11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...yetkilisi ---- , -----İli, ---- İlçesi, ----- mahallesinde kain, tapunun 178 pafta 643 ada 120 parselde bulunan gayrimenkulün malikleri ile yapılmış kentsel dönüşüm kapsamındaki sözleşmeye dayanılarak bu maliklerin vekilleri sıfatı ile ----- Noterliğinde 10.08.2015 tarihinde ----- yevmiye no ile keşideci mimar ... ve ---- düzenleme şeklinde vekaletname tanzim ettirerek verdiğini, ancak bu vekalet kapsamında sadece davacı ... proje müellifi olarak iş gördüğünü, 120 parselde bulunan arsaya 22 normal katta 4 er daire olmak üzere 88 dairelik bir mimari proje tanzim edildiğini, şirket adına ----- Belediyesi’nden ruhsat alınması için gerekli çalışmalar yapılmış, uzun süren etüt çalışmaları arsa sahiplerince kabul edilmesi ile Belediye’den ruhsat alınması için de gerekli evraklar kısa sürede çıkarıldığını, ----- Belediyesi’nce yapılan incelemede 20 katı aşan bir proje olduğu için ----- Büyükşehir Belediyesi’ne dosya gönderildiğini (Burada dosya incelenirken şirket sahibinin de gelmesi istenmiş ancak şirket bu çağrıyı askıya almış, maksatları sonradan ortaya çıkmıştır.) bir süre sonra da ...yetkilisi ----- bu kez ------Noterliğinde 22.12.2015 tarihinde ----- yevmiye numaralı düzenleme şeklinde azilnameyi gördüğü lüzum üzerine açıklaması ile müvekkile göndererek proje müellifliğinden azlettiğini, daha sonra müvekkilinin ----- Belediyesi’nde başka bir iş ile ilgili bulunurken ruhsat bürosunda kendi projesinin incelendiğini bizzat gördüğünü, o bölümdeki yetkililer tarafından da bunun davacının emeği olan proje olduğu belirtildiğini, 12.02.2016 tarihinde davacının------ Şubesi’ne başvurarak 17.12.2015 tarihinde müelliflik kaydı yaptırdığı arsaya ait mimari projenin başka bir mimar (----- ) tarafından kendi imzası ile kullanılarak ----- Belediyesi’ne verildiğini odadan vize ve ruhsat alınmaya çalışıldığını bu durumun incelenmesini istediğini, inceleme sonucu davacı şikayetinde haklı görüldüğüü ve Mimarlar Odası ------ Belediyesi’ne yazı göndererek ruhsat işlemini durdurttuklarını, ------ adlı mimar Mimarlar Odasına vize için başvururken arsanın eski ada numarasını kullanmak sureti ile farklı görünüm yaratmaya çalışmış olduğu da tespit edildiğini, açıkça proje hırsızlığını yapan mimar ---- hakkında-----Yüksek Onur Kurulu’nun 06.04.2017 tarih ----- sayılı kesinleşmiş kararı ile 15 gün süre ile Meslek Uygulamasının Yasaklanmasına Karar Verildiğini, bu husus 21.07.2017 tarihinde ----- yayınlandığını, davalı ...bu gelişmelerden çekinmiş olacak ki bu kez ... adındaki mimarla anlaştığnı, işlerini ona gördürdüğünü, ancak bu mimar tarafından yapılmış gibi görünen proje, müvekkilin projesine bir çok hususlarda hemen hemen aynısı olduğunu, Eski projede 22 kat iken ( zaten 20 ye indirilecek idi ) zemine daireler sıkıştırılmış 21 kata indığıni, tüm kat projeleri aynı kaldığını ve Anakentin bu projeyi onayladığını, resmen verilmiş göreve istinaden müvekkilin emek bilgi ve tecrübesinin ürünü olan mimari projenin haksız ve hukuka aykırı olarak başkaları tarafından kullanılması ve kullandırılması, proje müellifliğinden sebep gösterilmeden azli, söz konusu arsanın inşaata hazır hale getirilmesi ile ilgili tüm öncelikli işlerin yapılması ve bu nedenler ile de harcanan mesailerin hiçe sayılması bir hakkın suiistimali olarak belirlenmekte olduğunu açıklanan nedenlerle, maddi ve manevi tazminat ve fazlaya ilişkin talep haklarını saklı tutarak; öncelikle davalının inşa etmekte olduğu ----- İlçesi ---- Mahallesinde kain, tapunun 178 pafta 643 ada 120 parselde bulunan gayrimenkulde tesis edilen kat irtifakına göre adına kayıtlı bağımsız bölümler üzerine başkalarına devir ve temlik edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilin hak ettiği 386.248.-TL proje bedelinden şimdilik 80.000.-TL sinin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiz ile tahsiline mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz Mahkemede açılmış olduğunu, görev yönünden itiraz ettiklerini, İşbu dava Fikri Ve Sınai Haklar Mahkemesinin görev alanına girmekte olup, bu mahkemede görülmesi gerekmektedir. Davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, husumet yönünden huzurdaki davada, davacı her ne kadar müvekkil şirkete karşı açılmış olsa da dava şartlarından olan husumet yoksunluğundan davanın reddi gerekmektedir. Şöyleki; Dava konusu mimari projenin, başka bir mimar tarafından kopyalanması ve kullanılması nedeniyle, talepte bulunulduğunu, dava müvekkil şirket aleyhine değil, söz konusu projeyi kopyaladığı iddia edilen mimara karşı ileri sürülmesi gerektiğini, davalı şirket, davacıyı ruhsatı almayı sürüncemede bıraktığı, üstüne düşen edimleri yerinde ve zamanında ifa etmediği için azletmiş, akabinde başka bir mimarla anlaşmıştır. Davacı projeyi yürütüp inşaat ruhsatını alamadığı için asıl zarara uğrayan müvekkil şirket olmuştur. Mimari proje teknik bir konu olup, müvekkil şirket, projenin başka bir projeyle benzerliğini denetlemekle yükümlü değildir. Kaldıki------ tarafından onaylanıp, tescillenmiş projenin şirket tarafından ayrıca denetlenip değerlendirilmesini beklemek de hakkaniyete uygun olmadığını Davacı tarafın davasını kısmi dava olarak açmış ise de bu mümkün olmadığını, kısmi dava açılabilmesi için; talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması ve talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerektiğini, kesinlikle davanın kabulü ve talep edilen bedeli kabul anlamına gelmemekle birlikte; 21.08.2017 tarihli ihtarnamede uyuşmazlık konusu davacı tarafça açıkça belirlendiğğini, bu nedenle, kısmi dava açmakta hukuksal yararı bulunmadığını, işbu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın esastan da reddi gerektiğini, davacı tarafın proje kapsamında kendisine düşen edimleri yerine getirmerdiğini, yaptığı projede ilgili belediyeden onay dahi alamadığını, projenin sürüncemede bırakılması ve işlerin düzenli yapılmaması üzerine, davacı mimar, müvekkil tarafça azledildiğini davacının, azil edilmesi nedeniyle kötü niyetli olarak, müvekkil şirketten haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, açıklanan nedenlerle, Davacı edimini yerine getirmediğinden dolayı kendisine ödenen 35.000,00 TL avans bedellerinin tamamının iadesi hakkımızı saklı tuttuklarını, haksız davanın dava şartları eksikliği nedeniyle, görevsizlik ve husumet yokluğu bakımından incelenerek, usul yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esas'tan reddine yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.
Dava, mimari proje nedeniyle hak edilen bedelin ödenmesi talebidir.
Davanın ilk olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, ------. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/02/2018 tarihli ----- Esas----- Karar sayılı kararıyla; davacının kendi projesinin birçok hususta benzerinin davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesiyle, proje bedelinin istenildiğinden bahisle FSEK 76. Maddesine dayanarak mahkemenin görevsizliğine karar verdiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, yargılamanın------ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülerek davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi ---- Esas----- Karar 08/11/2023 Tarihli kararında ''...Davacı vekilinin dava dilekçesinde neticei talebinde; "müvekkilinin hak ettiği 386.248TL proje bedelinden şimdilik 80.000 TL'nın ihtarname tebliğinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile tahsilinin" edildiği, sözlü yargılama duruşmasında da, yıkım ve hafriyat işlemleri için bu aşamaya kadar tüm işlemleri yaptığını, müvekkilinin hazırladığı proje bedeli ve çalışmalarına karşılık hak ettiği bedelin ödenmediğini ileri sürdüğü, davalının da cevabında 30.000 TL avans bedeli ödendiğini iade etmesi gerektiğini savunduğu, davada davacı tarafça 5846 Sayılı FSEK'ten kaynaklanan hakların ileri sürülmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle somut olayda mimari projenin eser niteliğinin ve eserden kaynaklanan haklara tecavüzün söz konusu olup olmadığı hususunun tartışılmasının hatalı olduğu, mimari proje bedelinin ödenmesine ilişkin talebi içeren eldeki davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, ancak buna rağmen, mimari projenin FSEK'nun 2.maddesi kapsamında eser olup olmadığı, eserden kaynaklanan haklara bir tecavüz söz konusu olup olmadığı hususları tartışılarak görevsiz Mahkemece bir karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece Mahkemesinin görevsizliği sebebi ile 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/1-2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiş, re'sen gözetilen sebeplerle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kararın kaldırılarak, görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi...'' gerekçesi ile-----Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/02/2020 tarih, -----Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, karar verilmiş olduğu, akabinde ------ Fikri Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin ---- Esas----- Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya mahkememize gelmiş olduğu görülmüştür.
Ticari davalar TTK.
4.maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Davacının, uyap üzerinden yapılan sorgulamada ''kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi'' dışında bir vergi kaydının bulunmadığı görülmektedir.Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, davacının tacir olmadığı, her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.)6100 Sayılı HMK m.114/c ve m.115/2 gereği göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE,
2.)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli Mahkemenin ---- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
3.)Görevli Mahkemenin -----. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla kararın kesinleşmesini müteakip MERCİ TAYİNİ İÇİN DOSYANIN ---- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ -----. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4.)6100 Sayılı HMK m.331/2 uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.