Esas No
E. 2021/38308
Karar No
K. 2024/4632
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/38308 E.  ,  2024/4632 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2016/18 E., 2016/393 K.
SUÇ: Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

7201 sayılı Tebligat Kanunu’un (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki “tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır” hükmü gereğince; sanığın, 04.04.2016 tarihli sorgusunda bildirdiği, “... Mahallesi, ... Sokak No:98 Viranşehir/Şanlıurfa adresi yerine, “... Mahallesi, ... Sokak No: ... İç Kapı No: ... Viranşehir/Şanlıurfa” adresine yapılan tebligat geçersiz olduğundan, sanığın öğrenme üzerine verdiği 24.06.2016 tarihli dilekçenin süresinde olduğu kabul edilip, Mahkemenin 29.06.2016 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede:

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2016/18 Esas, 2016/393 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz istemi, gerekçeli kararın ev adresine tebliğ edilmediği gibi muhtara da tebliğ edilmediğini, yeğenine tebliğ edildiği yazılarak muhtarın adının yazıldığını, bu nedenle temyiz hakkının verilerek, haksız ve hukuka aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle, bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık hakkında, temyiz dışı sanık ... yerine motorlu taşıtlar sürücü sınavına girebilmek için, ... kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı ile sınava girmeye çalıştığı sırada, görevlilerce sınav giriş belgesi ile nüfus cüzdanındaki fotoğrafın incelenmesi neticesinde durumun fark edildiği ve sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, tevil yollu ikrarda bulunmuştur.

3.Alınan uzmanlık raporunda; belgede fotoğraf değişikliği suretiyle sahtecilik yapıldığı, fotoğraf kesiminin düzgün olmadığı, üzerinde soğuk mühür izinin bulunmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.

4.Mahkemece, sanıkların savunmaları, olay nedeniyle tutulan tutanaklar, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kuruluştur. IV. GEREKÇE

1.Yapılan yargılama neticesinde, sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığı şeklindeki gerekçe ile takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, mahkemece kararda, erteleme şartlarının tartışılmadığı ve sanığın bu yönde bir talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla, Tebliğnamenin (2) numaralı paragrafındaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2003 tarihli ve 2003/232 Esas, 2003/250 Karar sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini Hâkime ait olup duruşma esnasında suça konu belgenin yasal unsurlarının tam olup olmadığının tespiti ile aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılmamış olduğu anlaşılmakla; dosya içerisinde bulunan suça konu nüfus cüzdanı aslı üzerinde heyetçe yapılan gözlemde, fotoğraf kesiminin düzgün olmadığı, fotoğrafın bulunduğu bölüme uyum sağlamadığı ve üzerinde soğuk mühür izinin bulunmadığı, fotoğrafın belgeye sonradan yapıştırılmış olduğunun ilk bakışta kolaylıkla anlaşılması karşısında, söz konusu belgenin mevcut haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunmaması nedeniyle yasal unsurları oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmolunması,

3.Adli emanetin 2014/5264 sırasında kayıtlı suça konu nüfus cüzdanı akıbeti hakkında karar verilmemesi,

4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Şanlıurfa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2016/18 Esas, 2016/393 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.04.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.