Esas No
E. 2010/2413
Karar No
K. 2010/7013
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

5. Hukuk Dairesi

E. 2010/2413 K. 2010/7013 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/2413, K. 2010/7013, T. 26.04.2010
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2413
Karar No
2010/7013
Karar Tarihi
26.04.2010
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

5. Hukuk Dairesi         2010/2413 E.  ,  2010/7013 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak (munzam zarar) davasında saklı tutulan bölümün tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, taraflar arasındaki alacak (munzam zarar) davasında saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir. Davacı ilk davasında, davalı idarece yapılan imar uygulaması sonucu takdir edilen bedelin arttırılması için açılan davada belirlenen bedelin geç ödenmesi nedeniyle uğramış olduğu zararın giderilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Borçlar Kanununun 105.maddesi gereğince alacaklının uğradığı zarar geçmiş günlerin faizinden fazla olduğu takdirde borçlu, bu zararı dahi karşılamakla yükümlüdür.

Kanun koyucu para borcunun ödenmesinde temerrüde düşülmesi halinde, bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsemiştir. Bu zararın tazmini iki bölümde düşünülmüştür. Birinci bölüm, temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal karine olarak kabul edilmiştir. Bunun dışında, yani temerrüt faizini aşan zararı davacı ispat etmek zorundadır. Davacının temerrüt faizini aşan zararının kabul edilmesi için herhangi bir yasal karineden istifade etme olanağı yoktur.İlk davada da davacının temerrüt faizini aşan zararı ispat edilememiştir. Belirtilen nedenle; temerrüt faizini aşan munzam zarar ispat edilemediğinden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine ve temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 26.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog