11. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/4339
- Karar No
- 2010/11072
- Karar Tarihi
- 01.11.2010
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
11. Hukuk Dairesi 2009/4339 E. , 2010/11072 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Gördes Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.01.2009 tarih ve 2008/117 - 2009/1 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İtiraz eden vekili, davalının, müvekkil bankayla maaş ödemesi sözleşmesi yaptığını, maaşlarını ATM cihazının arızalı olması nedeniyle alamadığını belirterek tüketici hakem heyetine şikayette bulunduğunu, heyet tarafından ATM cihazının başına banka tarafından görevli tayin edilmesine, gerekli tedbirlerin alınmasına, tedbir almadığı takdirde yasal yollara başvurulmasına karar verildiğini, tüketici hakem heyetinin yetkili ve görevli olmadığı konuda karar verdiğini, bankanın ATM cihazına gerekli bakımı yaptığını ileri sürerek, tüketici hakem heyeti kararının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcı arasında çıkan uyuşmazlıkları çözme görevinin tüketici hakem heyetlerine ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 4077 sayılı Kanun’un 22. maddesinde, muayyen bir parasal değerin altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerinin görevli olduğu, bu şekilde verilen kararların ilamlar biçiminde icra olunacağı, parasal değerin üzerindeki uyuşmazlıklarda ise heyetin vereceği kararın ancak tüketici mahkemelerinde delil olarak ileri sürülebileceğinin düzenlendiği, dava konusunun ise parasal değerle ölçümünün olanaksız olduğu, heyet kararının icrai kabiliyetinin bulunmadığı, delil olarak ileri sürülebileceği, bu şekildeki kararın iptalini istemekte hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Dava, mevduat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, TTK’nun 4. maddesine göre mutlak ticari davalardandır. Bu itibarla, tüketici hakem heyetinin böyle bir uyuşmazlıkta karar verme yetkisi mevcut değildir. O halde mahkemece, tüketici hakem heyeti kararının iptaline karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.