Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/4337
Karar No
K. 2023/4491
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/4337 E.  ,  2023/4491 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2023/4337
Karar No: 2023/4491

TEMYİZ EDEN

(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) : … Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- … 2… 3- … 4- … 5- …6- …7- … 8- …9- …10- …
VEKİLLERİ: Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… Temyiz No:… sayılı davalı yanında müdahilin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılarak … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacılar tarafından; hissedarı oldukları Gümüşhane ili, Merkez ilçesi, … Mahallesinde bulunan, … ada, … parsel sayılı taşınmazda, çevre yolu çalışmaları nedeniyle ağır hasar meydana geldiğinden bahisle, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık 2.000,00 TL (miktar artırımı ile 333.900,21 TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu kararın davalı … Genel Müdürlüğü tarafından istinaf edilmesi üzerine … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; müdahilin yanında davaya katıldığı tarafın istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği gerekçesiyle tek başına müdahil tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verilmiştir.

Bu kararın davalı yanında müdahi tarafından temyiz edilmesi üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… Temyiz No:… sayılı kararı ile kesin olarak verilen karara karşı temyiz yolunun kapalı olduğu gerekçesiyle müdahilin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı yanında müdahil tarafından; adil yargılanma haklarının ihlâl edildiği, taraflarına temyiz imkanı tanınmamasının usul ekonomisine aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Anayasa Mahkemesinin 20/07/2022 tarih ve E:2022/48, K:2022/93 sayılı kararı ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değiştirilen 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasının birinci cümlesinin; 3622 sayılı Kanun’un 17. maddesiyle değiştirilen 48. maddesinin 6545 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle değiştirilen (7) numaralı fıkrasında yer alan “…ve 6 ncı…” ibaresinin “istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden Anayasa aykırı bulunarak iptaline karar verildiği, kararın gerekçesinde ise istinaf başvurusunun kanuni süresinde yapılmadığına ilişkin değerlendirmeyi ilk kez -idari yargı kolundaki en üst dereceli mahkeme olmayan- bölge idare mahkemelerinin yaptığı hâllerde, anılan mahkemelerin bu yöndeki değerlendirmelerinin kişilere ağır bir külfet yükleyecek ve onların mahkemeye erişim haklarını aşırı kısıtlayacak biçimde katı ve şekilci bir yoruma dayandığı durumların söz konusu olabileceği... kuralların mahkemeye erişim hakkına ilk kez müdahale eden ve o yargı kolundaki en yüksek mahkemece (Danıştay) verilmeyen kararlara karşı yargı mercilerine başvuru yollarını kapatmak suretiyle Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan mahkemeye erişim hakkı ile bağlantılı olarak Anayasa'nın 40. maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturduğunun belirtildiği göz önüne alındığında, ilk derece mahkemesince esas hakkında verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunu ilk defa inceleyen Bölge İdare Mahkemesinin usule ilişkin verdiği istinaf isteminin incelenmeksizin reddine ilişkin kararın da tıpkı süre aşımı kararı gibi değerlendirilerek temyiz kanun yoluna başvurulabileceği sonucuna varılmakla … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, Temyiz No:… sayılı temyiz isteminin reddine dair kararı kaldırılarak gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." hükmü yer almaktadır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında da, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar konusunda bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Fer'i müdahale" başlıklı 66. maddesinde, üçüncü kişilerin, davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla müdahil olarak davada yer alabilecekleri, "Fer'i müdahilin durumu" başlıklı 68. maddesinde, müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahilin, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebileceği, onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usûl işlemlerini yapabileceği hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Fer'i müdahale, görülmekte olan bir davada, hakkı, borcu, menfaati başkasının açtığı bir davanın sonucuna bağlı olan kişinin kendi hukuki yararını korumak için davayı kazanmasında yararı bulunan tarafın yanında ve ona yardımcı olarak davaya müdahalesine ve aynı zamanda yanında katıldığı tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usûl işlemlerini yapmasına imkan veren bir hukuki kurumdur.

Dosyanın incelenmesinden, Gümüşhane ili, Merkez ilçesi, … Mahallesinde bulunan, … ada, … parsel sayılı taşınmazın hissedarları olan davacılar tarafından, Gümüşhane Geçiş Yolu İnşaatı sırasında dinamit patlamaları ve tünel açma çalışmaları sırasında taşınmazlarında ağır hasar meydana geldiğinden bahisle davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık 2.000,00 TL (miktar artırımı ile 333.900,21 TL) maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava konusu taşınmazın etkilendiği bölgede yol çalışmasını yapan şirket tarafından müdahale isteminde bulunulduğu, davanın sonucundan etkileneceği kanaatine varılarak söz konusu şirketin müdahale isteminin kabul edildiği, yapılan yargılama sonucunda … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, bu karara karşı müdahil tarafından yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile incelenmeksizin kesin olarak reddedildiği anlaşılmaktadır.

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 03/02/2023 tarih ve E:2021/4, K:2023/1 sayılı kararında; "... idari yargılama usulünde davaya müdahale, ilgilinin talebi ile olabileceği gibi medeni usul hukukundan farklı olarak, ilgili yargı merciince resen davanın ihbar edilmesi üzerine de söz konusu olabilmektedir. Bu bakımdan ihbar, müdahaleyi sağlamak amacıyla yapıldığına göre, doğrudan mahkeme tarafından kendisine ihbarda bulunulabilen idari yargılamadaki üçüncü kişi ile, ancak tarafın talebi ile dava kendisine ihbar edilen hukuk usulündeki üçüncü kişinin uyuşmazlık karşısındaki konumunun aynı olduğu söylenemez. Bununla birlikte, her iki halde de müdahil, davanın aydınlatılmasında önemli bir rol üstlenebilmektedir. Yargılamanın etkinliği için bu müessesenin sadece şeklen değil, esas yönünden de işlevsel bir şekilde tatbiki gerekmektedir. Diğer taraftan, idari davaların özellikleri gereği bazı durumlarda müdahil, hukuk usulüne nazaran idari yargıda uyuşmazlığın konusu ile doğrudan ilgili olabilmektedir veya müdahil ile yanında katıldığı taraf arasındaki ilişki dava konusu edilmektedir. Bu çerçevede müdahil, davanın şekli anlamda tarafı olmasa da dava konusu uyuşmazlık maddi anlamda müdahilin hak ve menfaatini ilgilendirmekte ve müdahil verilecek kararın neticesinden doğrudan etkilenmektedir. Buna göre idari yargıda müdahilin yalnızca yanında katıldığı tarafın işlemlerine bağlı kılınması adil olmayan sonuçlar doğurabilecektir. Bu bakımdan, müdahilin tek başına kanun yollarına başvurabilmesinin, resen araştırma ilkesinin benimsenmiş olduğu idari yargılama usulünde, maddi olayın doğru ve eksiksiz bir şekilde belirlenerek gerçeğe en uygun kararın verilmesine ve böylece kamu yararının gerçekleştirilmesine; idarenin hukuka uygun hareket etmesi sağlanarak hukuk düzeninin idari yargı eliyle korunmasına ve kanun yollarının hukukun ülke genelinde aynı şekilde uygulanmasını temin ederek kanun önünde eşitlik ilkesinin hayata geçirilmesi işlevinin yerine getirilmesine katkı sağlayacağı açıktır. Bu açıklamalar çerçevesinde, idari yargının kendine özgü özellikleri göz önüne alınarak konu değerlendirildiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemini yapma hakkı tanınan müdahilin, yanında katıldığı taraf hakkında verilen karara karşı tek başına kanun yollarına başvurabilmesinin, adil yargılanma hakkının temini bakımından gerekli olduğu neticesine ulaşılmıştır. Öte yandan söz konusu düzenlemeler, yanında davaya katıldığı tarafın davadan ya da temyizden feragati veya vazgeçmesi yahut davayı kabul etmesi gibi aksi yöndeki iradesinin varlığı halinde müdahilin kanun yollarına başvurmasına engel teşkil etmektedir. Yani müdahilin, tarafın aksi yönde iradesinin varlığı halinde, bu iradeye aykırı ve bu iradeyle çelişen bir işlem yaparak kanun yollarına başvurma olanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla üçüncü kişinin davaya katılması konusunda İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollaması nedeniyle uygulanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki düzenlemeler uyarınca müdahilin, yanında katıldığı tarafın işlem veya açıklamalarına aykırı olmadığı sürece, karara karşı tek başına kanun yollarına başvurabileceği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle müdahilin yanında katıldığı tarafın kanun yollarına başvurmaması hâlinde, onun işlem ve açıklamalarına açıkça aykırı olmamak şartıyla tek başına kanun yollarına başvurabileceği yönünde içtihadın birleştirilmesine karar verilmiştir.

Bu durumda; menfaati davanın sonucundan etkilenecek olması nedeniyle davaya müdahalesi kabul edilen, hakkında rücu davası açılabilecek ve tazminat ödemekle yükümlü tutulabilecek olan müdahilin, yanında katıldığı taraf istinaf başvurusunda bulunmasa bile, yanında yer aldığı tarafın aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesinin gereği olarak istinaf başvurusunda bulunabileceğinin kabulü gerekir. Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince, müdahilin istinaf başvurusu incelenerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, müdahilin tek başına istinaf kanun yoluna başvuramayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Menfaati davanın sonucundan etkilenecek olması nedeniyle davaya müdahalesi kabul edilen, hakkında rücu davası açılabilecek ve tazminat ödemekle yükümlü tutulabilecek olan müdahilin, yanında katıldığı taraf istinaf başvurusunda bulunmasa bile, yanında yer aldığı tarafın aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesinin gereği olarak istinaf başvurusunda bulunabileceğinin kabulü gerekir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı yanında müdahilin temyiz isteminin KABULÜNE,

2.Davalı yanında müdahilin istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/09/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.