11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/1399 E. , 2011/10492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.06.2009 tarih ve 2007/711 - 2009/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davaya konu işyerinin işyeri paket sigorta poliçesi kapsamında müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, 16.04.2007 tarihinde davalıya ait ana su borusu ve tesisatlarının patlaması sonucunda sızan suların sigortalıya ait işyerine dolarak hasara sebebiyet verdiğini, müvekkili tarafından hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 12.208,70 TL’nın 25.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi heyetince tanzim edilen raporda davalının tam kusurlu olduğu bildirilmişse de, sigortalı tarafından işyeri olarak kullanılan bodrum katının, yapı ruhsatına göre kömürlük ve otopark olduğu ancak tüm bodrumun tek dükkan olarak depo şeklinde kullanıldığı, bu nedenle sigortalının, meydana gelen hasarda müterafik kusurunun bulunduğu, sigortalı ile davalının kusur oranlarının eşit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.091,57 TL’nın 25.05.2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davalının sorumluluğunun kapsamı, Borçlar Kanununun 58. maddesinde düzenlenen bina ve yapı malikinin sorumluluğuna ilişkin düzenlemeden kaynaklanmaktadır. Bina ve yapı malikinin sorumluluğu, niteliği itibari ile bir kusursuz sorumluluk türü olup bu sorumluluğu ortadan kaldıran neden, zarar ile bu zararı meydana getiren olay arasındaki illiyet bağının kesilmesi ile ortaya çıkar. İlliyet bağının kesilmesi ise mücbir sebep, üçüncü kişinin ağır kusuru veya zarar görenin ağır kusuru hallerine münhasırdır. Somut uyuşmazlıkta davacının sigortalısının, kiraladığı taşınmazı kullanım şekli sigortalı açısından kusur teşkil etmeyip davalı BK'nun 58. maddesi gereğince kusursuz sorumlu olduğundan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.