Esas No
E. 2021/1908
Karar No
K. 2024/568
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1908

KARAR NO: 2024/568

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/03/2021

NUMARASI: 2018/532 Esas - 2021/201 Karar

DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Hisse Senedi İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/04/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Tic. Ltd. Şti'nin %99 hissesine sahip iken, davalı ile 07/12/2005 tarihinde şahitler huzurunda yapılan sözleşme çerçevesinde hissesinin %70'ini davalıya devrettiğini, sözleşmenin 3. Maddesine göre davalının bu hisse devrinin karşılığında şirket bünyesinde, ... Mah. ... Cad. N... adresinde bulunan arsaya katlı otopark yapacağını ve emaneten verilen çeki müvekkilinden geri alacağını, davalının yıllar içerisinde katlı otopark inşaatını yapmadığını ve kendisine fazladan verilen %20 hisse devrinin hukuken karşılığının kalmadığını, davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, ihtarname ile %20'lik hisse devrinin müvekkiline yapılmasının talep edildiğini ve 4 ay geçmiş olmasına rağmen hisse devrinin yapılmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğraması nedeni ile davanın açıldığını, ...Tic. Ltd. Şti'nin halen %30 davacı hissesi ile, %70 davalı hissesinden, davalı uhdesinde fazladan bulunan %20'lik hissenin, sözleşme yükümlülükleri yerine getirilmediğinden davalıdan alınarak davacıya ait %30'luk hisseye eklenmesini, taraf hisselerinin %50-%50 olarak tespit ve tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın tüm beyanlarının dayanaksız ve yanlış olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini, müvekkilince, sözleşmenin; 1inci maddesi kapsamında, ...Ltd Şti'nin davacı ...'a ait %69 asil hisse ile dava dışı ...'a ait %1 hissenin davalı adına devir ve tescil edilmesiyle karşılığında davalının 235.000,00-TL nakit ve 150.000,00-TL çek olmak üzere toplamda 385.000,00-TL ödeme yapması hususunda anlaşıldığını, bu kapsamda davalının belirtilen çeki davacı lehine keşide ettiğini, 235.000,00-TL tutarındaki nakit bedelinin de derhal ve defaten ödendiğini, 21.12.2005 tarihinde yayımlanan 6547 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği üzere dava konusu hisseleri ihtilafsız iktisap edildiğini, sözleşmenin 2nci maddesinde yer alan çek bedelinin tahsil edilmeden muhafaza edilmesi şartı doğrultusunda müvekkilinin davacı ...’a aylık bazda 1.600,00-TL olmak üzere toplam 19.505,00-TL ödeme yaptığı ve bu ödemelere ilaveten muhtelif tarihlerde davacı lehine toplam 40.000,00-TL ödeme yaptığını, 3üncü maddesinde belirtilen katlı otopark inşaatının bizzat davacının kusuru ve engellemeleri sonucunda inşaata fiilen başlanılmadığını, 4üncü ve 5inci maddelerinde belirtilen hususların davacı tarafça yerine getirilmediğini, sözleşme gereği otopark işletmesinin davacıya bırakıldığı ve şirket kâr payı karşılığı olarak 2009 Ağustos ve 2010 Nisan aralığında müvekkile ödenmesi gereken 28.160,00-TL tutarın ödenmediğini, 6ncı maddede yer alan hususlarla ilgili davacı ile görüşmeler yapıldığını, ancak müvekkil tarafından davacıya ödenen paraların iade edilmemesi nedeni ile %20’lik hisse devrinin yapılmadığını, davaya konu çekin yahut bedelinin de alınamadığını, sözleşmenin imzalandığı 07.12.2005 tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Ticaret Kanunu'nda yer alan maddeler uyarınca ibraz süresi bitiminden itibaren 3 yıl geçtiği için zamanaşımına uğradığını, müvekkili tarafından keşide edilen 30.06.2006 vade ve ... nolu 150.000,00-TL tutarındaki çeke bağlı her türlü hak ve alacak talebinin kesin olarak zamanaşımına uğradığını ve bu çeke dayalı hiç bir ödemeye zorlanamayacağını, sözleşmenin ortaklık ilişkisinden kaynaklanan bir borcu düzenlediğini, hisse devrine ilişkin olduğunu, TBK’nunda düzenlenen özel borç ilişkilerinin en başında yer alan sözleşmenin, kendi özel hükümleri dışında genel hükümlere tabi olduğunu, ortaklar arasındaki anlaşmazlıklara ve tarafların borçlarına 5 yıllık genel zamanaşımı hükmünün uygulanması gerektiğini ve sözleşmeden kaynaklanan her türlü hak ve alacak talebinin zamanaşımına uğradığının açık ve net olduğunu, iktisap ve hak sahipliği bakımından ise, müvekkilinin davacıya aylık bazda 1.600,00-TL olmak üzere toplam 19.505,00-TL ödeme ve ilaveten muhtelif tarihlerde toplam 40.000,00-TL ödeme yaptığını, ayrıca şirket kâr payı karşılığı olarak 2009 Ağustos ve 2010 Nisan aralığında müvekkile ödenmesi gereken 28.160,00-TL tutarın davacıya bırakıldığını, davacının 2016-2018 Ocak ayı arasında kendi ısrarı ile otopark işletmeciliğini üstlendiğini ve bu dönemde ...-Maliye ve Fatih Belediyesine borçlanmasına sebep olduğu gibi ödediğini beyan ettiği paraları ödemeyip zimmetine geçirdiğini, bu borçlar sebebiyle, işletmenin kiracısı olduğu ... Genel Müdürlüğü’nün işletme aleyhine icra takibi başlattığını ve ilgili borç tutarının tamamının müvekkil tarafından ödendiğini, işletme kasasından ödenmesi gereken 107.231,56-TL kira, 2.782,71-TL vergi ve 941,70-TL sigorta bedeli olmak üzere toplam 110.955,97-TL ödemenin müvekkil tarafından yapıldığını, açıklanan nedenlerle zamanaşımı itirazlarının geçerli olmayacağı düşünüldüğünde dahi müvekkilinin %20’ lik hisseyi değerinin üzerinde çoktan satın aldığını ve huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini, tamamen haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava, hisse devir sözleşmesinin iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık;

Davacı tarafın hisse tescil talebinin zamanaşıma uğrayıp uğramadığı, davalı tarafça hisse bedelinin davacı tarafa ödenip ödenmediği, davacı tarafın tescil talebinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır. Davacı ile davalı arasında 07.12.2005 tarihinde sözleşme yapıldığı, sözleşme altındaki imzaların inkar edilmediği, sözleşmenin 1inci maddesinde davalı ... dava dışı ... Ltd. Şti'ne ait ...'ın %69 asil hissesine ve ...'ın %1 hissesine vekil olarak toplam %70 hisse mukabilinde ...'a 235.000-TL nakit ve 150.000-TL bedelli 30.06.2006 vadeli ... Aksaray Şubesi ... nolu hesaba ait ... nolu çek ile ödeme yapacağının, bu çekin tahsil edilmeden muhafaza edildiği süre içinde ...'un ...'a (gelir muadili olarak) her ayın son gününde 1.600-TL ödeyeceğinin, şirket bünyesinde ... Mahallesi ... Caddesi No: ... adresinde (keşif esnasında numaranın 75 olarak değişmiş olduğu anlaşılmıştır) yapılması planlanan katlı otopark inşaatı harcamaları başladığında, ...'ın %30 hissesine mukabil payına düşen ödemelerinin de 150.000-TLlik çek tutarına mahsuben bu miktar bitene kadar, ... yapacağı, bu mahsup edilen harcamalar oranında 1.600-TLlik aylık gelir muadili ödemesinde azalma olacağının, inşaat harcamalarının %30'unun 150.000-TL olduğunda, bahse konu çekin ... iade edileceğinin, şirkete ait otoparkın gelirlerinin ay sonunda hisse oranında nakit olarak paylaşılacağının, herhangi bir sebeple, inşaatın yapımının gerçekleşmediğinde, ... bu sözleşmeden doğan hakla, %50 eşit ortaklık için, 40.000-TL ve şirketin %20 hissesini ...'a vererek bahse konu 150.000-TLlik çekini geri alabileceğinin, ayrıca bu süre içinde 1.600-TL aylık gelir payına münhasır ...'a ödenmişler tutarı ile otopark gelirlerinin yine bu süre içindeki %20 hisse tutarı bu düzenleme esnasında karşılıklı değiştirileceğinin düzenlendiği, Bakırköy ... Noterliği'nin 23.01.2018 tarihli ve ... sayılı yevmiye ile ... tarafından davalı ... ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede, yukarıda değinilen sözleşme şartlarının yerine getirilerek muhatabın sözleşmede belirtilen inşaatın yapılmadığı, muhatabın 10 gün içinde sözleşme gereği %20 hissesinin devir ve tescili için gereken hukuki işlemleri yapması gerektiğinin ihtar edildiği, Sözleşme tarihinin 07.12.2005 olduğu, sözleşme gereği keşide edilen ihtarname tarihinin 23.01.2018 tarihi olduğu, Türk Borçlar Kanununun 146ncı maddesinde "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." hükmünün olduğu, dolayısıyla 10 yıl geçmekle davacının taleplerini ileri sürecek zamanaşımının dolmuş olduğu, davalının zamanaşımı def'inde ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğu, bundan dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçe içermeyen bu kararı tam üç ayda yazdığını, davanın bütün safahatının karara geçirilerek 4 sayfa karar yazıldığını, fakat son sayfada zaman aşımından davanın reddedildiği söylenerek buna ilişkin tek satır gerekçelendirme bile yapılmadan üç ay sonunda ancak karar yazıldığını, gereksiz yere dosya kapsamının karara 4 sayfa yazılacağına ret sebebi gösterilen zaman aşımının gerekçesi yazılmış olsaydı daha iyi olacağını, davalarının konusunu teşkil eden 07/12/2005 tarihli sözleşmenin taraflar arasında yapılmış bir akdi sözleşme olduğunu, tarafların ilişkisinin devam ettiğini, yürürlükte olan cari bir sözleşme olduğunu, bu sözleşme bitmeden adi ortaklık fesih ve tasfiye edilmeden zaman aşımının başlayamayacağını, bu sebeple zaman aşımına ilişkin tek bir cümle gerekçe yazılmadan yazılan gerekçeli kararın en başta bu sebeple kabul etmediklerini, hukuka, Kanunlarımıza ve içtihatlara açıkça aykırı olduğunu, davanın taraflar arasındaki 07/12/2005 tarihli sözleşmenin 6. maddesine ilişkin olduğunu, davalı tarafın almış olduğu hisse senetlerine karşı katlı otopark inşaatı yapacak olması olduğunu, davalı tarafın bu kadar zaman zarfında katlı otoparkı yapmadığını, kendisine ihtar edildiğini, yine yapmayınca haksız ve sebepsiz yere almış olduğu hisseleri iade etmesi için huzurdaki davanın açıldığını, davalı tarafın sözleşme ile kabul ettiği otopark inşaatını başlatmadığı gibi buna ilişkin bir sebep dahi ileri sürmediğini, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmenin 6. maddesini işleterek vermiş bulundukları hisselerin iadesini bu dava ile talep ettiklerini, bahse konu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan 30/06/2006 tarihli 150.000,00 TL'lik çekin, davalı ...'tan nakden ödenmek üzere alınmış bir çek olmadığını, verilen %20 şirket hissesinin teminatı olduğunu, davalı tarafın kafa karıştırmak, mahkemeyi oyalamak amacıyla bir yığın asılsız ve geçersiz iddialar da bulunduğunu, oysa sözleşmenin çok açık ve net olduğunu, inşaat yapılmadığı halde %20 hissenin iade edilmediğini, gerçek dışı umutlar ile oyalanılmış ve bunun nihayet bir oyalama olduğu anlaşılınca davanın açıldığını, açtıkları davada hiçbir şekilde çekin karşılığında para taleplerinin olmadığını, sözleşmenin 6. maddesi gereği sadece %20 hissenin iadesinin istendiğini, davalı tarafın mahkemeyi yanıltma konularından birisinin de aylık 1.600,00 TL ödemenin çeke karşılık/mahsuben yapıldığı beyanları olduğunu, gelirden 1.600,00 TL pay alacak olan davacı için %70 ve %30 hisselerin dışında ortaklık gelirinin paylaşımına ilişkin olduğunu, çeke karşılık verilmediğini, davalı tarafın davanın her safhasında mahkemeyi yanıltmayı, hukukun arkasından dolanmayı bir metot olarak benimsediğini, bütün dilekçelerinde bunları ortaya koyduğunu, bir türlü ortaklık sözleşmesinin hükümlerine uygulamaya her nedense yanaşmadığını, yerel mahkemenin sözleşme gereği yapılmayan katlı otoparkın bulunduğu mahalde keşif yaptığını, dört bilirkişinin bulunduğu bir detaylı raporun ortaya çıktığını, konusunda uzman olan dört bilirkişinin keşif mahallinde sözleşme gereği yapılacak olan katlı otoparkı göremediğini, altınca maddeye uyulmadığını tespit ettiğini, inşaat yapma borcunun yerine getirilmediğini rapora yazdıklarını, yedi sayfalık bu raporun davacı taraf olarak en büyük delilleri olduğunu açıkça belirttiklerini, davanın zaman aşımından ret edildiğini, buna ilişkin tek satır gerekçe yapılmadığını, üç yıl süren davanın hakkının verilmediğini, haksız, hukuksuz, mesnetsiz bir zaman aşımı icat edilerek adaletsiz bir sonuca ulaşıldığını ve davalı tarafın hukuki menfaatleri açıkça çiğnediğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür.

GEREKÇE

Dava; taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesindeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi iddiası ile açılan limited şirket hisse tespit ve tescil davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş, davacı vekilince süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Taraflar arasındaki 07/12/2005 tarihli adi yazılı sözleşmenin 1. maddesinde davalı ... dava dışı ... Ltd. Şti'ne ait ...'ın %69 asil hissesine ve ...'ın %1 hissesine vekil olarak toplam %70 hisse mukabilinde ...'a 235.000-TL nakit ve 150.000-TL bedelli 30.06.2006 vadeli ... Aksaray Şubesi ... nolu hesaba ait ... nolu çek ile ödeme yapacağı, bu çekin tahsil edilmeden muhafaza edildiği süre içinde ...'a (gelir muadili olarak) her ayın son gününde 1.600-TL ödeyeceği, şirket bünyesinde ... Mahallesi ... Caddesi No: ... adresinde yapılması planlanan katlı otopark inşaatı harcamaları başladığında, ...'ın %30 hissesine mukabil payına düşen ödemelerinin de 150.000-TLlik çek tutarına mahsuben bu miktar bitene kadar, ... yapacağı, bu mahsup edilen harcamalar oranında 1.600-TLlik aylık gelir muadili ödemesinde azalma olacağı, inşaat harcamalarının %30'unun 150.000-TL olduğunda, bahse konu çekin ... iade edileceği, şirkete ait otoparkın gelirlerinin ay sonunda hisse oranında nakit olarak paylaşılacağı, Herhangi bir sebeple, inşaatın yapımının gerçekleşmediğinde, ... bu sözleşmeden doğan hakla, %50 eşit ortaklık için, 40.000-TL ve şirketin %20 hissesini ...'a vererek bahse konu 150.000-TLlik çekini geri alabileceği, ayrıca bu süre içinde 1.600-TL aylık gelir payına münhasır ...'a ödenmişler tutarı ile otopark gelirlerinin yine bu süre içindeki %20 hisse tutarı bu düzenleme esnasında karşılıklı değiştirileceği düzenlenmiştir.Hisse devrinin İstanbul .... Noterliğinin 07/12/2005 tarih ve ... yevmiye nolu hisse devir sözleşmesi ile devir ve temlik edildiği, Ticaret Sicil Gazetesinin 21/12/2005 tarihli gazetesinde ilan edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla taraflar arasında geçerli bir hisse devir sözleşmesinin varlığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.Davacının davadan önce Bakırköy ... Noterliği'nin 23/01/2018 tarihli ve ... sayılı yevmiye ile davalıya ihtarname keşide edildiği, ihtarnamede, sözleşme şartlarının yerine getirilerek muhatabın sözleşmede belirtilen inşaatın yapılmadığı, muhatabın 10 gün içinde sözleşme gereği %20 hissesinin devir ve tescili için gereken hukuki işlemleri yapması gerektiğinin ihtar edildiği, görülmüştür.Davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuş olup mahkemece davanın TBK'nın 146. maddesi gereğince ihtarname tarihi gözönüne alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Taraflarca sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 126/1-4. bendinde, ticari olsun olmasın bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmışbulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri, temsilcileri, murakıplariyle şirket veya ortaklar arasındaki davalar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu hükmün uyuşmazlıkta uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması, uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı durumda hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekecektir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında 07/12/2005 tarihli sözleşmede hisse devri sonrasında gerçekleştirilecek katlı otopark inşaat yapımı işi ve %20 hissenin iadesine ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Bu halde mülga Borçlar Kanunu'nun 126. (TBK'nın 147/4.) maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden uyuşmazlıkta 5 yıllık zamanaşımının uygulanması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği itibari ile dava 6098 sayılı TBK'nın. 146. (818 sayılı B.K 125) maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı suresine tabidir.Ayrıca sözleşmede vadenin belirlenmediği dolayısıyla muacceliyet davacının dava öncesinde davalıya gönderdiği ihtarname ve sözleşmede belirtilen çekin 30/06/2006 keşide tarihine göre 3 yıl sonra 30/06/2009 tarihinde oluştuğu ve gerek çekin keşide tarihi gerekse ihtar tarihi itibariyle 10 yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.18/04/2024

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 818 sayılı Borçlar Kanunu 6547 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği üzere dava konusu hisseleri ihtilafsız iktisap edildiğini, sözleşmenin 2nci maddesinde yer alan çek bedelinin tahsil edilmeden muhafaza edilmesi şartı doğrultusunda müvekkilinin davacı ...’a aylık bazda 1.600,00-TL olmak üzere toplam 19.505,00-TL ödeme yaptığı ve bu ödemelere ilaveten muhtelif tarihlerde davacı lehine toplam 40.000,00-TL ödeme yaptığını, 3üncü maddesinde belirtilen katlı otopark inşaatının bizzat davacının kusuru ve engellemeleri sonucunda inşaata fiilen başlanılmadığını, 4üncü ve 5inci maddelerinde belirtilen hususların davacı tarafça yerine getirilmediğini, sözleşme gereği otopark işletmesinin davacıya bırakıldığı ve şirket kâr payı karşılığı olarak 2009 Ağustos ve 2010 Nisan aralığında müvekkile ödenmesi gereken 28.160,00-TL tutarın ödenmediğini, 6ncı maddede yer alan hususlarla ilgili davacı ile görüşmeler yapıldığını, ancak müvekkil tarafından davacıya ödenen paraların iade edilmemesi nedeni ile %20’lik hisse devrinin yapılmadığını, davaya konu çekin yahut bedelinin de alınamadığını, sözleşmenin imzalandığı 07.12.2005 tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu TBK md.146 HMK md.355 HMK md.362 HMK md.353 K818 md.355 TBK md.147/4
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.