11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/3718 E. , 2010/10098 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 tarih ve 2008/27 - 2008/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın kredi borçlusu şirketin ortağı olduğunu, şirket aleyhine başlatılan icra takiplerinin devam ettiğini, bankanın 21.12.2005 gün 3934 sayılı yazısı ile 5020 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na eklenen ek 5 nci madde ve 15/f.3 gereğince müvekkilinin yurtdışına çıkışına yasak konulduğunu, bankanın böyle bir yetkisi bulunmadığını, anılan yasağın uluslar arası sözleşmelere ve Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek, yurtdışı çıkış yasağının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müşterek borçlusu ve kefili ve aynı zamanda kanuni temsilcisi olduğu şirketin müvekkili bankadan kredi kullanmasına rağmen ödemediğini, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun Geçici 13.maddesi gereği yurtdışına çıkış yasağı konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, her ne kadar 4389 sayılı yasanın 15/3. maddesi, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesi ve 4389 sayılı Bankalar Kanunun 5020 sayılı yasa ile değişik ek 5 maddesi, maddesi gereğince fon ve hazine alacaklarına ilişkin olarak bu maddeler kapsamında fonun talebi üzerine fona borçlu olan tüzel kişi ve borçlularının kanuni temsilcileri hakkında bu maddeler kapsamında düzenlemenin yapılabileceği hükme bağlanmış ise de, 4389 sayılı Bankalar Kanunun 5020 sayılı yasa ile değişik ek 5 maddesi, 4389 sayılı kanunun 15/3. maddesi Anayasa Mahkemesinin 2007/4 esas, 2007/81 karar 18/04/2007 tarihli kararı ile yurtdışı tahdidinin yasal dayanaklarının iptal edildiği ve ortadan kaldırıldığı, davalı bankanın da iptal hükmü çerçevesinde emniyet müdürlüğüne yazı yazarak tahdidin kaldırılmasını istediği, yurt dışı tahdidinin kaldırılmış olduğu gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurt dışına çıkış yasağı kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Somut olayda banka kredi borcunu ödemediği iddia edilen şirketin ortağı olan davacı hakkında 4389 Sayılı Kanun’un 15/3. maddesi uyarınca davalı Bankanın istemi üzerine yurt dışına çıkış yasağı konulmuştur. Ancak, gerekçede de belirtildiği üzere, davalının işlemine dayanak teşkil eden kanun hükmü Anayasa Mahkemesi’nce sonradan iptal edilmiştir. Her ne kadar davalının tesis ettiği işleme dayanak kanun maddesi dava açıldıktan sonra Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş ise de dava açıldığı tarih ve öncesinde yürürlükte bulunan bu düzenlemeye göre davalının yaptığı işlemde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, davalı açıldığı tarih itibariyle davada haklı durumdadır. O halde, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.