11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/5982 E. , 2011/12308 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2008 tarih ve 2006/149-2008/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı ...Ş. ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.10.2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı .... geldiler, davalılardan ... yurtdışı tebligatı yapılmasına rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin de içinde bulunduğu Kombassan Grubu tarafından Almanya başta olmak üzere bir çok ülkede yüksek faiz garantisi ve paraların her istendiği an geri çekilebileceği sözü verilerek bir banka gibi binlerce Türk vatandaşından cami, kahvehane gibi yerlerde mevduat toplandığını, müvekkilinin de davalı şirkete bu nedenle para yatırdığını ileri sürerek, 28.02.2000 tarih itibarı ile kendisine 31.300 DM (16.003 Euro) olduğu bildirilen 25.600,00 YTL'nın davalılardan tahsili ile müvekkiline geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. ve ... vekili, davacının müvekkillerinden Kombassan Holding A.Ş.'nin ortağı olduğunu ve bu şirkete ilişkin elinde hisse senetleri bulunduğunu, TTK 329 maddesine göre, şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete ortak olmak amacıyla para yatırdığı,
TTK'nun 329 maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği,
TTK'nun 405/2.fıkrasına göre de, davacı pay sahibinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket aleyhine açılan davanın esastan, diğer davalı ... ve ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ile davalı ...Ş. ve ... vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dava, anonim şirkete ortak olmak amacıyla verildiği ileri sürülen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da karar vermeye elverişli değildir.
TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler.
Somut olayda davacı taraf davalı şirkete ortak olmak amacıyla kendisinden para alındığını, iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmüştür. Davacı kanıtları arasında sunulan ‘ortaklık durum belgesi’ davalılar ile ilgili bir bilgi içermemekte, davacı kimliği ile bir takım senet numaralarını taşıdığı anlaşılmaktadır. Ancak, davalı şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, davacının davalı şirkete ortak olduğu, 02.03.2000 tarihinde 31.300 DM ödemesi karşılığı 400 adet hisse satın aldığı açıklanmıştır. Davalı şirket kayıtları bir takım eksiklikler içerdiği gibi davacıya ait pay defterindeki hisse değerleri ile tahsil edildiği iddia edilen meblağ arasında tutarsızlıklar bulunmaktadır. Dairemize intikal eden benzer nitelikteki dosyalardan davalı gerçek kişiler hakkında da davacıların dilekçesinde açıklanan eylemleri nedeniyle ceza dosyası bulunduğu bilinmektedir.
Bu durum karşısında, mahkemece, ceza mahkemelerindeki dava dosyalarının kapsamlarının incelenmesi, bu davaya etkileri üzerinde durulması, sonuçlarının beklenmesinin gerekip gerekmeyeceğinin değerlendirilmesi, aralarında SPK ve Ticaret Hukuku alanında uzmanların bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulması, davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak tüm kanıtlar çerçevesinde davacının ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise, primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre, davalı ... ve Kombassan Holding A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.