11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/11316 E. , 2011/10418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Eskisi:İstanbul 46.A.T.M.)
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi Mahkemesi’nce verilen 13/07/2010 gün ve 2008/516-2010/310 karar sayılı ilamın davalı ve fer'i müdahil vekilince temyizi üzerine mahkemece fer'i müdahil vekilinin temyiz istemi 15.09.2010 tarihli kararla, davalının temyiz istemi de 11.10.2010 tarihli karrla reddedilmiş, davalı ve fer'i müdahilin bu kararları da temyizi üzerine dosya Dairemizce gönderildikten sonra davacı vekilinin davadan feragata ilişkin dilekçe sunması nedeniyle Dairemizin 23.05.2011 gün ve 2010/15539 esas ve 2011/6334 karar sayılı ilamı ile karar davadan feragata dair hüküm kurulmak üzere bozulmuştu. Dosya mahalline gönderildikten sonra mahkemece tüm dosya yazı ekinde Dairemize gönderilmiş ve temyiz istemi reddine dair kararların temyizinin değerlendirilmemiş olduğu belirtilerek gereğinin takdiri istenmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler, dilekçe, tutanaklar okunup, dosya için düzenlenen rapor dinlendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen davadan dolayı Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.07.2010 tarih 2008/516 esas ve 2010/310 karar sayılı hükmü davalı ve fer'i müdahil vekilinin temyizi üzerine mahkemece fer'i müdahil vekilinin temyiz istemi 15.09.2010 tarihli kararla, davalının hükmün temyiz etmediği, fer'i müdahilin de tek başına temyiz yetkisi bulunmadığından bahisle reddedilmiş, davalının temyiz istemi de 11.10.2010 tarihli kararla, temyiz süresi geçtikten sonra temyiz edildiği gerekçesiyle reddedilmiş, temyiz edenlerin işbu kararları da süresinde temyizi üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir.
Davacı vekilinin yerel mahkemeye sunduğu davadan feragat dilekçesinin Dairemize gönderilmesi üzerine, Dairemizce 23.05.2011 gün 2010/15539 esas 2011/6334 karar sayılı ilamla, feragat beyanına dair hüküm kurulmak üzere karar bozulmuştur. Dosya mahalline gönderildikten sonra mahkemece, yazı ekinde dosya Dairemize gönderilmiş ve temyiz istemlerinin reddine dair kararların temyizinin Dairemizce değerlendirilmediği belirtilerek, gereğinin takdiri istenmiştir.
Dosya, mahkemenin verdiği temyiz istemlerinin reddine dair kararların da temyizi üzerine Dairemize gönderilmiştir. Bundan sonra davacı vekili davadan feragat etmiştir. Davadan feragat HUMK 91-95 maddesinde düzenlenmiş olup, dava hakkında verilen hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkündür. Bu nedenle henüz kesinleşmemiş hükümden sonra da davadan feragat edildiğinde Yargıtay verilen hükmü feragat beyanı konusunda karar verilmek üzere bozmakta, karar kesin değil ve süresinde de temyiz edilmiş ise temyizleri incelenmeksizin, feragat beyanı uyarınca karar verilmek üzere bozma kararı verilmektedir. Ancak, mahkemece temyiz istemleri reddedilen taraflar bu ret kararını da süresinde temyiz etmişlerse, Yargıtay'ın işbu ret kararının temyizini öncelikle inceleyerek kararın kesinleşip kesinleşmediğini tespit etmesi, karar kesinleşmemişse "temyiz isteminin reddi" kararını bozarak kaldırması ondan sonra esasa girerek davadan feragat beyanını nazara alması gerekmektedir. Somut olayda, maddi hataya düşülerek, davalı ve fer'i müdahil vekilinin "temyiz isteminin reddi" kararlarına karşı temyiz istemleri incelenmeden, hüküm davadan feragat nedeniyle bozulmuştur. 16.04.1940 gün 1938/48 esas - 1949/88 karar sayılı YİBK ve HGK'nun 29.04.1970 gün ve 7/214-216 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere taraflardan birinin temyiz istemi fark edilmemiş ve temyiz itirazları karşılıksız bırakılmış ise Kanuna uygun yapılmış temyiz itirazı Yargıtay'da her zaman inceleme konusu yapılabilir. Bu nedenle, mahkemenin, ekinde dava dosyasını gönderdiği yazısı üzerine, davalı ve fer'i müdahil vekilinin temyiz istemlerinin reddine dair mahkeme kararına süresinde yaptıkları temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Mahkemece davalı Anonim Şirketin temyizi, yasal temyiz süresini geçirdiği gerekçesiyle 11.10.2010 tarihli kararla, fer'i müdahil vekilinin temyizi de, davalının süresinde temyizi olmadığı ve karar kesinleştiği, fer'i müdahilin tek başına temyiz yetkisi olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Karar, davalı Anonim Şirkete 05.08.2010 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, davalı şirket temyiz dilekçesinde tebligatların usulsüzlüğünden bahsetmiş, buna rağmen kararı incelediklerini belirtmiştir. Davalı şirkete karar tebliği "aynı adreste birlikte çalışan Özlem Albay'a" yapılmış olup Tebligat Kanunu 13 ve Tüzüğün 17,18.maddelerine uygun bir tebligat olmayıp, tebligatı alabilecek yetkili şahısların aranıp bulunamadığı da tebliğ memurunca tebliğ evrakında belirtilmemiştir. Usulsüz tebligat nedeniyle, davalının kararı yeni öğrendiklerini beyan ettiği temyiz süresinde olup davalının temyiz isteminin reddine dair 11.10.2010 tarihli kararın bozulup kaldırılması gerekmiştir. Fer'i müdahil vekiline daha önceki tarihte karar tebliği yapıldığından, temyiz tarihi davalının temyizinden önceki tarih olup, davalının temyizi süresinde olduğuna göre, fer'i müdahil de tek başına temyiz etmiş sayılamaz, davalının temyizi olmadığı, kararın kesinleştiği ve fer'i müdahilin tek başına temyiz edemeyeceğine dair 15.09.2010 tarihli kararın da bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Temyiz istemlerinin reddine dair kararların bozularak kaldırılmasından sonra HUMK'nun 432/5 madde uyarınca, mümeyyizlerin esasa yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine geçilmesi gerekir. Ancak temyiz aşamasında davacı vekili davadan feragat ettiğinden, esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmayıp, HUMK 95.madde uyarınca feragat kati bir hüküm sonuçlarını doğurduğundan, hükmün bu beyan uyarınca karar verilmek üzere bozulması gerekir ki, Dairemizin 23.05.2011 tarih ve 2010/15539 esas 2011/6334 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Bu nedenlerle işbu ilamın, 23.05.2011 tarihli ilamımıza eklenmesine karar vermek gerekmiştir.