11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/12772 E. , 2011/14225 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2009 tarih ve 2008/162-2009/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılardan BPB vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.10.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalılardan B.F.B avukatı ... ile davalı ... duruşmaya gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları ve asil dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekilinin davalı banka şubesinde bulunan vadesiz hesabından işlem yapmak üzere davalı ...'ya vekaletname verdiğini, bu davalı vekilin sadakat ve özen borcunu, işi şahsen ifa borcunu, bilgi ve hesap verme yükümlülüğünü ihlal ederek hesapta bulunan 90.000 TL yi kısa sürede 3.kişilere EFT ve havale yapmak başkasını tevkil yetkisi bulunmadığı halde hesapta işlem yapmak üzere 3.kişilere alelade yazılar yazılmak suretiyle hesaptan para çekme yetkisi verme suretiyle, davalı bankanın da bu usulsüz işlemlere göz yumarak paranın hortumlanmasına neden olduklarından, 90.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının bankada bulunan hesabından vekaletnamedeki yetkiye dayanarak diğer davalı ... Alıtnboğa’nın işlem yaptığını, bankaca yapılan işlemlerin hukuka ve banka teamüllerine uygun olduğundan davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 19.07.2005 gün ve 2001/466 E. 2005/412 K. sayılı karar ile davalı ... hakkında açılan davanın tamamı ve davalı banka hakkında açılan dava olayda % 50 oranında kusurlu olduğundan kısmen sorumlu olması nedeniyle bu davalı yönünden kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı BFB vekili tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.11.2007 tarih ve 2006/3977 E. 2007/12432 K.Sayılı ilamıyla "Bilirkişi raporları işlem bazında inceleme içermediği, Yargıtay denetimine elverişli bulunmadığı, hangi işlemi davalı vekilinin bizzat, hangisini 3.kişiyi yetkili kılmak suretiyle yaptığının somut olarak belirtilmediği, davalı ...'nın bankanın çalışanı olduğu belirtilmiş ise de bu konuda somut delil bulunmadığını, bu konuların aydınlanması yönünden yeniden inceleme yapılması" gerekçesiyle bozulmuş, mahkememizce bozma ilamına uyulmak suretiyle ilk bozma ilamında belirtilen işlem bazında yapılan işlemler irdelenmek suretiyle davalı ... nın tam kusurlu olduğu, hesapta bulunan 90.000,00 TL nin tamamından sorumlu olduğu, davalı bankanın ise işlemlerde ayırt edilmek suretiyle sorumlu olduğu miktarın % 50 oranında kusuru olması nedeniyle 40.042,50 TL'den sorumlu olduğu gerekçeleriyle, 90.000,00 TL nin 20.02.2001 tarihinden itibaren T.C.M.B'na bankalar tarafından bildirilen 1 yıllık vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalı Etibank-Bayındırbank-Birleşik Fon Bankasının, kusur oranı dikkate alınarak 40.042,50 TL’lik kısımdan müteselsilen sorumlu olmasına, davalı banka yönünden fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Karar,davalılardan BFB vekilince temyiz edilmiştir.
1.Davalılardan ...'ya yerel mahkeme kararı 28.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen kararın davalı asil tarafından 17.10.2011 tarihli dilekçesiyle temyiz edildiği, süresinden sonra yapılan temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt görmediği gibi harçlandırılmadığı, doğrudan doğruya Dairemiz Başkanlığına hitaben verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ...'nın temyiz istemli dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı bankanın temyizine gelince; dava hesaptaki paranın davalı ...'in vekalet yetkisini kötüye kullanarak, davalı bankanın ise usulsüz işlemlere göz yumarak çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı tarafından ...'ya verilen 23.02.2000 tarihli vekaletnamenin kapsamında davacıya ait tüm hesaplardan dilediği an ve zamanda, dilediği miktarda para çekip yatırmaya, ahzu kabza, sulh ve ibraya, imzalanması gereken tediye, tahsil fişi ve tüm muamelatı imzalama, TC hudutları dahilinde faal bulunan bilumum banka şubelerinde tam yetki ile temsil yetkileri verilmiş olup her ne kadar vekaletname kapsamında alt vekil tayin yetkisi yok ise de,davaya konu işlemler alt vekil tayin suretiyle değil doğrudan doğruya vekil tarafından 3.şahıslara yapılan EFT ve havale işlemleri olup vekilin asil tarafından verilen yetkilerinin kapsamında bulunan iş ve işlemlerdendir.Özelllikle vekilin ahzu kabz ve tam yetki ile vekil tayin edilmesi dikkate alındığında varılan bu sonuç tereddütsüz biçimde ortaya çıkmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporlarına dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı banka yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ....:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ...'nın temyiz istemli dilekçesinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Bayındırbank A.Ş.'ne verilmesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.