Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/965
Karar No
K. 2023/3310
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/965 E.  ,  2023/3310 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/965
Karar No: 2023/3310
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): … ve Ortakları
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Denizcilik sektöründe gemilere su tedariki işi ile iştigal eden ... ve Adi Ortaklığı'nın sektörde bulunan diğer teşebbüslerin faaliyetlerini engellemek suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlâl ettiğinden bahisle yapılan şikâyet başvurusu hakkında 2012/2 sayılı Rekabet İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ'in 5. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına dair … tarih ve … sayılı Rekabet Kurulu'nun (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, (a) Dört ayrı teşebbüsün bir araya gelerek ... ve Adi Ortaklığı'nı oluşturduğu ve bu oluşumun kartel niteliğinde olduğu iddiasının incelendiğinde, dört ayrı teşebbüsün belirli bir alandaki (gemilere su tedariki) faaliyetlerini tek bir çatı altında topladığı, her bir teşebbüs nezdindeki söz konusu faaliyetlerin sona erdirildiği, söz konusu birleşmenin kartel değil Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2010/4) kapsamında birleşme/devralma işlemi olarak değerlendirilebileceği, ancak söz konusu Tebliğ'in 7. maddesindeki şartların gerçekleştiğine dair dosya kapsamında somut delilin bulunmadığı, diğer taraftan belirli bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabeti azaltmak veya kısıtlamak amacıyla birliktelik oluşturulduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir delilin de bulunmadığı, yasal sınırlamalara uyulmak kaydıyla maliyetlerin düşürülmesi amacıyla birleşilmesinin her halükarda rekabeti ihlâl ettiğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmediği; (b) Davacının pazara girmesinden sonra rakibi Melisa Su'nun ... ve Adi Ortaklığı'ndan düşük fiyatla su tedarik etmeye başladığı ve bu durumun davacının rekabet etmesini engellediği iddiası incelendiğinde; tek başına Melisa Su'nun ... ve Adi Ortaklığı'ndan düşük fiyata su tedarik etmesi hususunun pazardaki rekabeti engellediği sonucuna varılmasının mümkün olmadığı, soyut beyanlardan ibaret olan ve Kurul tarafından iddiaların ciddi ve yeterli olarak ortaya konulmadığı değerlendirilen başvurular hakkında işlem yapılmamasının esas olduğu, davacı tarafından soyut iddia dışında bu hususta herhangi bir somut delilin sunulmadığının görüldüğü, bu durumda, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmediği, (c) Yalova Yeşil Körfez Su Birliği'nin fiyatlandırma politikası sebebiyle ... ve Adi Ortaklığı'nın rakiplerinin ... ve Adi Ortaklığı'ndan su tedarik etmek durumunda kaldığı, bu durumun Yalova Yeşil Körfez Su Birliği ile ... ve Adi Ortaklığı arasında rakiplerin rekabet etmesini kısıtlayıcı bir anlaşma bulunduğunu gösterdiği iddialarının incelendiğinde, Yeşil Körfez Su Birliği'nin tarifelerinin meclis kararıyla belirlendiği ve bu kararların Valiliğe gönderilmekle yürürlüğe girdiği, anılan tarifenin ilgililerce bilinmesinin önünde yasal/fiili engel olmadığı, su talebi olması halinde Yeşil Körfez Su Birliği Meclisi'nce belirlenen tarifeye uygun olmak kaydıyla talepte bulunulan her teşebbüs için su temininin mümkün olduğu, su tarifesine karşı dava açılmasının da mümkün olduğu, satışını yaptığı suların tarifesinin meclis kararı ve Yalova Valiliği onayıyla belirlendiği dikkate alındığında Yeşil Körfez Su Birliği'nin sözleşme ilişkisi içine girdiği taraflar ile bir araya gelerek rakip alıcılar için fiyat tespit etmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki davacı tarafından da bu hususta herhangi bir somut belge sunulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmediği, (d) ... ve Adi Ortaklığı'nın davacının müşterilerini daha uygun fiyat teklifleri vererek ve ürünlerinin kalitesiz olduğu, çeşme veya kuyu suyu olduğu, sağlıksız olduğu, bu konu sebebiyle cezalandırıldığı yönünde söylentiler çıkararak kendine çekmeye çalıştığı iddiası incelendiğinde; rekabet hukuku uygulamasında toplumsal refahın tüketici refahı bileşenine öncelik tanındığı, rekabetin düşük fiyatlar ve yüksek çeşitlilik sağlayarak tüketici refahını arttıracağının genel kabul gördüğü, ... ve Adi Ortaklığı tarafından davacının müşterilerine daha uygun fiyatlar sunmasının rekabetçi bir pazar işleyişi içerisinde ortaya çıkan ve sonucunda tüketici refahı yaratan tipik uygulamalardan olduğu, dolayısıyla 4054 sayılı Kanun'u ihlâl eden herhangi bir durumun olmadığı, diğer taraftan 4054 sayılı Kanun'un 2. maddesinde teşebbüslerin aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışların rekabet hukuku kapsamında yer aldığının düzenlendiği, ... ve Adi Ortaklığı'nın davacının ürünlerini kötülediği iddiasının 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, söz konusu iddiaların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesi ve devamında düzenlenmiş olan haksız rekabet hükümleri çerçevesinde değerlendirilebileceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, dört teşebbüsün bir araya gelmesinin kartel niteliğinde olduğu, şikâyet edilen teşebbüsün düşük fiyatla su satmasının rekabeti kısıtladığı, haksız rekabet ile kendilerinin kötülendiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY :

Davacı tarafından Rekabet Kurumu'na sunulan 05/01/2021 ve 14/01/2021 tarihli dilekçelerde özetle; "denizcilik sektöründe gemilere su tedariki işi ile iştigal eden ... ve Adi Ortaklığı'nın "sektörde bulunan diğer teşebbüslerin faaliyetlerini engellediği, ortaklarının öncesinde gemilere su tedarik etme alanında faaliyet gösterdiği ve sonrasında bir araya gelerek kartel oluşturduğu, kendisinin pazara girmesinden sonra rakibi olan şirketlere daha düşük fiyatla su tedarik ettiği ve bunun kendisinin rekabetini önlemeye yönelik olduğu, dava dışı Yalova Yeşil Körfez Su Birliği ile anlaşarak piyasa fiyatının üstünde fiyat belirlediği, kendisinin ürünleri hakkında yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunduğu ve 4054 sayılı Kanun'u ihlâl ettiği" iddialarına yer verilmiştir.

Davalı idare tarafından, davacının iddialarına ilişkin olarak 26/01/2021 tarihli ilk inceleme raporunun tanzim edilmiş, anılan raporun değerlendirilmesi sonucunda dava konusu Kurul kararıyla davacının şikâyet başvurusu hakkında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek olmadığına karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının; mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetimleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamak olduğu belirtilmiş;

2.maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî işlem ve davranışlarının, rekabetin korunmasına yönelik tedbir, tespit, düzenleme ve denetlemeye ilişkin işlemlerin bu Kanun kapsamına gireceği öngörülmüş;

27.maddesinin (a) bendinde ise, bu Kanun'da yasaklanan faaliyetler ve hukukî işlemler hakkında, başvuru üzerine veya re'sen inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak; bu Kanun'da düzenlenen hükümlerin ihlâl edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu ihlâllere son verilmesi için gerekli tedbirleri alıp bundan sorumlu olanlara idarî para cezaları uygulamak Rekabet Kurulu'nun görevleri arasında sayılmıştır. 4054 sayılı Kanun'un "Ön araştırma" başlıklı 40. maddesinde ise "Kurul, resen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar verir." kuralı yer almıştır. 23/08/2012 tarih ve 28390 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Rekabet İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ'in (Tebliğ No: 2012/2) "Şekli ve maddi şartlar" başlıklı 5. maddesinin 4. fıkrasında "İkinci fıkrada sayılan unsurları taşımakla birlikte, iddia olunan ihlale ilişkin olarak sadece ihlalin varlığına işaret eden soyut beyanlardan ibaret olan, ihlalin gerçekleşme şekli, yeri ve zamanı ile hakkında inceleme istenen teşebbüs veya teşebbüs birlikleri hakkında somut bilgi ve/veya belgeleri içermeyen ve Kurul tarafından iddiaların ciddi ve yeterli olarak ortaya konulmadığı değerlendirilen başvurular hakkında işlem yapılmaması esastır." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerinin hukuka aykırı ve yasak olduğu kurala bağlanarak en çok rastlanılan rekabeti sınırlayıcı anlaşma örnekleri gösterilmiş; Kanun'un hâkim durumun kötüye kullanılmasını yasaklayan 6. maddesinde, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması halinin hukuka aykırı ve yasak olduğu vurgulanmış ve (a-e) bentlerinde kötüye kullanma halleri belirtilmiş;

7.ve devamı maddelerinde ise teşebbüslerin birleşme ve devralınması ile Kurul'dan izin alınması gereken birleşme ve devralmanın izin alınmadan gerçekleştirilmesi halinde uygulanacak yaptırımlara yer verilmiştir.

Öte yandan, Kanun'un 40. maddesinde, Kurul'un; resen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar vereceği, 41. maddesi gereğince de, önaraştırma raporu üzerine soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar vereceği, Kanun'un 43., 44., 45., 46. ve 47. maddelerinde öngörülen süreç yürütülerek, hakkında soruşturma yürütülenin savunması alındıktan sonra nihaî karar verileceği hükümleri yer almıştır.

Rekabet Kurulu tarafından, yapılan şikâyetin açıkça Kanun kapsamında olmadığının saptanması hallerinde, 4054 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde reddedilmesi mümkün bulunmakla beraber, Rekabet Kurumu'na şikâyet edilen hususlarla ilgili olarak, eylemin 4054 sayılı Kanun'un ihlâli niteliğinde olup olmadığının nitelendirilebilmesi için; başka bir anlatımla, şikâyet edilen eylemin açıkça 4054 sayılı Kanun'un kapsamı dışında olmadığının anlaşılması halinde; Kurum tarafından Kanun'un "Kurulun İnceleme ve Araştırmalarında Usul" başlıklı dördüncü kısmındaki, Rekabet Kurulu'nun inceleme ve araştırmalarında uyulması zorunlu usullerin uygulanması ve önaraştırma kararının verilmesi gerekli bulunmaktadır.

Davacının Kuruma sunduğu şikâyet dilekçeleri incelendiğinde, denizcilik sektöründe gemilere su tedariki işi ile iştigal eden ... ve Adi Ortaklığı'nın sektörde bulunan diğer teşebbüslerin faaliyetlerini engellemek maksadıyla oluşturan bir kartel olduğu, pazara yeni rakiplerin girmesini engellediği veya daha düşük fiyatla su tedarik ederek pazara giren teşebbüslerin pazar dışına çıkarılmasını amaçladığı iddialarına yer verildiği; bununla birlikte Kurul tarafından değerlendirilen ilk inceleme raporu incelendiğinde, şikâyet edilen eylemin izin alınması gereken bir birleşme olabileceği ancak bu konuda dosyada herhangi bir delil bulunmadığı değerlendirmelerine yer verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, davacı iddialarının yukarıda yer verilen 4054 sayılı Kanun'un 4., 6. ve 7. maddeleri kapsamında ihlâl iddialarına ilişkin olduğu, başka bir anlatımla, davacı tarafından yapılan şikâyet başvurusunda yer alan bir takım iddiaların açıkça Kanun kapsamı dışında olduğu anlaşılmaktaysa da bir kısım iddialarının Kanun kapsamında yer aldığı anlaşıldığından, Kurul tarafından soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken, Kanunda belirtilen sürece uyulmaksızın Kurul'ca doğrudan ilk inceleme raporu değerlendirilerek karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

3.Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,

4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog