4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı ... 11.07.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; oğlu ... babasını 19.05.2023 tarihinde kaybettiklerini, rahmetli adına olan -------- Şti. - Tescil no: adlı şirketin kapanışı için başvuru yapmış ise de-------- Ticaret Sicil Odası'nın oğlunun yaşının küçük olması nedenli kayyım kararı olmadan işlem yapılamayacağı beyanı ile mahkemeye başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, oğlunun küçük olması şirketin borçlarının tarafınca ödenip daha da borç ve ilgili kurumlara her ay aidat ödemesi tekrar etmemesi adına oğlu adına kayyım atanmayı talep ettiğinden bahisle oğlunun küçük olması, şirketin borçlarının tarafınca ödenip daha da borç ve ilgili kurumlara her ay aidat ödemesi tekrar etmemesi adına oğlu adına kayyım olarak tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.Dava,-------- Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış, mahkemece 12/12/2023 tarih ve ------- Esas - ------- Karar sayılı karar ile Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :Dava, küçüğe temsil kayyımı atanması istemine ilişkindir. Davacı oğlu olan küçük ... adına ticaret sicil müdürlüğünde işlem yapabilmek için temsil kayyımı olarak atanmak istemektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun B. Vesayet daireleri I. Kamu vesayeti başlıklı 397 nci maddesi "Kamu vesayeti, vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütülür. Vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir." ve A. Kayyımlığı gerektiren hâller I. Temsil başlıklı 426 ncı maddesi "Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atar:
1.Ergin bir kişi, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri bir sebeple ivedi bir işini kendisi görebilecek veya bir temsilci atayabilecek durumda değilse, 2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, 3. Yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel varsa." hükmünü düzenlemiştir.Davacı tarafın istemi TMK 426 (2) maddesinde karşılığını bulan "Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa," hükmüne girmekte, yine aynı madde uyarınca temsil kayyımı atamakla görevli vesayet makamı olup TMK 397 (2) maddesi uyarınca vesayet makamının sulh hukuk mahkemeleri olduğu, mezkur uyuşmazlıkta şirkete değil küçüğe temsil kayyımı atanması istenildiğinden mahkememiz görevsiz olup karşı görevsizlik kararı verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 (1), c), (2) ve 115 (2) ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 397 (2) ve 426 (2) maddeleri uyarınca mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından DAVA ŞARTI NOKSANLIĞINDAN DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2.HMK'nin 20. Maddesi uyarınca MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin SULH HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, HMK 21 (1) c) ve 22 (2) maddeleri uyarınca kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde DOSYANIN RE'SEN-------- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3.Karar istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiğinde re'sen dosyanın------- Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4.Harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına, Dair, Gerekçeli kararın davacıya tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/05/2024