11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/4794 E. , 2010/10951 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.03.2008 tarih ve 2007/16 - 2008/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan ve 30.04.2004 tarihinde başlayıp, 30.04.2008 tarihine kadar devam edecek olan “kullanım hakkı ve hizmet sözleşmesi” uyarınca kopyalama sisteminin müvekkili tarafından davalının kullanım ve hizmetine sunulmuş olduğunu, ancak davalının 01.12.2004 tarihi itibariyle tahakkuk etmiş ve faturalandırılmış bulunan 3.769,00 YTL borcunu ödemediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin 24. maddesi uyarınca tahakkuk eden 10.384 Euro cezai şart bedelini ödemesi gerektiğini ileri sürerek, anılan cezai şart miktarının davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre cezai şart bedelinin ancak sözleşmenin feshi halinde istenebileceğini, davacının akdi feshetmediğini, bu nedenle cezai şarta yönelik alacak isteminin geçerli olmadığını, ayrıca müvekkilinin davacıya borcunun da bulunmadığını, davacının sözleşmeye aykırı davranmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sözleşmeyi feshetmeden halen ihtilaflı olan fatura alacağından dolayı davalıdan cezai şart talep etmesinin sözleşmenin 19. maddesi uyarınca mümkün olmadığı, davacının ne dava tarihinden önce ne de dava dilekçesinde sözleşmeyi fesih iradesini ortaya koymadığı, bu durumda cezai şart isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.