11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/4335 E. , 2010/10697 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.11.2008 tarih ve 2006/582 - 2008/1197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı limitet şirketin tahsildarı davalının ibraz ettiği çekin karşılığının 31.08.2005 tarihinde ödendiğini, şubede yapılan inceleme sonucu bu çekin sahte olduğunun ortaya çıktığını, bedelinin çek hesabı sahibi keşideciye iade edilerek ibraname alındığını, davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, 4.600.00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin çalıştığı şirkette mutemet olduğunu, durumun davacı tarafından da kabul edildiğini, aldığı çek bedelini şirkete ödediğini, davacının kendi kusurunu müvekkiline yüklemeye çalıştığını, kaldı ki sahteliğin tartışmalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekin orijinal davacı çeki olduğu, davalının çeki ibraz ederek tahsil ettiği, sahteciliğin olmadığı, davacının talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, muhatap sıfatıyla hamile ödenen çek bedelinin çekin sahte olduğu iddiasına dayalı istirdadı istemine ilişkindir.
Dava konusu olan ve hamiline düzenlenen bu çekin muhatabının davacı olduğu ve ciro yoluyla hamil bulunan davalının süresinde ibraz ederek bedelini tahsil ettiği hususları çekişmesizdir.
Davacı taraf, ödenen bu çekin kendisinin düzenlemiş olduğu çek karnesinden keşide edilmediğini, esasen keşidecinin imzası ve yazısını da içermediğini, tamamen sahte olduğunu, bu nedenle davalıya ödenen bedelin hesap sahibi keşideciye iade edildiğini ve davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, ödenen meblağın istirdadını talep etmiştir. Yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Mahkemece salt karnenin sahte olup olmadığı yönünde inceleme yapan ve savcılık soruşturmasında alınan rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa davacı taraf, hem çek karnesinin hem de çekin üzerindeki keşideciye ait yazı ile imzanın sahte olduğunu, gerçeği yansıtmadığını iddia etmiştir. Bu durum karşısında, davacının iddialarına ilişkin olarak kanıtları tam toplanmadan, hem çek karnesinin hem de imzanın dava dışı keşideciye ait olup olmadığı hususu araştırılmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.