11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/1541 E. , 2011/10474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2009 tarih ve 2007/115-2009/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia abonman alt poliçeleri ile sigortalanan Kanca El Aletleri Dökme Çelik ve Makine Sanayi A.Ş ne ait pres gergi çubuğu ve somunlarının Çek Cumhuriyetinden Kocaeli'ne nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın taşıma sırasında hasara uğradığını, 6.480,00 YTL zararın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 6.480,00.TL’nin taşıyıcı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın müvekkili davalı tarafından yapılmadığını, müvekkilinin taşıma işini yapan Devnak Nak. Tur. AŞ’nin acentesi olduğunu, acenteye husumet yöneltilemeyeceğini, hasarın zamanında ve geçerli şekilde ihbar edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin sigortalıya ait emtianın Çek Cumhuriyetinden Kocaeli’ne nakliyesi işini yüklenerek faturalar karşılığı navlun bedelini sigortalıdan tahsil ettiği, davalı şirketin emtiayı Devnak Nak. Tur. A.Ş’ne taşıttığı, davalının yük taşıma işlemini yapmadığı,
TTK 762. maddesi kapsamında taşıyıcı sıfatının bulunmadığı, davalı şirketin aracılık yaparak Devnak Nak. Tur. A.Ş’ne taşıttığı mallar nedeniyle navlun bedellerini Devnak Nak. Tur. A.Ş'ne kendi komisyonunu tenzil ettikten sonra ödediği, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışından Kocaeli’ne taşınan eşyada meydana gelen hasar bedelinin tahsiline ilişkin olup, taşımanın uluslararası olması nedeniyle taraflar arasındaki ihtilafta CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Davacı, davalının taşıyıcı olduğunu ileri sürmüş, bu hususta delil olarak navlun faturasına dayanmıştır. Dosyada bulunan navlun faturası incelendiğinde faturanın davalı tarafından sigortalı adına düzenlendiği ve faturada taşıyıcı dışında başka bir sıfatla düzenlendiğine dair herhangi bir kaydın yer almadığı anlaşılmaktadır. Davalının taşıyıcı olup olmadığı CMR Konvansiyonu hükümlerine gereğince belirleneceğinden ve bu halde üst taşıyıcıya da dava açılması mümkün bulunduğundan, mahkemece davalının taşıyıcı sıfatının bulunduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.