Esas No
E. 2010/4778
Karar No
K. 2011/15873
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/4778 E.  ,  2011/15873 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Tuzla Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2009 tarih ve 2008/628-2009/774 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin sigortalısına ait malların davalılardan Türker Uluslararası Nak.İth.Tic.A.Ş tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında hasarlandığını, diğer davalının davalı Türker Uluslararası Nak.İth.İhr.ve Tur.Tic.AŞ'nin sigortacısı olduğunu, hasar sebebiyle müvekkilinin sigortalısına 2.942,90 TL ödeme yaptığını, ileri sürerek 2.942,90 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı Euroka Sigorta A.Ş vekili, yetki ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının sigortalısının dava konusu malları kayıtsız ve şartsız kabul ettiğinden davacının TTK 778. maddesi gereğince işbu davayı açma hakkı olmadığını,yükleme sırasında hasara uğrayan malın istifleme ve yüklemesinin gönderici firma tarafından yapıldığını, bu nedenle ne müvekkilinin ne de müvekkili şirketin sigortalısı olan diğer davalının hasardan CMR 17.maddesi gereğince sorumlu olmadıklarını,talep edilen miktarın fahiş olduğunu, zarar miktarının CMR 23. maddesine göre hesaplanması gerektiğini, müvekkili tarafından diğer davalı ile imzalanan sigorta sözleşmesine göre 265.00 Euro muafiyet uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, yetki ve zamanaşımı itirazları olduğunu, davacının dava konusu hasarın neden meydana geldiğini belirtmediğini,hasara ilişkin olarak davacı tarafından gönderilen rücu talep yazısında, çeşitli malların kaybolduğunun belirtildiğini, hasar ve sorumluluğun tespitine yönelik davacı tarafından gönderilen herhangi bir belge bulunmadığı gibi, hasar tutanağı, hasarın neden meydana geldiğini gösteren henhangi bir incelemenin de bulunmamasına göre müvekkilinin kusurlu olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, CMR 30/1. maddesine göre davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle tazminat talep edemeyeceğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, zarar miktarının CMR 23. maddesine göre hesaplanması gerektiğini, CMR 23/3. maddesine göre müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, CMR 27. maddesi gereğince talep edilebilecek faiz oranının %5'ten fazla olamayacağını ayrıca meydana gelen hasardan CMR sigortacısı olan diğer davalının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı Türker Uluslararası Nak.İth.İhr. Ve Tur.Tic. A.Ş'nin gerekli önlemleri ve tedbirleri almadığından hasarın meydana geldiği, davalının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle, 2,942,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı vekillerince temyiz edilmiştir.

Dava,nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkin olup mahkemece, yüksek makina mühendisi bilirkişinin raporu benimsenip hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı gerekçelerle hüküm tesis edilmiştir. Dava konusu taşımanın, İtalya'dan Türkiye'ye kara yolu ile taşıma olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Ülkemiz 30.05.1995 tarihinde CMR Konvansiyonu'nu kabul etmiş ve anılan Konvansiyon hükümleri bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C Anayasası'nın 90.maddesinin son fıkrası hükmünde “Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir.” düzenlemesi mevcuttur. TTK' nun taşımaya ilişkin hükümleri hala yürürlükte ise de, uluslararası taşımalar bakımından daha sonra yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu'nun öncelikli olarak uygulanması gerektiği halde, anılan Konvansiyon hükümleri değerlendirilmeden, makina mühendisi bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde, mahkemece, uluslararası taşıma konusunda uzman bilirkişi kurulundan, CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yetersiz incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar lehine BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/11/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.778
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.