Esas No
E. 2021/29611
Karar No
K. 2024/2277
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/29611 E.  ,  2024/2277 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/435 E., 2016/79 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/435 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyiz istemi; eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, dosyada mevcut delillere uygun karar verilmediğine, sanığın suç işleme kastının olmadığına ve hukuka aykırı olarak lehe hükümlerin uygulanmadığına,

2.Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanığın dolandırıcılık eylemini, mağdur ...'in zararına olarak işlediği gözetilmeden, dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti yerine beraatine hükmolunması nedeniyle hükmün bozulmasına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık hakkında, birinci ciranta imzası sahte olan suça konu yasal unsurları haiz 28.06.2013 keşide tarihli ve 10.000,00 TL tutarındaki çeki, nakde çevirebilmek amacıyla tanık K.K.ye verdiği, tanık tarafından da tanık M.S.ye verildiği, M.S.tarafından çek bedelinin tahsili amacıyla mağdur ..., keşideci ... ve diğer cirantalar aleyhine icra takibi yapıldığı, mağdur ...in çekteki ciro imzasının kendisine ait olmadığını anlayarak yaptığı şikayet neticesinde, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır.

2.Sanık, suça konu çeki keşidec...'ün yanında çalışması nedeniyle ...'ün babasının istemesi üzerine kendisinin doldurduğunu ve kırdırmak için tanık K.K.ye verdiğini, bu şekilde 4-5 kez çek kırdırdığının olduğunu, tanık K.K.nin istemesi nedeniyle çeki kendisinin de ciroladığını ve bir ciranta daha istemesi nedeniyle arkadaşı olan mağdur ... yerine de imza attığını, suç işleme kastının olmadığını beyan etmiştir.

3.Keşideci ... beyanında; suça konu çeki kendisinin imzalayarak inşaat malzemesi almak amacıyla mağdur ...e verdiğini, ...in sanık ile birlikte iş yaptıklarını ve yanına birlikte geldiklerini, sanığın doğruyu söylemediğini; mağdur Abdulmecid ise beyanında; evine icra kağıdı gelince çekten haberdar olduğunu, ciro imzasının kendisine ait olmadığını, sanığa kendi adına ciro yapması için bir izin vermediğini beyan etmiş.

4.Alınan uzmanlık raporlarında; çekin ön yüzündeki keşideci imzasının ...'ın, arka yüzündeki ... adına atılı birinci ciro imzası ile sanık adına atılı bulunan ikinci ciro imzalarının ve çekin ön yüzündeki düzenlemeye ilişkin yazıların sanığın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.

5.Mahkemece, sanık savunmaları, mağdur ve tanık beyanları, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyet, sanığın sahtecilik eylemi ile zarara uğrattığı kişinin mağdur ... olmadığı, sanığın kendi yararına tanık K.K.nin zararına eylemde bulunduğu kabul edilerek dolandırıcılık suçundan beraatine yönelik hükümler kurulmuş, sanığın eyleminin tanık K.K.ye karşı nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği değerlendirilerek bu suçtan soruşturma yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden

1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, sanığın, birinci ciranta yerine imza atmak suretiyle düzenlediği suça konu çeki, ...'a nakde çevirmek amacıyla verdiği, iddianame kapsamına göre mağdur ...'a yönelik dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, dosya kapsamına göre sabit olması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden

1.Tekerrüre esas alınan Bursa 2. Ağır Ceza mahkemesinin 05.11.2011 tarihli ve 2011/423 Esas, 2011/488 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki konut dokunulmazlığını ihlal suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra adli sicil kaydında bulunan diğer ilamlar da dikkate alınarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Tüm dosya kapsamı itibarıyla, mahkemenin suçun sübutuna ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Cumhuriyet Savcısının, Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünün (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2015/435 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.02.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.