Esas No
E. 2012/16789
Karar No
K. 2013/15180
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2012/16789 E.  ,  2013/15180 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 36. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.05.2012 tarih ve 2011/46-2012/109 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin sermayesinin tamamı devlete ait, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu uyarınca her türlü telekomünikasyon hizmetlerini yürütmeye yetkili kılınmış, telekomünikasyon alt yapısı işletmesi ve ses iletiminde tekel hakkına haiz kamu görevi ifa eden bir şirket olduğunu, bu nedenle 406 sayılı Yasa’nın 19. maddesi ve abonman sözleşmesi hükümleri uyarınca telekomünikasyon alanında faaliyet gösteren müesseseleri gerek gördüğü takdirde denetleme yetkisinin bulunduğunu, kanunlarla belirlenen bu hizmet kapsamında davalı şirket ile müvekkili arasında kiralık data devreleri üzerinden görüntü iletimi yapılmak üzere sözleşme imzalandığını, davalının kendisine tahsis edilen data devreleri ve ISDNPRI hatlarından üçüncü taraf trafiği ve ses ilettiğinin belirlendiğini, müvekkili şirketten kiralanan data devreleri üzerinden ses iletimi yapılmasının 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 4502 sayılı Yasa ile değişik 2/c maddesine aykırı olup, anılan Yasa hükmü gereği Türk Telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslararası ses iletişimini ihtiva eden telefon hizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar müvekkilinin tekel olarak yürüteceğini, davalının 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ISDN PRI hatları ve data devreleri üzerinden ses iletmek suretiyle üçüncü kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri sağlaması neticesinde davacının büyük zarara uğratıldığını ileri sürerek, (66.238.000.917) TL müvekkili şirket zararının 01.05.2003 tarihiden itibaren işleyen %64 ve değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın bir yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açılmadığını, davacının kamu kurumu olmadığını, hiyerarşik üstünlüğü olmadığından denetleme yetkisinin de bulunmadığını, müvekkilinin Yasa’ya aykırı hiçbir fiilinin olmadığını, davacının tazminat, hesabını yaptığı verileri ortaya koymasının gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki abonman sözleşmesinin 16. maddesinde kiralanan data kanal/devre üzerinden ses trafiğinin taşınamayacağı, ses trafiğinin tespiti halinde Türk Telekom'un sözleşmeyi iptal etmeye yetkili olduğu ve bu halde tarifesi gereğince alınması gereken ücretlerin Türk Telekom’a ödeneceğinin öngörüldüğü, davalı şirketin bu hükme uygun davranmadığı, Mayıs 2003 - Aralık 2003 tarihleri arası dönem için PSTN şebekesinden kaynaklanıp yurtdışında sonlanan kademe bazında toplam trafik değerlerini gösterir listeye nazaran ay bazında süre baz alınarak kademelere göre % trafik değerlerinin tablo halinde sunulduğu, davacı tarafça sunulan örneklere göre (tablo-1) zararın 35.272,39 TL, davalı tarafça dayanılan örneklere göre de zararın (tablo-2) 12.448,71 TL olduğu, anılan sözleşme örneklerinin gerçek dışı ya da uygulamaya alınmamış sözleşmeler olduğu yönünde bir iddia ve bunu gösterir delil de bulunmadığı, BK 42. maddesi de dikkate alınarak takdiren davalı tarafından yaptırılan görüşmelerin bu oranların ortalaması alınmak suretiyle belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle 23.860,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog