Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/19900 E. , 2023/7549 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
2.… Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mülkiyeti hazineye ait olup davacının fiili kullanımında olan Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, … Mahallesi, … sayılı kadastral parseli kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Gölbaşı Belediye Encümeni kararının ve dayanağı Gölbaşı Belediye Meclisinin … tarih … sayılı kararıyla uygun bulunan, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesinin 26/04/2016 tarih ve E:2015/2443, K:2016/2206 sayılı bozma kararına uyularak, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda; uygulama imar planı yönünden, dava konusu planın üst ölçekli planlara, mevzuata, planların kademeli birlikteliği esasına uygun olduğu, uyuşmazlığa konu imar adasının plan notlarına, şehircilik ilke ve planlama esaslarına uygun düzenlendiği; parselasyon planı yönünden ise, arazide mevcut yapı ve kullanımların dikkate alınmadan parsel oluşturulmasının mümkün olmadığı, dava konusu alana tekabül eden Hazine taşınmazının, kullanıcılar tarafından kullanılan alan üzerindeki yapı müştemilat ve diğer tesisler dikkate alınarak tam hisseli olarak şuyulandırılmasının ve Hazine adına tescil edilmesinin mevzuata uygun olduğu; bu durumda, davacının kullanımında olan alanda, İmar Kanunu'nun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin … tarihli ve … sayılı Gölbaşı Belediye Encümeni kararı ve dayanağı 1/1000 ölçekli imar planının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ile kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ve 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının yargı kararıyla iptal edildiği, belediye ve hazine adına oluşturulan parsellerin düzenleme ortaklık payına dahil edilmemesi ve kapanan kadastral yolların düzenleme ortaklık payı oranından düşülmesi gerektiği halde bu konuda bilirkişi raporunda değerlendirme yapılmadığı, 2981 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesinin uygulanma koşulu bulunmadığı, imar uygulaması sonucu fiili kullanıma göre sınırların belirlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının sonucu itibarıyla onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Dava; mülkiyeti hazineye ait olup davacının fiili kullanımında olan Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, … Mahallesi, … sayılı kadastral parseli kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi uyarınca parselasyon yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Gölbaşı Belediye Encümeni kararının ve dayanağı Gölbaşı Belediye Meclisinin … tarih … sayılı kararıyla uygun bulunan, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih … sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3. fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden, (e) bendinde ise süre yönünden inceleneceği, yine 14. maddenin 6. fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı ve 15. maddenin 1/b fıkrasında ise bu hususta Kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7. maddesinde, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hüküm altına alınmakla, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünden ilgililere uygulama üzerine dava açma olanağı tanındığı tartışmasızdır. Aynı Kanunun 10. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler, altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmü, aynı Yasanın 11. maddesinin ilk üç bendinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin veya yeni bir işlem tesis edilmesinin üst makamdan, üst makam yoksa işlemi tesis etmiş olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, başvuruya altmış gün içinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması durumunda ise dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçen sürenin de hesaba katılacağı hükme bağlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan halinde "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde: "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkilerin valilikçe kullanılacağı kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu parselasyon işlemi yönünden; 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemleri arsa ve arazi malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı alınmaksızın tesis edilebileceğinden bu işlemlere karşı açılan davalar da tapuda kayıtlı malikler veya diğer hak sahipleri tarafından açılabilecektir.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu parselasyon işlemi sonucunda mülkiyeti hazineye ait … sayılı kadastro parselinin, uyuşmazlığa konu taşınmazlar da (… ada, … ve … parsel) dahil olmak üzere birden fazla imar parseline dönüştürülerek yine hazine adına tescil edildiği, davacının … ada … parsel sayılı taşınmazın maliki olmayıp kullanıcısı durumunda olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; malik sıfatı bulunmayan davacının parselasyon işlemiyle yasal ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı, dolayısıyla bu işlem bakımından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından İdare Mahkemesince işin esasının incelenmesi suretiyle verilen davanın reddine ilişkin kararda sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır. 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden; İmar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olduğundan dava açma sürelerinin buna göre belirlenmesi gerekmektedir.
Yukarıda anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren işlem tarihi itibariyle 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren işlem tarihi itibariyle 60 gün içinde açılması gerekir.
Ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde imar planının uygulamaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine, işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi uyarınca ilgililerin taşınmazları ile ilgili olarak mülkiyet hakkı kapsamında her zaman plan değişikliği isteminde bulunabilecekleri ve istemlerinin reddi üzerine dava açma süresi içinde bu istemlerinin reddine ilişkin işlem ile birlikte imar planına karşı dava açabilecekleri açıktır.
Düzenleyici işlem niteliğinde olan imar planlarına karşı, bu planların uygulama işlemi niteliğindeki parselasyon işlemine karşı süresinde dava açılmak kaydıyla, dava açılabilmesi mümkün ise de yukarıda açıklandığı üzere davacının parselasyon işleminin iptalini istemekte dava açma ehliyetinin bulunmaması nedeniyle, söz konusu işlemin, davacı bakımından dava konusu imar planının uygulama işlemi niteliğinde olamayacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; parselasyon yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Gölbaşı Belediye Encümeni kararının dayanağı olan ve iptali istenilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, Gölbaşı Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile kabul edilerek Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylandığı, askı süresi içerisinde yapılan bazı kabulüne ilişkin Gölbaşı Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının ise … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla onandığı, davacı tarafından askı süreleri içerisinde itiraz edilmeyerek dava açma süresi geçtikten çok sonra dava konusu parselasyon işleminin yapılması üzerine 03/11/2014 tarihinde bakılan davanın açıldığı, anılan işlemin ise davacı hakkında tesis edilen uygulama işlemi niteliğinde olmadığı anlaşıldığından son askı tarihinden itibaren dava açma süresi içerisinde açılmayan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, davanın ugulama imar planı yönünden reddi yolundaki idare mahkemesi kararının bu kısmında da sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3.2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.