Esas No
E. 2009/11999
Karar No
K. 2011/11597
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/11999 E.  ,  2011/11597 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/03/2009 tarih ve 2008/988-2009/309 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.09.2011 gününde davacı avukatı .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin davalı şirket temsilcileri tarafından parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kar verileceği vaadiyle davalılara 118.000 DEM verildiğini, davalıların yasalara aykırı şekilde müvekkilinden para tahsil ettiklerini, müvekkilinin ortak olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin ortak olmadığının tesbiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 123.705,63 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğu,

TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle, şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelere göre, davacının Yimpaş Holding A.Ş.’nde (1.000.000) TL nominal bedelli 129 adet, Yimpaş Gıda Sanayi A.Ş’nde ise (1.000.000) TL nominal bedelli 66 adet hissesinin olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketlerin 26.12.2008 tarihli yazısı ile Takasbank’ın 04.12.2008 tarihli yazısı da yukarıda belirtilen belgeyi teyit etmektedir.

Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, taraflar arasında varlığı ileri sürülen hisse senedi devir ve kabul sözleşmesinin bir örneğinin dosyaya eklenmesi sağlanarak konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.329 TTK md.405/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.