11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/5011 E. , 2013/20233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.11.2012 tarih ve 2012/176-2012/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Fit” ibareli markanın 29, 30 ve 32 nci sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, davalı şirketin “Vitafit” ibareli markanın 32 nci sınıfta tescili için diğer davalı nezdinde yaptığı başvuruya karşı müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, ancak davalı TPE’nin müvekkili tarafından yapılan itirazları reddettiğini, oysaki davalı şirketin tescil başvurusuna konu “Vitafit” ibaresinin müvekkili şirket adına tescilli “Fit” ibareli markaya benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa yol açtığını,bu nedenle davalı TPE’nin müvekkili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin olarak verdiği kararın yerinde bulunmadığını ileri sürerek, davalı TPE Başkanlığı Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu’nun 04.12.2006 tarihli, 2006/M-3304 sayılı kararının iptaline, tescil işlemleri devam eden “Vitafit” ibareli markanın tescili halinde iptal edilerek, hükümsüz sayılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davaya konu işaret ile davacıya ait markanın birebir aynı olmadığı gibi iltibasa neden olacak düzeyde benzer de bulunmadığını, “Fit” sözcüğünün gıda sektöründe herkesin kullanabileceği türden ve ayrım gücü zayıf bir ibare olması dolayısıyla ayırt edici ek sözcüklerle kullanılmasının karıştırılma ihtimalini bertaraf ettiğini, bu nedenlerle davaya konu marka başvurusu ile ilgili alınan tüm kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının markası ile müvekkiline ait “Vitafit” markasının benzer olmadığını, davacının özellikle gıda ürünleri bakımından özel bir nitelik bildiren “Fit” ibaresi üzerinde tekel kurmak istemesinin hukuka aykırı bulunduğunu, dünyaca tanınmış müvekkiline ait marka ile davacı markasının benzer bulunmadığını belirten TPE kararının isabetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 18.12.2008 tarih, 2007/10907 E., 2008/14241 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, dava konusu 2005/23264 nolu marka başvurusunun 04/08/2008 tarihi itibari ile tescil edildiği gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğü talebinin kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2005/23264 nolu markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, TPE YİDK karar iptaline ilişkin olarak mahkemece verilen ilk karar Yargıtay'ca onandığından bu taleple ilgili olarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.