11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/4373 E. , 2010/10729 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.10.2003 tarih ve 2003/272-2003/450 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, K.K.T.C.’nin uluslararası alanda tanınmamış olması nedeniyle Kuzey Kıbrıs’taki GSM operatörünün uluslararası GSM operatörleri Birliği’nin üyesi olamadığını, bu nedenle K.K.T.C. telefon sisteminin Türkiye telefon sistemi üzerinden uluslararası sistemle irtibatlandırıldığını, 1994 yılında ihaleye çıkarılan K.K.T.C. GSM telefon sistemi kurulması, işletilmesi işini ...
Telekom A.Ş.’nin aldığını, yukarıda açıklanan nedenlerle uluslararası irtibatın müvekkil aracılığı ile sağlandığını, davalının aynı ihaleye girmesine rağmen sonuç alamadığını, bu yüzden gazetelere verdiği ilanlarla gerçekleri gizleyerek müvekkilinin vergi kaçakçısı ve haksız kazanç peşinde olduğu iddiasında bulunduğunu ve ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek, 1.000.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yazılarda K.K.T.C.’de kurulu bulunan GSM sistemi ile ilgili açıklamalar olduğunu, davacı ile ilgisi bulunmadığını, bu nedenle davacının aktif dava ehliyeti olmadığını, K.K.T.C.’nin uluslararası alanda tanınmamış olması nedeniyle GSM hizmetlerinin Türkiye üzerinden verildiğini, Türkiye’de ise bu işin davacı ve müvekkil tarafından Türk Telekom A.Ş. ile imzalanan sözleşme gereğince hak ve yükümlülüklerde eşitlik ilkesine göre yürütüldüğünü, ... Telekom A.Ş. ile davacının sözleşmeye aykırı olarak K.K.T.C. GSM operatörlerini 0542 nolu hat üzerinden sağlamasının haksız rekabete yol açtığını, hazineye brüt gelirden % 15 oranında pay ödemesinin de bu şekilde ortadan kaldırıldığını, yazıların gerçekleri ortaya koyduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacının yürüteceği hizmetlerin uluslararası alanda ve T.C..Ulaştırma Bakanlığı nezdinde kabul görmeyeceği, abonelerin bu durumdan zarar göreceğini açıkladığı, açıklama ve açıklama içinde kullanılan sözcüklerde davacının kişilik haklarına saldırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.