiteleri ve özel hastanelerde çalışması olanağı getirilmiş ve salt Yasa'nın 36. maddesinin 7. fıkrasında belirlenen yöntem ve koşullarla bir başka yerde çalışan öğretim elemanlarıyla sınırlı olarak; "rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim" görevlerini yürütemeyecekleri yolunda sınırlama getirilmiştir. Bu durumda; daimi kadroda öğretim üyesi görevini yürüten ve 2547 sayılı Yasa'nın 36. maddesine eklenen 7. fıkrasında belirlenen yöntem dışında, kendi özel muayenehanesinde hekimlik yapan öğretim üyelerinin de anılan yasak kapsamında olduğu yolunda bir kurala yer verilmemiş olması karşısında; Yasa'nın 36/7 maddesi kapsamında olmayan bir çalışma biçiminin de "genişletici" bir yorumla "sınırlama" kapsamına alınmasına olanak bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu bireysel işlem ve dayanağı olan Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararında ve bu karar uyarında davacının başvurusunun reddi yolunda tesis edilen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığının … tarih ve … sayılı işleminde hukuka uyarlık görülmemiştir..." gerekçesiyle dava konusu işlemlerin İptaline karar verilmiştir.

Sekizinci Dairenin yukarıda yer verilen kararının temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/02/2023 tarih ve E:2022/2155, K:2023/299 sayılı kararıyla; "...2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmiş, bunlardan profesör ve doçent olanların kısmi statüde çalışabilmelerine olanak sağlanmışken, söz konusu maddede 30/01/2010 tarih ve 27478 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve kamuoyunda 'Tamgün Yasası' olarak anılan 5947 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemelerle, profesör ve doçentlerin kısmi statüde çalışmalarına son verilmiş, yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarının tamamının üniversitelerde devamlı statüde çalışmaları öngörülmüştür. Ancak, Anayasa Mahkemesinin 16/07/2010 tarih ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararı ile bu düzenlemelerin bir kısmı iptal edilmiş, böylece tam zamanlı olarak çalışan öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında olmak kaydıyla, istedikleri takdirde, serbest meslek faaliyetinde bulunmaları veya özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları mümkün hale gelmiştir.

Bu karar üzerine, öğretim üyelerinin kendilerine özgü konumları dikkate alınarak kanun koyucu tarafından, 26/08/2011 tarih ve 28037 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeni bir düzenleme yapılmış, bu düzenleme ile öğretim elemanlarının 657 sayılı Kanun'un 28. maddesi hükmüne tabi oldukları kuralına yer verilmiş, bununla birlikte öğretim üyeleri açısından ayrıksı bir düzenleme yapılarak, öğretim üyelerine Kanunda belirtilen şartları sağlamaları koşuluyla mesai saatleri dışında yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde meslekî faaliyette bulunabilme ve meslek veya sanatlarını serbest olarak icra edebilme imkânı getirilmiş ve bu kişilerin belli idari görevlerde bulunmaları yasaklanmıştır. Ancak bu kural da, yukarıda belirtildiği üzere Yetki Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

Nihayet; kanun koyucu tarafından, 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar dışında, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları ve belirli idari görevlerde bulunmaları yeniden yasaklanmış, bu kural da Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya uygun bulunmuştur.

Diğer taraftan, aynı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 64. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği; bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği yönünde düzenlemeye yer verilmiş, bu madde Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Yukarıda aktarılan süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 2547 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca öğretim üyelerinin 36. maddenin 6 ve 7. fıkralarında sayılan şekilde özel hastanelerde veya vakıf üniversitesi hastanelerinde görev icra edebileceği, bunun dışında -Geçici 64. maddeden kaynaklanan ayrıksı durum haricinde- mesai saatleri dışında muayenehane faaliyeti yürütmek suretiyle serbest meslek icra edemeyecekleri sonucuna varılmaktadır.

Dolayısıyla, anılan 36. maddeye uygun olarak görev yapan öğretim üyeleri belli idari görevlerde bulunmaktan yasaklanmışken kanun koyucu tarafından muayenehane faaliyeti yürütmesine cevaz verilmeyen öğretim üyelerinin de bu maddeler kapsamında idari görevde bulunamayacakları tabiidir. Zira kanun koyucu 36. maddede, öğretim üyelerinin hangi şartlarda mesai saatleri dışında çalıştırılabileceğini açıkça hükme bağlamış, muayenehane faaliyeti bu çalışmalar arasında sayılmamış bilakis 657 sayılı Kanun'un 28. maddesine atıfla yasaklanmışken, hukuken muayenehane faaliyeti yürütmesi kabul edilmeyen öğretim üyelerinin belli idari görevlerde bulunamayacaklar arasında sayılmasının kanun koyucunun amacına aykırı olacaktır.

Bu haliyle, rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, ana bilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim gibi idari görevlerin niteliği, ehemmiyeti, bu görevler için ihtiyaç duyulacak mesai, zaman gibi faktörler dikkate alındığında; tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından profesör ve doçent kadrosunda görev yapıp sözleşme ile özel hastahane veya vakıf üniversitesi hastanesinde çalışanlara idari görev verilmeyeceği kuralının mesai saatleri dışında mesleğini serbest icra edecek olan ilgililer yönünden evleviyetle uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda, profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan ve muayenehane faaliyeti yürütmek suretiyle serbest meslek icra eden davacının profesör temsilciliğine aday olma talebinin Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 11/06/2014 tarihli kararı ile; 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 6 ve 7. fıkralarına atıfla mesleğini serbest olarak icra etmeye devam eden öğretim üyelerinin de idari görevde bulunamayacağından bahisle reddedildiği anlaşıldığından, dava konusu Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı ile davacının bu karar uyarınca başvurusunun reddi yolundaki işlemde, hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır." gerekçesiyle bozulmuştur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği hükmü getirilirken; 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 4. fıkrasında; ilk derece mahkemelerine aynı kanunda, bozmaya uymayarak eski kararında tanınan ısrar yetkisi, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde tanınmamıştır. Bu itibarla; bakılan davada, İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda yer verilen kararına uymak gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle 20/02/2023 tarih ve E:2022/2155, K:2023/299 sayılı bozma kararına uyularak anılan İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçeler ile davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ :

Dava, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi … Anabililim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan davacının, fakülte yönetim kurulunda boşalmış bulunan profesör temsilciliği için yaptığı adaylık başvurusunun hekimlik mesleğini serbest olarak icra ettiğinden bahisle kabul edilmemesine ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı'nın … tarih ve … sayılı işlemi iptali ile bu işlemin dayanağı olan Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun … tarihli ve …oturum sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Dairemizin 10/03/2022 günlü, E:2017/7162, K:2022/1544 sayılı kararıyla; dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiş olup; anılan kararın davalı idareler tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/02/2023 günlü ve E:2022/2155, K:2023/299 sayılı kararıyla temyiz isteminin kabulü ile karar bozulmuştur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında da; idare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği öngörülürken, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu belirtilerek, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır. Bu nedenle, Dairemizce, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararına uyularak dosyanın usulüne uygun olarak tekemmül ettirildiği görüldüğünden işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT : 06/04/2011 tarih ve 6223 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, 26/08/2011 tarih ve 28037 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 650 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 40. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesine 6. fıkra olarak; “Yükseköğretim kurumlarının kadrolarında bulunan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tâbidir. Ancak öğretim üyeleri, yükseköğretim kurumlarında yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve döner sermaye faaliyetleri kapsamında gelir elde edilen hizmetlerde çalışmamak kaydıyla mesai saatleri dışında yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde meslekî faaliyette bulunabilir ve meslek veya sanatlarını serbest olarak icra edebilir. Yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde çalışan öğretim üyelerine 58 inci madde ile 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi uyarınca ek ödeme yapılmaz; bunlar rektör, dekan, enstitü, yüksekokul ve konservatuar müdürü, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı, başhekim ve bunların yardımcısı olamaz.” hükmü eklenmiş, Anayasa Mahkemesinin 18/07/2012 tarih ve E:2011/113, K:2012/108 sayılı kararıyla 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 36, 37, 38, 39, 40 ve 41. maddelerinin Yetki Kanunu kapsamında olmadığına ve iptaline karar verilmesi üzerine söz konusu 6. fıkra 02/01/2014 tarih ve 6514 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11. maddesi ile yeniden düzenlenmiş ve anılan fıkrada, sözleşmeli öğretim üyesi olarak istihdam edilmeye ilişkin kurallar getirilmiş ve yine bu fıkra kapsamındaki kişilerin rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim olamayacağı, bunların yardımcılıklarında bulunamayacağı ve benzeri idari görev alamayacağı, akademik birim yöneticiliği ve rektörlük seçimlerinde oy kullanamayacağı hükme bağlanmıştır.

Diğer yandan 6514 sayılı Kanun ile 36. maddeye 7. fıkra eklenmiş ve burada tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi hükmüne tabi olduğu, ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanların, mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabileceği ve bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyelerinin 6. fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamayacakları kuralına yer verilmiştir.

Ayrıca anılan Kanun'un 14. maddesi ile de 2547 sayılı Kanun'a Geçici 64. madde olarak "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyeleri, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirir; bu süre içinde sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişikleri kesilir." hükmü eklenmiştir.

Yukarıda aktarılan 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 6 ve 7. fıkralarının iptali istemi ise Anayasa Mahkemesinin 19/06/2015 tarih ve 29391 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile reddedilmiş, hükümlerde Anayasa'ya aykırılık görülmemiş, Geçici 64. maddenin ise iptaline karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmiş, bunlardan profesör ve doçent olanların kısmi statüde çalışabilmelerine olanak sağlanmışken, söz konusu maddede 30/01/2010 tarih ve 27478 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve kamuoyunda 'Tamgün Yasası' olarak anılan 5947 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemelerle, profesör ve doçentlerin kısmi statüde çalışmalarına son verilmiş, yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarının tamamının üniversitelerde devamlı statüde çalışmaları öngörülmüştür. Ancak, Anayasa Mahkemesinin 16/07/2010 tarih ve E:2010/29, K:2010/90 sayılı kararı ile bu düzenlemelerin bir kısmı iptal edilmiş, böylece tam zamanlı olarak çalışan öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında olmak kaydıyla, istedikleri takdirde, serbest meslek faaliyetinde bulunmaları veya özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları mümkün hale gelmiştir.

Anılan kararın gerekçesinde; Anayasa’da öğretim üyelerine kamu görevlisi olmakla birlikte genel sınıflandırma içinde ayrı bir yer verildiği, bunların kendilerine özgü önem ve değerde bir meslek sınıfı olduğu, öğretim üyelerinin bu konumları dikkate alındığında bunları diğer kamu görevlileri gibi değerlendirmenin mümkün olmadığı; üniversitelerde görev yapan öğretim görevlileri, okutmanlar, öğretim yardımcıları ile akademik olarak belirli bir yetkinliğe sahip öğretim üyeleri arasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın mesai sonrası ücretsiz de olsa resmi veya özel herhangi bir iş yapmalarının yasaklanmasının Anayasa’nın 130. maddesi ile bağdaşmadığı vurgulanmıştır.

Bu karar üzerine, öğretim üyelerinin kendilerine özgü konumları dikkate alınarak kanun koyucu tarafından, 26/08/2011 tarih ve 28037 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeni bir düzenleme yapılmış, bu düzenleme ile öğretim elemanlarının 657 sayılı Kanun'un 28. maddesi hükmüne tabi oldukları kuralına yer verilmiş, bununla birlikte öğretim üyeleri açısından ayrıksı bir düzenleme yapılarak, öğretim üyelerine Kanunda belirtilen şartları sağlamaları koşuluyla mesai saatleri dışında yükseköğretim kurumlarından başka yerlerde meslekî faaliyette bulunabilme ve meslek veya sanatlarını serbest olarak icra edebilme imkânı getirilmiş ve bu kişilerin belli idari görevlerde bulunmaları yasaklanmıştır. Ancak bu kural da, yukarıda belirtildiği üzere Yetki Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.

Nihayet; kanun koyucu tarafından, 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar dışında, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları ve belirli idari görevlerde bulunmaları yeniden yasaklanmış, bu kural da Anayasa Mahkemesince Anayasa'ya uygun bulunmuştur.

Diğer taraftan, aynı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 64. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği; bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği yönünde düzenlemeye yer verilmiş, bu madde Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Anılan kararda yer verilen gerekçeler dikkate alındığında; Geçici 64. maddenin yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihinden önce, mevzuat değişiklikleri ve yargı kararları çerçevesinde oluşan hukuki durumun müsaade etmesi sebebiyle ve yargı kararlarına güvenerek halihazırda mesai sonrası çalışan ve serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerinde, var olan durumun devam edeceğine dair beklenti ve kanaat oluştuğu, bu beklentinin, mevzuatta oluşan belirsiz durumlar nedeniyle öğretim üyelerinde, faaliyetlerinin belli bir süre devam edeceğine ilişkin meşru bir beklenti oluşturduğu ve bu beklentinin korunmasının hukuki güvenlik ilkesinin gereği olduğu, dolayısıyla 18/01/2014 tarihi itibarıyla usulüne uygun olarak muayenehane işletmekte olan veya özel sağlık kuruluşunda çalışmak suretiyle serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerinin haklı beklentileri korunarak faaliyetlerine devam edebilecekleri görülmektedir.

Yukarıda aktarılan süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 2547 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca öğretim üyelerinin 36. maddenin 6 ve 7. fıkralarında sayılan şekilde özel hastanelerde veya vakıf üniversitesi hastanelerinde görev icra edebileceği, bunun dışında -Geçici 64. maddeden kaynaklanan ayrıksı durum haricinde- mesai saatleri dışında muayenehane faaliyeti yürütmek suretiyle serbest meslek icra edemeyecekleri sonucuna varılmaktadır.

Dolayısıyla, anılan 36. maddeye uygun olarak görev yapan öğretim üyeleri belli idari görevlerde bulunmaktan yasaklanmışken kanun koyucu tarafından muayenehane faaliyeti yürütmesine cevaz verilmeyen öğretim üyelerinin de bu maddeler kapsamında idari görevde bulunamayacakları tabiidir. Zira kanun koyucu 36. maddede, öğretim üyelerinin hangi şartlarda mesai saatleri dışında çalıştırılabileceğini açıkça hükme bağlamış, muayenehane faaliyeti bu çalışmalar arasında sayılmamış bilakis 657 sayılı Kanun'un 28. maddesine atıfla yasaklanmışken, hukuken muayenehane faaliyeti yürütmesi kabul edilmeyen öğretim üyelerinin belli idari görevlerde bulunamayacaklar arasında sayılmasının kanun koyucunun amacına aykırı olacaktır.

Bu haliyle, rektör, dekan, enstitü, yüksekokul, uygulama ve araştırma merkezi müdürü, senato, yönetim kurulu ve kurul üyesi, bölüm başkanı, ana bilim ve bilim dalı başkanı ve başhekim gibi idari görevlerin niteliği, ehemmiyeti, bu görevler için ihtiyaç duyulacak mesai, zaman gibi faktörler dikkate alındığında; tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından profesör ve doçent kadrosunda görev yapıp sözleşme ile özel hastahane veya vakıf üniversitesi hastanesinde çalışanlara idari görev verilmeyeceği kuralının mesai saatleri dışında mesleğini serbest icra edecek olan ilgililer yönünden evleviyetle uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda, profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan ve muayenehane faaliyeti yürütmek suretiyle serbest meslek icra eden davacının profesör temsilciliğine aday olma talebinin Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 11/06/2014 tarihli kararı ile; 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 6 ve 7. fıkralarına atıfla mesleğini serbest olarak icra etmeye devam eden öğretim üyelerinin de idari görevde bulunamayacağından bahisle reddedildiği anlaşıldığından, dava konusu Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı ile davacının bu karar uyarınca başvurusunun reddi yolundaki işlemde, yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk aşama yargılama giderleri ile bozmaya uyma aşaması yargılama gideri toplamı … TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına; temyiz aşaması yargılama gideri olan … TL'nin davacıdan alınarak … TL'sinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na; … TL'sinin Ege Üniversitesi Rektörlüğü'ne verilmesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için öngörülen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,

6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR IDARI İdare Hukuku 299 sayılı kararıyla; "...2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi uyarınca ek ödeme yapılmaz; bunlar rektör, dekan, enstitü, yüksekokul ve konservatuar müdürü, bölüm başkanı, anabilim ve bilim dalı başkanı, başhekim ve bunların yardımcısı olamaz.” hükmü eklenmiş, Anayasa Mahkemesinin 18/07/2012 tarih ve E:2011/113, K:2012/108 sayılı kararıyla 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 36, 37, 38, 39, 40 ve 41. maddelerinin Yetki Kanunu 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanunu 6223 sayılı Kanun 2577 sayılı Kanun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 6514 sayılı Kanun ile 36. maddeye 7. fıkra eklenmiş ve burada tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 6514 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu 28037 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 650 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yeni bir düzenleme yapılmış, bu düzenleme ile öğretim elemanlarının 657 sayılı Kanunu 657 sayılı Kanun 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 2575 sayılı Danıştay Kanunu 2547 sayılı Kanun 28037 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 650 sayılı Adalet Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin 40. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu K299 md.36 K1544 md.36 K6514 md.36 K2577 md.49 K29391 md.64 K2547 md.64 K657 md.28 K657 md.41 K6223 md.40 K2575 md.38 K2577 md.46 K28037 md.28 K6514 md.11 K2547 md.36
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.