Aramaya Dön

ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 17/07/2020

DAVA: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 06/06/2024

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde ve talep açıklama dilekçesinde özetle; 30/01/2017 tarihinde, davalı ... ait ve diğer davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı olan davalı ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile davacıya ait ve dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı kamyonetin D-400 karayolu üzerinde bulunan bir kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı aracında maddi hasar oluştuğu ve aracın değer kaybına uğradığı, tamir süresinde araçtan mahrum kalındığını beyanla 3.500,00 TL araç değer kaybı zararının ve 51.153,00 TL mahrum kalınan kârın olay tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil tahsilini, sigorta şirketinin sadece araç değer kaybından poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulmasını talep etmiştir.

DAVALI CEVABININ ÖZETİ:

Davalı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta genel şartları kapsamında ve poliçe limiti olan 33.000,00 TL miktar ile sınırlı olduğu, sigorta şirketi yönünden temerrüt oluşmadığından olay tarihinden faiz istenemeyeceği, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya Alanya Mahkemelerinin yetkili olduğundan söz ederek yetkisizlik itirazında bulunmuş, devamında uyuşmazlığın tahkimle çözümlenmesi gerektiği, davanın belirsiz alacak şeklinde açıldığı ancak herhangi bir miktar belirtilmediği,

HMK 107. maddeye göre açılan davalarda asgari bir tutar belirlenmesi gerektiği, olay sırasında müvekkilinin alkollü olduğundan kaza yerinden firar ettiği yönündeki iddiaların gerçekle bağdaşmadığı, zira davalı sürücünün kazadan kaynaklı yaşadığı korku ve panikle olay yerini terk ettiği, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

DELİLLER

Trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, hasar dosyası, tramer bilgisi, kusur ve tazminat bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; kazanın meydana gelmesinde davalının asli ve tam kusurlu olduğu, tazminat bilirkişisi raporunda alternatifli hesaplama yapıldığı, sigorta genel şartları ekindeki formüle göre 2.138,00 TL, piyasa şartlarına göre ise 3.500,00 TL araç değer kaybı zararı bulunduğu, yine aracın tamiri için 40 günlük süreye ihtiyaç duyulduğu, davacının 1 yıllık, 10 aylık ve 6 aylık satış ortalamalarına göre sırasıyla 106.558,14 TL, 71.376,87 TL ve 51.153,91 TL gelirden mahrum kalındığı, 40 günlük süre boyunca araç kiralanması durumunda ise KDV dahil 2.973,60 TL araç mahrumiyet zararı istenebileceğinin rapor edildiği, sigorta şirketinin 25/02/2017 tarihinde temerrüte düştüğü ve sadece araç değer kaybından sigorta genel şartları ekinde yer alan formüle göre yapılan hesaplama ile sınırlı sorumlu olduğu benimsenerek davanın kısmen kabulüne, 3.500,00 TL araç değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 2.138,00 TL tutarla ve poliçe teminat limitiyle sınırlı tutulmasına, ve hükmedilen tazminatlar için araç sürücüsü ile işleteni olan davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihinden sigorta şirketi yönünden ise 25/02/2017 temerrüt tarihinden yasal faiz işletilmesine, yine 2.973,60 TL araç kiralama bedelinin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; araç mahrumiyet zararı hesabında tamir müddetince kiralama yapılması durumu esas alınarak saptanan zararın benimsenmesinin hatalı olduğu, zira davacının ticari faaliyet göstermesi ve taşıma yapması için kullanılacak aracın bu konuda gerekli izne ve özel belgelere (yıldızlı K2, SRC belgesi) sahip bulunması gerektiği, yine bu aracın kayıt ve işletimlerinin ilgili kamu kurumlarına yaptırılmasının zorunlu olduğu, davacının kaza yapan aracın yerine ikame vasıta alıp ticari faaliyetini sürdürebilmesine yasal olanak bulunmadığı ve gerekli izin ve belgeler alınmadan taşıma işi yürütülmesinin idari ve cezai yaptırıma tabi olduğu, bu şekilde karar verilmesinin davacıyı yasa dışına çıkmaya zorladığı, esasen mahkemelerin vatandaşları gayri meşru yollara yöneltemeyeceği ve yasalara aykırı eylemleri desteklemeyeceğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza yapan davalı yönetimindeki aracın oto satış sözleşmesiyle 08/09/2016 tarihinde ve şahitler huzurunda ... satışının yapıldığı ve aracın teslim edildiği, kazanın ise 31/01/2017 tarihinde vuku bulduğu, kazadan kaynaklı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun olmadığı, aksi durumda ise araç değer kaybı ve kazanç kaybı hesaplamaların hatalı olduğu, raporda belirtilen piyasa araştırması şeklinde muğlak ifadenin nesnel biçimde açıklanmadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... A.Ş. istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarından kaynaklı araç değer kaybı zararı ve kazanç kaybı talebine ilişkindir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Davacı, trafik kazası sonucu aracının hasarlanması sebebiyle araçta değer kaybı oluştuğunu, tamir müddetince aracın kullanılmaması sebebiyle gelir kaybı yaşadığını ileri sürerek belirtilen zarar kalemlerinin karşı aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava dilekçesiyle hasarlanan aracın tamiri boyunca ticari faaliyette kullanılamadığı için kazanç kaybı talep edilmiş, ilk derece mahkemesince aracın tamiri süresince ikame bir aracın kiralanabileceği gerekçesiyle kazanç kaybı yerine ikame araç bedelinin davalı taraftan tahsiline karar verilmiştir.

Davacı vekili, bilirkişi raporunun ibrazı üzerine talep artırma dilekçesinde kazaya uğrayan aracın Yıldızlı K2 belgeli ve SCR belgesi ile kullanılabilen bir araç olduğunu, tamir süresince başka bir aracın kiralanarak kullanılamayacağını beyanla bilirkişi tarafından hesaplanan kazanç kaybının tahsilini istemiştir.

Davacının bu iddiası üzerinde durularak, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde hasarlanan aracın K2 belgesi ile kullanılıp kullanılmadığı, aracın hasarlanması ya da arızalanması halinde tamiri boyuncu piyasadan kiralanacak bir aracın ikame araç olarak davacının işletme faaliyetlerinde kullanılıp kullanılamayacağı, ikame araç kiralanabiliyor ise davacıya ait aracın eş değer dizayna sahip bir aracın piyasadan temin edilip edilemeyeceği hususlarının araştırılması ve tartışılması suretiyle, davacıya ait aracın tamiri boyunca ikame araç bedeline mi, yoksa kazanç kaybı tazminatına mı karar verileceğinin kesin olarak tespiti gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.

Deliller toplanmış olmasına rağmen delilleri değerlendiren bir karar verilmemiş olması (örneğin sadece zamanaşımı yönünden karar verilmesi), delillerin kısmen eksik toplanması ve bu kısmının değerlendirilmemesi, hükmün esasını etkileyen en önemli delilin (maddi olayda olduğu gibi hüküm kurmaya elverişli tazminat raporu alınmadan) toplanmaması madde kapsamında değerlendirilmelidir. Karşılaştırılmalı hukukta bu konu örneğin İsviçre’de “…önemli vakıaların tamamlanması gerekiyorsa…”, Alman Hukukunda ise “…eksiklik nedeniyle kapsamlı ya da çok emek harcayarak delil toplanması gerekiyorsa…” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Hüküm kurmaya elverişli olmayan tazminat bilirkişisi raporları dikkate alınmak suretiyle eksik inceleme ile karar verilmesi hem yukarıda gösterilen düzenlemelere, hem de 6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde yer verilen Hukuki Dinlenilme, Anayasanın 36. ve AİHS’nin 6. maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Haklarına aykırılık teşkil eder. 6100 Sayılı HMK’nun 30. maddesinde belirtilen Usul Ekonomisi İlkesi gözetilerek veya üstü kapalı buna dayanılarak Adil Yargılanma ve Hukuki Dinlenilme Hakkı bertaraf edilemez.

Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı ... vekilinin istinaf isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,

2.Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 17/07/2020 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,

3.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4.Davalı ... vekilinin istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına

5.Davacı tarafından peşin yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 54,40 ‬TL istinaf karar harcının davacıya; 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 96,26 TL istinaf karar harcının da davalı ... isteği halinde iadesine,

6.İİK.'nın 36/5 maddesi gereğince davacı tarafından Alanya İcra Dairesinin ... takip sayılı dosyasına icranın geri bırakılması kararı için yatırılan teminatın iadesine,

7.Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 06/06/2024 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.