4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/2821 E. , 2023/8224 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazasında yaralandığını, davalı ... şirketinin davacının yolcu olduğu aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, davadan önce sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ve 750,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, başvuruda sunulu maluliyet raporunun yürürlükteki mevzuata uygun olmadığını, davacının maluliyetinin bulunmadığını, ticari faiz talep edilemeyeceğini, davacı lehine vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında verilebileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının başvuruda sunduğu raporun yetersizliği nedeniyle, ara karar ile dosyanın Adli Tıp uzmanına tevdi sonucu alınan 02.10.2021 tarihli raporda davacıdaki skar izlerinin maluliyet kriteri olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; dosyada mübrez maluliyet raporunun müvekkilinin bizzat muayene edilmesi neticesinde düzenlendiğini, yargılama sırasında alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki mevcut evrak üzerinden, güncel muayene yapılmadan düzenlendiğini, bu durumun yürürlükteki mevzuata aykırı olduğunu, bilirkişinin düzenlediği raporun maluliyet raporu olmadığı, tıbbi değerlendirme niteliğinde olduğu ve rapor tanzim etmekte yetkisinin olmadığını, dolayısıyla davanın reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu, davacıda kazadan kaynaklı maluliyet bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itirazında ileri sürülen sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli rapor gideri talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inc maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunmadığını tespit eden yargılama sırasında alınan raporun kararda benimsenmesinde hata edilmemiş olmasına göre, karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın, İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Medeniyet Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 20.04.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının trafik kazası sonrası yüz bölgesinde oluşan kalıcı yara izleri (hipertrofik skar ve keloid) nedeniyle sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmış;
Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli tıp uzmanı tek bilirkişiden alınan raporda ise yönetmelik eki cetvel uyarınca yara izinin vücut yüzeyinin %1'ini geçmediği ve davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı yönünde bildirilen görüş benimsenerek davanın reddine karar verilmiş; davacının bu karara itirazı İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiş ve red kararı sayın çoğunluk tarafından onanmıştır.
Davacının başvuru sırasında sunduğu raporu düzenleyen heyetin adli tıp uzmanlarından oluştuğu;
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından tek bilirkişiden alınan raporu düzenleyen bilirkişinin de adli tıp uzmanı olduğu; her iki raporu düzenleyenler arasında plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı görülmektedir. Bu itibarla; her iki raporun da konunun uzmanı olan plastik cerrahi doktorunun bulunmadığı bilirkişilerce düzenlendiği ve iki rapor arasında fahiş fark (%5-%0) bulunduğu gözetildiğinde, anılan iki rapora göre de karar verilmesi mümkün değildir.
Diğer yandan, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in Ek 2 numaralı Özür Oranları Cetvelinin "Deri Arızaları" başlıklı kısmının "hipertrofik skar ve keloid" alt başlığında vücut yüzeyinin % 1-9'unu kaplayan skar dokuların şiddeti hafif kabul edilip %5 maluliyet oranı belirlenmiştir. Anılan alt başlık içinde skar dokusunun yüzde ve saçlı deride olması hali için ayrıca (ilave olarak) maluliyet belirlenmesi de düzenlenmiş olduğuna göre, özellikle yaralanmanın yüz ya da saçlı deride olduğu hallerde "vücut yüzeyi" kavramının sadece yüz bölgesinin yüzeyi olarak anlaşılması gereklidir.
Tüm bu nedenlerle; maluliyet oranları bakımından aralarında çelişki bulunan iki rapor arasındaki çelişkiyi de giderecek biçimde davacıda oluşan yara nedbesinin keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve yukarıdaki açıklamalar dahilinde vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.