11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/3184 E. , 2011/14984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 tarih ve 2007/278-2009/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 07.04.2000 tarihli müzik eserleri yerel yayın izni sözleşmesi imzalandığını, buna göre davacının üyesi olan sanatçıların eserlerini davalı ... da yayınlanacağı, buna karşılık her ay brüt reklam gelirinin belli bir oranı tutarında mali hak bedeli ödeyeceğini, ancak davalının sözleşmeden doğan edimini yerine getirmediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını, % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kayıtlarında adı geçen sözleşmeye rastlanmadığını, yaptıkları sözleşmeler dolayısıyla davacıya borçları olmadığını savunarak, davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının 1.523,78 USD toplam borcu bulunduğu, icra inkar tazminatının asıl alacak üzerinden belirleneceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, ana paranın % 40'ı üzerinden 425,20 USD icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, FSEK’dan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı taraf icra takibinde asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş, yapılan yargılama sonucunda icra takibinde talep edilen tüm alacak kalemlerinden davalının sorumlu olduğu belirlenmiştir. Bu itibarla mahkemece, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi gereğince hükmolunan miktar üzerinden icra inkar tazminatına karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle asıl alacak üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.