Esas No
E. 2013/3089
Karar No
K. 2013/18383
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2013/3089 E.  ,  2013/18383 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2012 tarih ve 2012/260-2012/322 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılında davalı bankada hesap açtırmak istediğini, hesap açtırırken banka personelince, bankaya yatırılan paranın bankanın güvencesinde olduğu belirtilerek Off Shore hesabı açılması yönünde müvekkilinin ikna edildiğini, müvekkilinince en son 18.04.2003 tarihinde 91 gün vadeli olarak 820.003,10.TL 'nin bankaya yatırıldığını, bankaca verilen evrakta müvekkilinin faizli bakiyesinin 932.444,62 TL olduğunu, ancak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun 03.07.2003 tarihli kararı ile İmar Bankası'nın işlem yapma ve mevduat kabul etme yetkisinin kaldırıldığını, müvekkilinin bankaya müracaatı üzerine hesabın İmar Bank Off Shore Ltd. Şti. nezdindeki hesaba ilişkin olduğu, yurtdışında kurulu bir banka olup, TMSF'nin yetki ve sorumluluk alanı dışında bulunduğu belirtilerek talebin reddedildiğini, müvekkilinin 14.06.2010 tarihinde iflas masasına alacak kaydı için müracaat ettiğini, 25.08.2011 tarihli yazı ile müvekkilinin alacak kayıt talebinin de reddedildiğini,davalı bankanın müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin İmar Bankası'na yatırmış olduğu 932.444,62 TL mevduatın vade başı olan 18.04.2003 tarihinden itibaren uygulanacak ticari avans faizi de ilave edilerek bulunacak tutarın şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının daha önce müflis banka iflas masasına 14.06.2010 tarihinde alacağını kayıt talebinde bulunduğunu, bu talebin iflas idaresi tarafından 25.08.2011 tarihli kararla reddedildiğini, sözkonusu kararın davacıya 04.10.2011 tarihinde tebliğ edildiğini, süresi içerisinde kayıt-kabul davasının açılmadığını, huzurdaki davanın ancak kayıt-kabul davası olarak görülebileceğini, bu hususun bir dava şartı olduğunu, hak düşürücü 15 günlük süre içerisinde dava açılmadığını,, müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava dilekçesinde, davacının 18.04.2003 tarihinde İmar Bank Off Shore Ltd. Şti.'ne hesabına yatırdığı para miktarı ve bunun faizli bakiyesi açıkça gösterilmiş olmasına rağmen kısmi dava açıldığı, oysa HMK'nın 109/2.maddesinde, "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz." ./. -2- denildiği, dava açılırken, talep konusunun artan kısmından açıkça feragat edilmediğine göre, dava tarihinden önce yürürlüğe giren HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava açılmasının hukuken mümkün olmadığı, Kanunla açıkça yasaklanmış bir dava açıldığına göre, davacı vekiline dilekçesini düzeltmesi hususunda süre verilmesinin de mümkün olmadığı, İcra İflas Kanunu'nun 223 ve devam eden maddeleri gereğince, müflis davalı hakkında ancak iflas masasına müracaat edildikten sonra kayıt kabul davası açmak mümkün olup, davacının aynı alacak ile ilgili daha önce müracaatı üzerine iflas masasınca talebinin reddedildiği, red kararının tebliğden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nın 115.maddesi gereğince usul yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın süresi içinde açılmamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog