Aramaya Dön

Danıştay 7. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/2721
Karar No
K. 2023/3611
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/2721 E.  ,  2023/3611 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/2721
Karar No: 2023/3611
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı adına

… Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Makina Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … - …, … - … tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri kapsamında ithal edilen eşyaların Amerika Birleşik Devletleri menşeli olmadığına dair belge ya da eşyanın ait olduğu ülkeye dair menşe şehadetnamesinin sunulmadığının tespit edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük ve buna isabet eden katma değer vergisi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacının usulüne uygun olarak tebliğ edilen tahakkuk ve ceza kararına karşı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen zorunlu idari itiraz yoluna başvurmaması üzerine söz konusu tahakkuk ve para cezasının kesinleştiği, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ancak, tahakkuk ve ceza kararına karşı yapılacak itirazın reddine dair işleme karşı açılacak davada dinlenilebilecek nitelikte olduğu, bu durumda kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına, 22/05/2019 tarih ve 30781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 21/05/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımlandığı 24/05/2019 tarihinde yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca Amerika Birleşik Devletleri menşeli bazı eşyalar için getirilen ek mali yükümlülükler kapsamında tahakkuk ve ceza kararları alınmış ve davacı şirket tarafından itirazda bulunulmadığından, söz konusu kararlar kesinleşmiş ise de, 21/05/2019 tarihinden itibaren gerçekleştirilecek ithalatlara uygulanabilecek olan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile getirilen ek mali yükümlülüklerin, anılan Kararın yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleştirilen ithalat işlemlerine uygulanmasının açık bir şekilde hukuka aykırı olması ve bu durumun, kesinleşen kamu alacağının tahsili aşamasında açılacak davalarda da ileri sürülebilecek nitelikte açık hukuka aykırılık halini oluşturması nedeniyle, davacı şirket tarafından adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada bu açık hukuka aykırılık halinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde yer alan "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin icap ettiği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca tahakkuk ve ceza kararlarının itiraz edilmeyerek kesinleşmesi üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, 2019/1130 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile değişik 2018/11973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve Gümrük Yönetmeliği'nin 38. maddesi uyarınca ithalat sırasında eşyanın Amerika Birleşik Devletleri menşeli olmadığını tevsik eden menşe şahadetnamesi ibraz edilmediğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Beyannamelerin tescil tarihinde yürürlükte olan düzenlemelerde belirtilen ek mali yükümlülüğe ilişkin oranların göz önünde bulundurulması, dava dosyasına eşyanın menşeinin tevsikine ilişkin olarak herhangi bir belge sunulmamakla birlikte, eşyanın Çin menşeli olduğuna dair davacı iddialarının varlığı karşısında, beyannamenin arşiv nüshası ekinde menşe şahadetnamesinin veya eşyanın tercihli menşeini tevsik eden bir belgenin; Gümrük Yönetmeliği 38. maddesi kapsamında sonradan verilmiş bir menşe şahadetnamesinin veya Mezkur Yönetmeliğin geçici 16. maddesi ile getirilen hükümlerden faydalanmak amacıyla davalı idareye yapılmış bir başvurunun bulunup bulunmadığı yolunda yapılacak araştırma ile eşyanın menşei hakkında varılacak sonuca göre davacı iddialarının "borcum yoktur" kapsamına girip girmediği hususlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davacı adına tescilli … - …, … - … tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak 11/06/2018 tarih ve 2018/11973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 21/06/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe konulan Amerika Birleşik Devletleri Menşeli Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük Uygulanmasına Dair Karar uyarınca tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük ve buna isabet eden katma değer vergisi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 21. maddesinde, menşe şahadetnamesinde aranacak haller ile menşe şahadetnamelerinin şekli ve içereceği bilgilere ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir.

Gümrük Yönetmeliğinin "Menşe Şahadetnamesi Aranılacak Haller" başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında, 205. maddenin 4. fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla menşe esaslı ticaret politikası önlemlerine, ilave gümrük vergisine veya ek mali yükümlülük gibi diğer mali yükümlülüklere tabi eşyanın serbest dolaşıma girişinde önlemin, ilave gümrük vergisinin veya mali yükümlülüklerin uygulanmaması için eşyanın söz konusu uygulamalara tabi ülke menşeli olmadığını veya başka bir ülkede gördüğü değişiklik ve işlemler dolayısıyla o ülke menşeli sayılmaması gerektiğini tevsik etmek üzere menşe ülkenin veya ihracatçı ülkenin yetkili makamlarınca düzenlenmiş olan menşe şahadetnamesinin ibraz edileceği;

2.fıkrasında, menşe şahadetnamesinin sonradan ibraz edileceğinin serbest dolaşıma giriş beyannamesinde belirtilmesi veya ibraz edilen menşe şahadetnamesinin şekil veya muhteva itibarıyla yanlış veya eksik bilgi taşıması nedeniyle gümrük idaresince kabul edilmemesi halinde; menşe esaslı ticaret politikası önlemleri, ilave gümrük vergisi veya ek mali yükümlülük gibi diğer mali yükümlülüklerin nakit teminata bağlanması suretiyle usulüne uygun bir menşe şahadetnamesi ibrazı için beyannamenin tescil tarihinden itibaren altı aylık süre verileceği, mücbir sebep halleri saklı kalmak ve bitiminden önce başvurmak kaydıyla bu sürenin gümrük idare amirince en fazla otuz gün uzatılabileceği, süresi içinde usulüne uygun olarak düzenlenmiş menşe şahadetnamesinin ibrazı halinde alınan teminatın iade edileceği, menşe şahadetnamesinin kabul edilmemesi halinde ise alınan teminatın irat kaydedileceği;

3.fıkrasında, 2. fıkrada belirtilen haller dışında, menşe esaslı ticaret politikası önlemleri, ilave gümrük vergisi veya ek mali yükümlülük gibi diğer mali yükümlülüklerin beyan edilerek ödenmesi halinde, beyannamenin tescil tarihinden itibaren altı aylık süreyi aşmamak üzere menşe şahadetnamesi ile gümrük idaresine başvurulması halinde, tahsil edilen tutarın geri verileceği, mücbir sebep halleri saklı kalmak ve bitiminden önce başvurmak kaydıyla bu sürenin gümrük idare amirince en fazla otuz gün uzatılabileceği düzenlenmiştir.

Mezkur Yönetmeliğe 01/04/2020 tarih ve 31086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile eklenen "Eşyanın Menşeini Tevsik Eden Belgelerin Sonradan İbrazına İlişkin Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 16. maddenin 1. fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce (01/04/2020 tarihinden önce) yapılan ithalatlarda menşe esaslı ticaret politikası önlemleri, ilave gümrük vergisi veya ek mali yükümlülük gibi diğer mali yükümlülüklere tabi olan eşya için beyannamenin tescil tarihinden itibaren altı aylık süre ve varsa ek süre içinde usulüne uygun olarak düzenlenmiş menşe şahadetnamesinin ibraz edildiği durumlar ile ilgili olarak 38. maddenin 2. ve 3. fıkrası hükümlerine göre işlem yapılacağı;

3.fıkrasında, bu fıkrayı değiştiren Yönetmeliğin (13/02/2021 tarih ve 31394 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.) yayımı tarihinden önce beyannamesi tescil edilmiş olan ve beyanname ekinde eşyanın menşeini tevsik eden uygun bir menşe şahadetnamesi veya tedarikçi beyanı bulunmadığı halde menşe esaslı ticaret politikası önlemi, ilave gümrük vergisi veya ek mali yükümlülük gibi diğer mali yükümlülüklerin ödenmediği, eksik ödendiği veya beyan edilmediği tespit edilen eşyanın menşeini tevsik eden uygun bir menşe şahadetnamesinin veya tedarikçi beyanının 31/12/2021 (05/11/2021 tarih ve 31650 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile "30/06/2021" ibaresi "31/12/2021" şeklinde değiştirilmiş) tarihine kadar gümrük idaresine ibrazının mümkün olduğu kuralına yer verilmiştir. 21/06/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 26/06/2018 tarih ve 30459 sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2018/11973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Amerika Birleşik Devletleri Menşeli Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük Uygulanmasına Dair Karar'da, 7308.90 tarife alt pozisyonunda yer alan "Diğerleri" tanımıyla yer verilen eşyaya %30 oranında ek mali yükümlülük uygulanması getirilmiş; 15/08/2018 tarih ve 30510 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Amerika Birleşik Devletleri Menşeli Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük Uygulanmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 21 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile oran %60'a çıkarılmış, 21/05/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 22/05/2019 tarih ve 30781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/1130 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bu oran yeniden %30'a indirilmiştir. 2018/11973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 21 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Geçici 1. maddeleri ile, bu maddelerin yayımı tarihinden önce Türkiye'ye sevk edilmek üzere bir taşıma belgesi düzenlenerek yüklemesi yapılmış olan eşyanın bu Kararların yayımı tarihinden itibaren en geç 45 gün içinde ithalatına ilişkin gümrük beyannamesinin tescili veya gümrük mevzuatı çerçevesinde özet beyan verilmesi halinde, getirilen ek mali yükümlülüğün uygulanmayacağı düzenlenmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı;

58.maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler gereğince, kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek dava sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olup, yapılacak yargılamada kesinleşmiş hukuki durumların yeniden ele alınarak incelenmesine imkan bulunmamaktadır. Söz konusu itiraz sebepleri arasında yer alan "böyle bir borcun bulunmadığı" yolundaki iddianın da ancak vergilemeye ilişkin işlemlerin "borcun doğmadığı ya da varlık kazanmadığı" şeklinde beliren hukuka aykırılığının açık ve tartışmasız olması ve bu durumun kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta somut olarak ispatlanmış olması halinde hukuki etkililiğinden söz edilebilir. 11/06/2018 tarih ve 2018/11973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 21/06/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe konulan Amerika Birleşik Devletleri Menşeli Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük Uygulanmasına Dair Karar'da, ek tabloda yer alan ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) menşeli eşyaların ithalatında belirtilen oranlarda ek mali yükümlülük tahsil edileceği düzenlemesine yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen düzenlemelere göre menşe esaslı ticaret politikası önlemlerine, ilave gümrük vergisine veya ek mali yükümlülük gibi diğer mali yükümlülüklere tabi eşyanın serbest dolaşıma girişinde önlemin, ilave gümrük vergisinin veya mali yükümlülüklerin uygulanmaması için, eşyanın söz konusu uygulamalara tabi ülke menşeli olmadığının menşe şahadetnamesi veya eşyanın menşeini tevsik eden diğer belgelerle yükümlü tarafından ispatı gerekmektedir.

Kural olarak, menşe esaslı ticaret politikası önlemlerine veya mali yükümlülüklere tabi olan eşya için bu önlem ve yükümlülüklerin uygulanmaması için menşe şahadetnamelerinin, eşyanın serbest dolaşıma girişinde ibrazı gerekmektedir. Bununla birlikte, önlem veya mali yükümlülüklerin sonradan iade edilmek üzere teminata bağlanması veya ödenmesi şartıyla eşyanın serbest dolaşıma girişinde ibraz edilemeyen menşe şahadetnamelerinin sonradan ibrazı mümkün kılınmıştır. Gümrük Yönetmeliği'nin 38. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına göre, menşe şahadetnamelerinin yükümlü tarafından sonradan ibraz edileceğinin serbest dolaşıma giriş beyannamesinde belirtilmesi, ibraz edilen belgenin gümrük idaresince kabul edilmemesi veya menşe esaslı ticaret politikası önlemleri, ilave gümrük vergisi veya ek mali yükümlülük gibi diğer mali yükümlülüklerin teminata bağlanması veya beyan edilerek ödenmesi hallerinde beyannamenin tescil tarihinden itibaren altı aylık süre içerisinde menşe şahadetnamelerinin ibraz edilmesi suretiyle teminat iade edilecek veya tahsil edilen tutar geri verilecektir.

Söz konusu düzenleme, menşe şahadetnamelerinin sonradan ibraz edileceğinin beyan edildiği veya tabi olunan önlem ve mali yükümlülüklerin teminata bağlandığı veya ödendiği durumlara ilişkin olup; bu yükümlülüklere tabi olmakla beyan edilmediği veya ödenmediğinin tespit edildiği haller, Yönetmeliğin menşe belgelerinin sonradan ibrazına ilişkin geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici 16. maddesinde yer almaktadır. Bu maddeye göre, belirlenen tarihlere kadar ve/veya tarihler arasında beyannamesi tescil edilmiş menşe esaslı ticaret politikası önlemlerine veya mali yükümlülüklere tabi olan eşyaya ilişkin menşe şahadetnamesi veya tedarikçi beyanı ibraz edilmemesine rağmen mali yükümlülüklerin ödenmediği, eksik ödendiği veya beyan edilmediği tespit edilmişse, menşe şahadetnamesi, tedarikçi beyanı veya belirlenen bazı belgeler sonradan ibraz edilebilecektir.

Her ne kadar, Bölge İdare Mahkemesince, Amerika Birleşik Devletleri menşeli eşyaların ithalatında ek mali yükümlülük tahsil edileceği yolundaki düzenlemenin 21/05/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 2019/1130 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile getirildiği ve kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı şekilde uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya uygulandığı gerekçesiyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve bu açık hukuka aykırılık halinin ödeme emrine karşı açılan iş bu davada 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde yer alan "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi suretiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de, Amerika Birleşik Devletleri menşeli eşyaların ithalatında ek mali yükümlülüğün tahsil edileceği yolundaki düzenleme 11/06/2018 tarih ve 2018/11973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 21/06/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere getirilmiş ve 22/05/2019 tarih ve 30781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2019/1130 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile de ek mali yükümlülük oranlarında değişiklik yapılmış olup, beyannamelerin tescil tarihlerinin, 2018/11973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 21 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yayımı tarihinden sonra olması nedeniyle yürürlükte olan Bakanlar Kurulu Kararına göre işlem tesis edilmesi, "kanunların geriye yürümezliği" ilkesine aykırı olmayacağından, bölge idare mahkemesi kararının gerekçesine katılma imkanı bulunmamaktadır.

Bu durumda, beyannamelerin tescil tarihinde yürürlükte olan düzenlemelerde belirtilen ek mali yükümlülüğe ilişkin oranların göz önünde bulundurulması, dava dosyasına menşeinin tevsikine ilişkin olarak herhangi bir belge sunulmamakla birlikte, eşyanın Çin menşeli olduğuna dair davacı iddialarının varlığı karşısında, beyannamenin arşiv nüshası ekinde menşe şahadetnamesinin veya eşyanın tercihli menşeini tevsik eden bir belgenin; Gümrük Yönetmeliği 38. maddesi kapsamında sonradan verilmiş bir menşe şahadetnamesinin veya Mezkur Yönetmeliğin geçici 16. maddesi ile getirilen hükümlerden faydalanmak amacıyla davalı idareye yapılmış bir başvurunun bulunup bulunmadığı yolunda yapılacak araştırma ile eşyanın menşei hakkında varılacak sonuca göre davacı iddialarının "borcum yoktur" kapsamına girip girmediği hususlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne, 2…. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 02/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanunun 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket adına tescilli … - …, … - … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyalara ilişkin Amerika Birleşik Devletleri menşeli bazı eşyalar için getirilen ek mali yükümlülükler kapsamında alınan tahakkuk kararının 22/12/2019 tarihinde, ceza kararının ise 18/12/2019 tarihinde usulüne uygun olarak elektronik tebligat yoluyla davacıya tebliğ edildiği, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda belirtilen sürelerde herhangi bir itirazda bulunulmaması üzerine kesinleşen tahakkuk ile para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise dava konusu ödeme emrinin içeriğinde yer alan vergi borcunun tahakkuk ve kesinleşme aşamalarına ilişkin taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Kaldı ki, olayda, davacının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen vergi ve para cezalarına karşı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen zorunlu idari itiraz yoluna süresi içinde başvurmaması sonucu, söz konusu kararlar içeriği tahakkuk ve para cezasının bu surette kesinleştiğinin tartışmasız olduğu, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, tahakkuk ve ceza kararına karşı yapılacak itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyize konu kararın belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Karar Etiketleri
REDDİNE DANISTAYKARAR VERGI Vergi Hukuku 1130 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile getirildiği ve kanunların geriye yürümezliği ilkesine aykırı şekilde uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya uygulandığı gerekçesiyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve bu açık hukuka aykırılık halinin ödeme emrine karşı açılan iş bu davada 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu 11973 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 21/06/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe konulan Amerika Birleşik Devletleri Menşeli Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük Uygulanmasına Dair Karar uyarınca tahakkuk ettirilen ek mali yükümlülük ve buna isabet eden katma değer vergisi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu 30781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 21/05/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımlandığı 24/05/2019 tarihinde yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca Amerika Birleşik Devletleri menşeli bazı eşyalar için getirilen ek mali yükümlülükler kapsamında tahakkuk ve ceza kararları alınmış ve davacı şirket tarafından itirazda bulunulmadığından, söz konusu kararlar kesinleşmiş ise de, 21/05/2019 tarihinden itibaren gerçekleştirilecek ithalatlara uygulanabilecek olan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile getirilen ek mali yükümlülüklerin, anılan Kararın yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleştirilen ithalat işlemlerine uygulanmasının açık bir şekilde hukuka aykırı olması ve bu durumun, kesinleşen kamu alacağının tahsili aşamasında açılacak davalarda da ileri sürülebilecek nitelikte açık hukuka aykırılık halini oluşturması nedeniyle, davacı şirket tarafından adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada bu açık hukuka aykırılık halinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu 4458 sayılı Gümrük Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunu K30781 md.58 K6183 md.55 K4458 md.234 K1130 md.58 K4458 md.21 K11973 md.1 K4458 md.242 K11973 md.234 K31086 md.16 K492 md.13 K1130 md.38
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog