11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/8815 E. , 2012/1318 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2010 tarih ve 2009/1506 - 2010/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Eksper Laboratuvar ve Endüstriyel Ürünler San. Tic. Ltd. Şti.'nin 5 ortağından birisi olarak dava dışı bu şirketin vergi borcunu ödediğini, kendi payı dışında kalan kısmının tahsili amacı ile icra takibine başvurduğunu ancak davalı şirket ortağının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersizliğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece,
TTK'nın 532. maddesi uyarınca şirket alacaklılarına karşı sorumluluğu öngören bir kural bulunmamasına göre 3.kişilerin şirketteki alacaklarından dolayı ortağa müracaat etmelerinin mümkün bulunmaması, şirketin fesih edilmesi ya da iflası halinde ise ortakların şirkete olan borçlarının tasfiye memurları veya iflas idaresi tarafından tespit ve talep edilebilmesi karşısında üçüncü kişilerin şirketten olan alacaklarına karşılık ortağa başvurmalarının mümkün bulunmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı limited şirketin ortağı olan davacının, ortağı olduğu şirketin vergi borcunu ödediğinden bahisle, kamu borçları sorumlusu bulunan diğer ortaktan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece üçüncü kişilerin şirketten olan alacaklarından dolayı ortağa müracaat etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, koşulları oluştuğunda kamu borçları bakımından 213 sayılı VUK'na göre şirket ortaklarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. Dolayısıyla şirket ortaklarının sorumluluğu koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
13.02.2012 - SK