11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/10749 E. , 2011/14615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2008 gün ve 2004/516-2008/563 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/03/2011 gün ve 2009/4180-2011/2836 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında acentelik sözleşmesi ve cari hesap sözleşmesinin bılunduğu, 07/10/2003 tarihinde mevcut ticari ilişkinin sona erdirildiğini, davacının 07/10/1999 - 07/10/2003 dönemine ilişkin olarak hakediş bedellerinden kendisine eksik ödeme yapıldığı, sözleşmenin feshinden sonra işyerinde bulunan demirbaşlara davalı tarafından el konulduğunu ve işyerinde kalıcı ve zorunlu imalatın kaldığını, ayrıca müvekkilinin davalıdan alacaklı olması nedeniyle, davalıya teminat olarak verilen rakam hanesi boş imzalı senedin de davalıdan alınarak müvekkiline verilmesi gerektiğini ileri sürerek, teminat senetlerinin iadesine, cari hesap sözleşmesinin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile toplam 25.000.000.000 - TL ( cari hesaptan kaynaklanan alacak için 15.000.000.000 - TL+ demirbaşlardan kaynaklanan alacak için 10.000.000.000 TL)nin 07.10.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiş, 18.09.2006 havale tarihli ıslah dilekçesi ile cari alacakları için istemlerini 110.000.000.000 - TL ye, demirbaşların bedeli için istemlerini 20.000.000.000 - TL çıkardıklarını belirtmişitir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.