11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/9747 E. , 2011/14104 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/04/2009 gün ve 2007/558-2009/193 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.03.2011 gün ve 2009/10095-2011/2955 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan internet yoluyla 24.04.2007 tarihinde 5 ayrı işlemle toplam 44.500,00 YTL’nin tanımadığı üçüncü kişilerin hesabına aktarıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın hesaptan çekildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şifrenin özenle saklanması yükümlülüğünün davacıda olduğunu, bu nedenle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, bankanın sisteminden kaynaklanan bir zarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı ile internet bankacılığı sözleşmesi imzalayan davalı bankanın TTK’nun 20. maddesi gereğince gerekli güvenlik tedbirlerini almakla yükümlü olduğu, para transferleri için cep şifre kullanımını zorunlu hale getirmeyen, müşterinin isteğine bırakan bankanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğinden kusurlu bulunduğu, davalı bankanın internet bankacılığında kullanılan erişim mekanizmasını daha güvenli hale getirecek teknolojiler kullanarak yaşanan problemleri önlemesi mümkün olabilecekken gerekli önlemleri almayarak objektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, davacının kusuru bulunmayıp tüm kusurun davalı bankada olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.