11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/10865 E. , 2013/15341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 gün ve 2010/3-2011/231 sayılı kararı onayan Daire’nin 29.03.2013 gün ve 2012/2886-2013/6304 ssayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışında çalışarak biriktirdiği paralarından toplam 25.000.00 DM'yi yüksek faiz verileceği inancıyla davalı şirkete yatırdığını ancak, geri ödemelerin durdurulduğunu ve para tahsili için verilen makbuzların geri alınıp yerine “Ortaklık Hisse Senedi Takip Formu” başlıklı belgelerin verildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.500.00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, müvekkilinin davalı şirketle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafın bilirkişi incelemesi yapılmasını istemediği, mevcut belgeler kapsamında karar verilmesini talep ettiği yönünde beyanda bulunulduğu, taraflar arasında davacının davalı şirkette pay sahibi olduğu hususunda ihtilaf olduğu, bu hususun açıklığa kavuşturulmasının ticari defter ve kayıtların uzman bilirkişiler tarafından incelenmesiyle mümkün olduğu, bu durumun tespitinin TTK ve HUMK hükümleri gereğince de ancak şirket defterlerinin incelenmesiyle tespit edilebileceği, davacı tarafın bilirkişi incelemesi yapılmasını istememesi karşısında bilirkişi incelemesi yapılmadan bu durumun açıklığa kavuşturulamayacağı, bu haliyle davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.