11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/3939
- Karar No
- 2011/6766
- Karar Tarihi
- 03.06.2011
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
11. Hukuk Dairesi 2011/3939 E. , 2011/6766 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/06/2008 gün ve 2002/65-2008/344 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.11.2010 gün ve 2009/833 - 2010/11235 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı .....’ın dava dışı Toprak Yatırım Menkul Değerler A.Ş’nin müşterisi olup, adı geçen kişinin 02.11.2000 tarihinde İMKB 1.seansında Toprak Yatırım Menkul Değerler A.Ş hesabından 50.000 lot Burçelik hisse senedi satış emri, müvekkili Kent Yatırım Menkul Değerler A.Ş’nin acentesi olan Kentbank A.Ş Kavacık Şubesindeki hesabından da, herhangi bir nakdi bulunmadığı halde alış emri verdiğini, aynı kişinin belirtilen alış ve satış emirlerinin 49.798 lotluk kısmının karşılandığını, işlemi fark eden müvekkilinin işlemin iptal edilmesi gerektiği yönünde talepte bulunduğunu, davacının talebi üzerine söz konusu işlemler karşılığı 709.621.500.00 TL’nın ...’ın Toprak Yatırım Menkul Değerler A.Ş’ndeki hesabına ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile önlenmesine karar verildiğini, bunun üzerine ... tarafından müvekkili şirketteki hesabına hiç para yatırılmadığı halde, takas tarihi itibariyle (06.11.2000 tarihinde) borsa kararına konu işlemler karşılığı nakdin müvekkili şirket tarafından Takasbank AŞ nezdindeki davacı şirkete ait hesaba yatırıldığını, dava dışı ... aleyhinde Hüdayi Fazlılar isimli kişi tarafından başlatılan icra takibinde ...’ın gerçeğe aykırı mal beyanında bulunması üzerine alacaklı Hüdayi Fazlılar’ın “Takasbank A.Ş nezdinde bulunan ve ...’ın olduğunu belirttiği nakit ve tüm nemalar üzerine haciz konulmasını” talep ettiğini, haciz uygulanan tutar üzerinde ihtiyati tedbir olduğunun Takasbank A.Ş tarafından icra dosyasına bildirilmesi üzerine, “hacze konu tutarın kendisine ödenmesine” dair alacaklı talebinin icra müdürlüğü tarafından reddedildiğini, alacaklı Hüdayi Fazlılar’ın İcra Tetkik Mercii’ne şikayeti üzerine İstanbul 7.İcra Tetkik Mercii tarafından alacaklının şikayetinin kabulüne karar verildiğini, bu karar üzerine icra müdürlüğünün talimatı karşısında Takasbank A.Ş tarafından 1.370.750.000.000 TL’nın müvekkili şirketin Takasbank A.Ş nezdinde bulunan hesabından çekilerek icra dosyasına gönderildiğini, paranın aynı gün alacaklı tarafından icra dosyasından çekildiğini, ...’ın sahip olmadığı ve müvekkili şirket nezdinde bulunan hesabına yatırmadığı tutarda bir paranın Takasbank A.Ş tarafından ...’ın borcuna karşılık müvekkili şirketin Takasbank A.Ş nezdinde bulunan hesabından çıkartılarak, icra müdürlüğüne gönderilerek dava dışı 3.kişiye ödenmesine neden olan davalının müvekkiline zarar verdiğini ileri sürerek, 1.370.750.000.000 TL’nın %70 ticari faizi veya gecelik (O/N) repo oranından yüksek olanı ile birlikte bloke hesabına aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işlemlere ilişkin olarak yargı mercilerinin karar ve talimatlarını yerine getirmesi dışında bir fonksiyonu bulunmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin kusurlu bir eylemi bulunmadığını, davacının müşterisi ... ile olan müşteri-aracı kurum ilişkisi ve bunun sonuçlarının müvekkiline yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, Takasbank A.Ş’nin sermaye piyasasında faaliyet gösteren banka ve aracı kurumlara saklama hizmeti ile takas hizmeti verdiği, dava dışı ...’ın Toprak Yatırım Menkul Değerler A.Ş’nin müşterisi olduğu, yatırımcıların hisse senedi alım-satımı yapabilmesi için aracı kurumda yatırım hesabı açtırmaları gerektiği, ancak açılan hesapların havuz niteliğinde hesaplar olup yatırım şirketi adına açıldığı, ...’ın Toprak Menkul Değerler A.Ş’ndeki hesabından hisse senedi satış emri verdiği, davacı şirketin Kavacık Şubesindeki yatırım hesabından da aynı hisse senetleri için alış emri verdiği, Takasbank A.Ş’nin yatırımcıların aracı şirketlerle olan ilişkilerini izleme görevi bulunmadığı, usulsüz işlemlerin İMKB müfettişleri ve SPK uzmanları tarafından denetlendiği, takasa konu edilen işlemler nedeniyle İMKB’nın açıklama ve talimatı ile davacının yatırımcı adına alış emri verdiğinden hisse senedi bedelinin, bu işlem tutarı kadar İMKB Takasbank AŞ’ne yatırmak zorunda olduğu ve bunu da yaptığı, bu paranın Takasbank A.Ş tarafından satış emri veren Toprak Yatırım Menkul Değerler AŞ’ne yatırımcısına ödenmek üzere aktarılması gerektiği, ancak ihtiyati tedbir kararı nedeniyle aktarımın yapılamadığı, İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/35 D.İş sayılı dosyası ile 06.11.2000 tarihinde “ihtiyati tedbir isteyen Kent Yatırım Menkul Değerler AŞ’nin mevzuat gereğince İMKB Takasbank A.Ş vasıtası ile 726.329.250.000 TL’nın karşı yan ...’ın Toprak Yatırım Menkul Değerler A.Ş nezdindeki hesabına ödenmesinin….”ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verildiği, davalının bu kararı icra müdürlüğünden kendisine yazılan yazı üzerine icra müdürlüğüne bildirdiği, icra müdürlüğünce de dava dışı alacaklı tarafından yapılan takipte alacağın ödenmesi talebinin reddine karar verildiği, ancak İTM Hakimliğince icra müdürlüğü kararı kaldırılarak paranın dava dışı takip alacaklısına ödenmesi karara bağlandığından icra müdürlüğünün ve davalının bu karara uymak zorunda oldukları, icra müdürlüğünce karar doğrultusunda davalıya yeniden yazı yazıldığı ve davalının da yazı gereğini yerine getirdiği, yargı mercilerince verilen kararlar doğrultusunda hareket ettiği anlaşılan davalının sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.