11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/360 E. , 2011/7754 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.06.2009 tarih ve 2007/909-2009/454 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı adına taşımalar yaptığını ve cari hesap usulü ile çalıştıklarını, Kartal 3. İcra Müdürlüğü'nde borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, borçlu şirketin haksız yere takibe itiraz ettiğini, davalının şirketin 33.381,30 TL, 49,19 TL, 48,90 TL, 57,03 TL, 56,68 TL, 76,76 TL bedelli faturaları ödemediğini, davalının taraflar arasında imzalanan Hava Kargo Hizmetleri konulu sözleşmenin unvan farklılığı ve imzanın taraflarına ait olmadığından bahisle kabul edilmediğini ileri sürdüğünü, sözleşmede bulunan Elit İnşaat Enerji ve Uluslararası Taş. Tic. Ltd. Şti. unvanının davalının eski unvanı olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın dayanağı olarak gösterilen ve icra takibinde dökümü yapılan faturaların ve buna bağlı olarak talep edilen alacağın sebebinin icra takibinde belirtilmediğini, 33.381,30 TL tutarlı fatura bedelinin müvekkili şirketten talep edilmesinin nedenini anlaşılmadığını, söz konusu faturada gönderenin Tran Amerikan 640 New Market Ave South Plainfield, alıcının ise Kellogg Brown 6 root camp Speichesci Ticrit olarak belirtildiğini, faturanın mevekkili şirketle bir ilgisinin olmadığını, 49,19 TL bedelli faturaya dayalı takip yapılmadığını, diğer faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, sözleşmedeki imzanın müvekkili şirkete ait olmadığını savunarak davanın reddini, %40'dan aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının Kartal 3. İcra Müdürlüğü'nde cari hesap alacağına dayanarak 33.163,55 TL asıl alacak için icra takibi başlattığı, davacı kayıtlarına göre davalının 33.163,55 TL borçlu göründüğü, davalı kayıtlarına göre ise davacıya sadece 263,76 TL borçlu olduğu, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen sözleşmenin imza eksikleri, davalının isminin farklı olması ve sözleşmede müşteri numarasının yer almaması nedeni ile davalıya bağlamadığı, davanın 263,76 TL miktar için kanıtlandığı, ancak davacının davalıya yemin teklifi üzerinedavalı şirket yetkilisinin “Davacıya 266 TL borçlu olduklarını ve bunun dışında başkaca borçlarının olmadığını” beyanla yemin ettiği gerekçesiyle, yemin edilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, 266 TL üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, davacı yarrına bu miktar üzerinden icra inkar tazminatı ödenmesine, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığı için davalı yararına reddedilen kısım üzerinden kötüniyet tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz istemine gelince; HUMK.'un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle kesin olup, anılan miktar 01.01.2009 tarihi itibariyle 1.400.00 TL’ye çıkarılmıştır.
Somut olayda davanın kısmen kabulüne ve davalı aleyhine 266,00 TL’lik kısma yönelik itirazın iptaline ve icra takibinin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir. Hükmedilen miktar, yukarıda açıklanan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kararın temyiz kabiliyeti olmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.