Esas No
E. 2022/5283
Karar No
K. 2024/3584
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Kamu Görevlisi

5. Ceza Dairesi         2022/5283 E.  ,  2024/3584 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/252 Esas, 2022/392 Karar
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 7343 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na (1136 sayılı Kanun) eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24. madde ile 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesine eklenen beşinci fıkra ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve 2018/135 Esas, 2018/424 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2022/252 Esas, 2022/392 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz talebi; eksik inceleme yapıldığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, tanığın beyanlarının çelişkili olduğuna, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, hükmün çelişkili olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz talebi; dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma suçlarından İdare Mahkemesince soruşturma izni verildiğine, anılan suçtan dava açılmamış olmasının hukuka aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince dolandırıcılık suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde sayılmış ise de sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verilemeyeceğine, deliller dikkate alındığında dolandırıcılık suçunun oluştuğuna, dolandırıcılık suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak; Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında ayrıca adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkilerin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hususları hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılıkların Dairemizce giderilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının "5237 sayılı Kanun'un 50/1-a madde-fıkra ve bendi gereğince kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliğine ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre takdiren 150 gün adli para cezasına çevrilmesine ve aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince de sanığın sosyal ve ekonomik koşulları ile gelir seviyesi nazara alınarak 1 gün karşılığı takdiren 20,00 TL'den hesap edilerek kısa süreli hapis cezası yerine sanığın neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde değiştirilmesi, hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından çıkarılması ile hükmün altıncı paragrafında yer alan "Hükmolunan cezanın nevi itibariyle TCK 53 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" ifadesinin çıkarılarak, hüküm fıkrasının beşinci paragrafından sonra gelmek üzere "Sanığın yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlamak üzere takdiren 75 gün süre ile anılan Kanun'un 53/1-e bendinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına," ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog