Aramaya Dön

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

Esas No
E. 2023/728
Karar No
K. 2024/333
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/728 Esas
KARAR NO: 2024/333
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/09/2023
KARAR TARİHİ: 08/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin tekstil kimyasalları, gıda kimyasalları vb. üretimi yaptığını, davalının ise tekstil sektöründe hizmet verdiğini, nitekim tarafların arasındaki ticari ilişkinin göstergesi niteliğindeki müvekkili tarafından düzenlenen fatura örneklerinin ve cari hesap dökümünün işbu dilekçenin ekinde sunulduğunu, 20.07.2023 tarihli cari hesap dökümünde görüldüğü üzere davacı müvekkilinin, davalıdan 137.452,73-TL bakiye cari hesap alacağı bulunduğunu, söz konusu bakiye cari hesap alacağı nedeniyle İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyası ile 7 Örnek takibi başlatıldığını, davalı tarafın kötüniyetli olarak zaman kazanmak amacıyla tüm borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiğini, davalı borçlunun şirket alacaklılarına karşı ödeme güçlüğüne düşmesi sebebiyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile konkordato başvurusunda bulunduğunu, mahkemenin konkordatonun tasdikine karar verdiğini ve davada müdahil olmaları sebebiyle borçlu tarafından 03.03.2023 tarihinde 7.632,12 TL, 16.06.2023 tarihinde 7.632,12 TL kısmi ödeme yapıldığını, dava neticesinde verilen konkordatonun tasdiki kararının dosyadaki bir kısım taraflarca istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile yerel mahkeme kararının re'sen kaldırılmasına ve davacının konkordato talebinin reddine karar verildiğini, davalı tarafın kötüniyetli olarak zaman kazanmak amacıyla tüm borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiğini, ticari dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını, davalının tarafı olduğu ticari ilişkiden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, davalının, davaya konu alacağa ilişkin daha önce konkordato sürecinde yaptığı kısmi ödemenin borcu kabul ettiğinin ispatı olduğunu belirterek, haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun asıl alacak üzerinden%20'dan aşağıda olmamak üzere icra ve inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkete böyle bir borcu olmadığını, müvekkili şirket ile alacaklı görünen şirketin cari hesapta mutabık olmadıklarını, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinde müvekkilinin borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını, bu nedenle itiraz edildiğini, mahkemece dosyanın toplanan tüm delillerle birlikte bilirkişiye gönderilmesi ve bilirkişi raporu hazırlanması gerektiğini, cari hesaplarla ilgili bilirkişi raporu alınması gerektiğini, alınan raporun hükme elverişli olması ve ayrıntılı olması gerektiğini belirterek, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

20.07.2023 tarihli cari hesap dökümü, tarafların ticari defter ve kayıtları, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyası Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 02.04.2024 tarihli bilirkişi raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali davasıdır. İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve itirazın karşı tarafa tebliğ edilmediği, süresinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. 6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi uyarınca mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya tarafların birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerini ibraz eden tarafın sunmuş olduğu defterlerin delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir. Bu şartları bulunması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği takdirde incelenen ticari defter ve kayıtları sahibi lehine delil olarak kabul edilir.

Dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı açık hesaba dayalı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davası olduğundan ve her iki tarafta tacir olduğundan taraflara icra takibine konu cari hesap nedeni ile alacak ve borç durumunun tespiti bakımından ticari defterlerini sunmaları yada bulundukları yeri bildirmeleri için ihtarlı davetiye çıkarılmış ve ihtarat yapılmış, taraflarca ticari defterlerinin bulunduğu yer bildirilmiştir.

Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 02.04.2024 tarihli raporda; davacının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olduğu, söz konusu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, davalının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait büyük defter ve yevmiye defterinin e-defter olduğunu, söz konusu ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, inceleme kapsamı ile sınırlı olmak üzere defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, tarafların defter kayıtlarına göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 yılından önce başladığı ve cari hesap şeklinde yürütüldüğü, her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının davalıdan 137.378,23 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere tarafların ticari defterlerinin lehe delil niteliğinin bulunduğu ve her iki tarafın ticari defterlerine göre davacının davalıdan 137.378,23 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla bu tutar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan itirazın iptaline konu icra takibi nedeniyle 74,50 TL icra dosya masrafının icra dosyasından tahsil edileceği de dikkate alınarak bu yöndeki ticari kayıtlardaki tutar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Her ne kadar davalı taraf yemin deliline dayanmış ise de kendi ticari defterlerine göre davacıya 137.378,23 TL borçlu olarak görüldüğü, cevap dilekçesindeki savunmaları dikkate alındığında haricen ödeme iddiası ve savunmasının bulunmadığı nazara alınarak davalı tarafa yemin delili hatırlatılmamıştır.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KISMEN KABULÜ İLE; İzmir .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında borca itirazın kısmen iptali ile 137.378,23 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hüküm altına alınan 137.378,23 TL alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Alınması gereken 9.384,30 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 1.660,09 TL nispi harç ile icra dosyasında alınan 687,26 TL harç mahsup edildikten sonra eksik kalan 7.036,95‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Davacının yatırmış olduğu 269,85 TL başvurma harcı ile 1.660,09 TL nispi harç toplamı 1.929,94‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacının yapmış olduğu 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 137,00 TL tebligat-posta giderinden ibaret toplam 2.137,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 2.135,83 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın davacı üzerinden bırakılmasına,

5.7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 3.118,00 TL'sinin davalıdan, kalan 2,00 TL'nin de davacıdan yargılama gideri olarak alınarak Hazineye gelir kaydına,

6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 21.980,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 74,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

8.Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin E-duruşma yolu ile yüzünü karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog