Esas No
E. 2009/9871
Karar No
K. 2011/6743
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/9871 E.  ,  2011/6743 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.02.2009 tarih ve 2003/977-2009/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 31.05.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ..... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı Ak Sigorta A.Ş.’ne sigorta ettirilen binanın üzerinde müvekkilinin davalı bankadan kullandığı teminat mektupları karşılığında davalı lehine ipotek tesis edildiğini ve bu binanın 12.11.1999 Düzce depreminde yıkıldığını, sigorta bedelinin 19.09.2000 tarihinde (54.350)TL olarak ipotek alacaklısı sıfatıyla davalı bankaya ödendiğini, davalının da bu parayı müvekkiline iade ettiği 04.06.2003 tarihine kadar vadesiz hesapta tuttuğunu, oysa davalının 14.04.2000 tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş bir alacağının bulunmadığı gibi müvekkilinden teminat mektuplarının depo edilmesine dair bir talebinin de olmadığını, dolayısıyla davalı bankanın bu parayı teminat olarak bloke etme hakkının bulunmadığı bir dönemde faizsiz olarak uhdesinde tutması nedeniyle müvekkilini büyük bir zarara uğrattığını ileri sürerek, şimdilik (150.000)TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, anılan sigorta bedelinin ipotek resmi senedinin 3. maddesi uyarınca rehin alacaklısı sıfatıyla müvekkiline ödendiğini, teminat mektuplarının halen muhatap nezdinde olduğundan müvekkilinin riskinin devam ettiğini, teminat mektubu kredisinin teminatı olan taşınmaz deprem nedeniyle ortadan kalktığından taşınmazın yerini sigorta bedelinin aldığını, alacak hakkı rehin sözleşmesi niteliğindeki anılan maddede faiz tahakkuku öngörülmediğinden müvekkilinin faiz getirmeyen bir hesapta depo hakkının bulunduğunu, dava konusu paranın davacıya geri ödenmesi konusundaki müvekkilinin taleplerinin davacı tarafından defalarca reddedildiğini, kaldı ki anılan meblağın tahsili sırasında davacının işlemiş faiz talep hakkını saklı tutmadığından artık faiz talebinde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 04.06.2003 tarihli ödeme sırasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu, dava konusu taşınmazın dava dışı ...adına tapuda kayıtlı olduğu ve ... tarafından 15.01.2009 tarihli muvafakatname ile sigorta tazminatı ve tüm fer’ilerini tahsil etmesi için davacıya izin ve yetki verildiğinden davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, dava dışı sigorta şirketinin davalı bankaya ödeme yaptığı 14.04.2000 tarihinde teminat mektubu riskinin (48.000)TL olup davalı bankanın bu riskin teminatı olan taşınmazın ortadan kalkmasıyla davacının yeniden ipotek verdiği 25.06.2002 tarihine kadar sigorta tazminatı üzerine bloke koyma hakkının bulunduğu, ancak 25.06.2002 tarihinde (450.000)TL’lık yeni ipotek tesis edildiğinden 04.06.2003 ödeme tarihine kadar (54.350)TL’nın davalı banka tarafından vadesiz hesapta tutulmasının haksız olduğu, davacının bu nedenle (28.601,69)TL zarara uğradığı, davacı parayı tahsil ederken BK’nun 84. maddesi uyarınca öncelikle faize mahsup edildiğini belirtmemesi nedeniyle faize faiz yürütülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (28.601,69)TL’nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1.311 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 367,80 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 02.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog