11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/2186 E. , 2011/6620 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2008 gün ve 2007/221-2008/148 sayılı kararı bozan Daire’nin 2009/4386-2010/11079 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya, müvekkili kooperatifin ortağı olduğu sırada kooperatif adına kayıtlı olan 19 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin tahsis edildiğini ve tapuda onun adına tescil edildiğini, daha sonra davalının kooperatiften ihraç edildiğini, ortaklığı sona eren davalının taşınmazları iade etme zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek, anılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı kooperatif hisselerini 1996 yılında satın aldığını, bedelini ödediğini, kooperatif avukatına adresini bildirmesine rağmen kendisine herhangi bir ihtar yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının aidatlarını ödememesi nedeniyle davacı kooperatiften ihraç edildiği, bu kararın iptali için yasal yollara başvurmadığı, ihraç kararının kesinleştiği, davalının davacı kooperatif ile ilişkisi kalmadığından davalı adına tescil edilen taşınmazın dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline dair kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.11.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalının kooperatif ortaklığından ihracının kesinleşmesi nedeniyle tapudan davalı adına tescil edilen 19 ve 20 nolu bağımsız bölümlerin tapularının iptali ile kooperatif adına tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine mahkeme kararı bozulmuştur. Oysa, ihraç kararının davalı ortağa tebliğ edilmediği sabit bulunmakla birlikte, ihraç edilmiş olduğuna dair bilgiyi işbu dava dosyasında dava dilekçesinin tebliği edildiği 20.11.2006 tarihinde öğrenen ve yasal süre içinde dava açmayan davalının ihraç kararının kesinleşmediğini ileri sürmesi MK.2. maddesi ile bağdaşmayacaktır. Bu itibarla mahkemece davanın kabulüne dair kararın onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulduğu anlaşıldığından, Dairemizin 01.11.2010 gün ve 2009/4386-2010/11079 karar sayılı bozma kararının kaldırılarak, mahkeme kararının onanması gerekmiştir.