11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/3300 E. , 2010/9971 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2006/370 - 2008/570 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıya ait kooperatif hissesini 29.11.2001 tarihinde satın aldığını, yapılan protokole göre, satım tarihinden önceki döneme ait borçların satıcıya ait olacağının kararlaştırıldığını, ancak devir tarihinden önceki döneme ait borcun kooperatif tarafından müvekkillerinden istenildiğini, bu bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 4.735.000.000.-TL’nın davalıdan tahsiline karar talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ortaklığı sırasında tahakkuk etmiş bir borcun bulunmadığını, devir tarihi itibariyle devredenin geriye doğru kooperatife borcunun olmadığının protokolde belirtildiğini, ortaklık devrinden sonra tahakkuk eden parasal yükümlülüklerden davacıların sorumlu olacağını, davacıların talep ettiği bedelin devir tarihinden sonra tahakkuk ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki hisse devir protokolü ve bozma ilamı dikkate alındığında, davalının protokol tarihi itibarı ile tahakkuk eden ödemelerden sorumlu olduğu, somut olaya gelindiğinde önceki kararla saptanan ve davalı yönünden kesinleşen 937,14 YTL’nın davacı tarafından istenebileceği, davacının diğer istemleri bakımından bozma sonrası alınan rapor ve dava dışı kooperatifin ibraz ettiği belgeler dikkate alındığında, davacıların istemlerinin devir tarihinde tahakkuk etmediği, hissenin devrinden sonra ödenecek hale geldikleri gerekçesiyle ıslah talebinden önceki davacının davasının kısmen kabulü ile 937,14.YTL’nın 16.07.2002 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıların öncelikle bu kısma yönelik diğer isteminin reddine, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından davacıların ıslah istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve bozmadan sonra ıslahın mümkün bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, kooperatif hisse devir protokolünden önceki döneme ait olduğu iddia edilen alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği hususu kabul edilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılması yoluna gidilmiş ve hükme dayanak yapılan bozma sonrası alınan ilk bilirkişi raporu yeterli bulunmayarak, yeniden bilirkişi raporu alınmıştır. 25.07.2008 tarihli raporda, “dava dışı S.S.Doğanbey Konut Yapı Kooperatifi’nin yazılarında ... firmasına ödendiği belirtilen 57.000,00 YTL ile avukatlık ücreti olarak ödendiği belirtilen 16.287,70 YTL’nın ödeme belgelerinin ilgili kooperatiften celp edilmesinin gerekli olduğu, belirtilen eksikliğin ikmalinden sonra nihai rapor tanzim edilebileceği belirtilmesine rağmen bu eksiklik giderilmeden ve karar yerinde gerekçesi de açıklanmadan alınan ilk rapora göre karar verilmiştir.
Mahkemece, ilk rapor yeterli görülmeyerek, yeniden bilirkişi raporu alınması cihetine gidildiğine ve 2. raporda da eksik belgelerin tamamlanmasından sonra rapor düzenlenebileceği belirtildiğine göre istenen bu husus yerine getirilmeden, yeterli bulunmayan ilk bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması artık mümkün değildir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının da değerlendirildiği, ikinci raporda tamamlanması istenen husus tamamlanarak yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.