Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 03/10/2023
DAVANIN KONUSU: Tazminat

GEREKÇELİ KARAR

YAZIM TARİHİ: 13/05/2024

İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından ... plakalı aracı ile taşınan emtiların, göndericisinin .... firması olduğunu, bu emtianın gümrük işlemlerinin de gönderici firma tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin sadece emtianın taşıma işlemini gerçekleştirdiğini, keza emtiaların serbest dolaşımda olan emtia niteliğinde olup, daha önce Türkiye'den beyannameli olarak yurtdışına çıkarılmış ve alıcı firma tarafından iadeli olarak gönderildiğini, Çeşme Gümrük Müdürlüğü tarafından araçta tespit edilen boş kaplar ve paletlerin gönderici firma tarafından yüklenmiş olup, yüklenen kaplar kapalı olduğundan dolayı müvekkili şirketin CMR Konvansiyonu gereği içeriğini araştırma yetkisinin olmadığını, kapalı kaplar içerisinde makaraya sarılı bakır telden dolayı müvekkili şirkete Çeşme Gümrük Müdürlüğü tarafından 17/09/2014 tarihinde ...... sayılı kararı ile 20.332,00 TL idari para cezası kesildiğini, söz konusu idari para cezanın iptali için İzmir 1. Vergi Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyasında açılan davanın reddedildiğini, tüm yargı yolları taraflarınca tüketilip kararın 06/06/2017 tarihinde kesinleştiğini, müvekkili şirket tarafından taşıması yapılan davalının göndericisi olduğu emtiaların hatalı ve eksik evrak verilmiş olması nedeniyle Çeşme Gümrük Müdürlüğü tarafından idari para cezası kesildiğini, işbu nedenle CMR Konvansiyonu 11. maddesi ve ilgili sair mevzuat gereği müvekkili şirkete kesilen idari para cezasından bizatihi davalının sorumlu olduğundan dolayı müvekkili şirkete kusur izafe edilemeyeceğini ve davalının sorumluluğunun mevcut olduğunu beyan ederek Çeşme Gümrük Müdürlüğü tarafından müvekkili şirkete kesilen 17.09.2014 tarihli ....... sayılı kararı ile ödenen 20.332,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davalı vekili, kendilerine husumetin düşmediğini, dava dilekçesinden Çeşme Gümrük Müdürlüğü'nün davacı şirket hakkında söz konusu cezayı kestiğinin anlaşıldığını, cezanın muhatabının yasalara göre davacı şirket olduğu için cezanın davacı şirkete kesildiğini, bu itibarla davacı yanın muhatabı ve sorumlusu olduğu bir idari para cezası ödediğinden bahisle malı taşıtan olmayan davalı müvekkilerine karşı zarara uğradığını ileri sürerek talepte bulunmasının yasal olmadığı gibi hukuken de mümkün olmadığını, davalı şirketin bir zarara uğradığını iddia ediyorsa bunu davalı şirkete değil dava dışı malı taşıyan yabancı şirkete yöneltmesi gerektiğini beyan ederek davacı yanın yasal dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 08/10/2020 TARİH ........ ESAS ....... KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...taşıyan davacının, davalının yük ile ilgili bilgisinin olmasının kendisinden beklenemeyeceği, kendisinden beklenenin salt şeklen tutarlılık incelemesi yapmak olduğu, bunu yapmayan davalının bilirkişilerin yöntemine uygun raporunda ifade edildiği üzere davacı tarafından ödenmek zorunda kalınan 20.332,00 TL para cezasının % 20'si olan 4.066,40 TL'sinden sorumlu olduğu, davacının bunun dışında kalan zararı sorumluluk durumuna göre diğer sorumlulardan talep edebileceği, davalının sorumluluğunun şeklen tutarlılık incelemesi yapmamaktan kaynaklanmakla, ancak zararın %20'si olabileceği sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 16.265,60 TL alacağın ödeme tarihi olan 21/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAİREMİZİN 03/02/2023 TARİH ..... ESAS ....... KARAR SAYILI İLAMI İLE:

İlk derece mahkemesince CMR taşımacılığında uzman bir bilirkişiden söz konusu para cezasının düzenlenmesine sebebiyet veren bildirim yükümlülüğü ihlalinin nasıl gerçekleştiği ve tarafların sorumluluğuna ilişkin rapor aldırılması gerekirken dosya konusu ile ilgili uzmanlığı bulunmayan bilirkişilerden rapor aldırılarak dosya ile tam örtüşmeyen Yargıtay içtihatına gerekçede yer verilmek suretiyle karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle kararın HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI SONRASINDA YAPILAN YARGILAMA NETİCESİNDE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...21.02.2023 tarihli tensip zaptının 2 nolu bendi ile, bilirkişi incelemesi ve tebligat gideri için gerekli 2.300,00 TL delil avansının yatırılması için 2 hafta kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde eksik delil avansı yatırılmadığı takdirde davacı tarafın bilirkişi incelemesine ilişkin delilden vazgeçmiş sayılacakları ve mevcut dosya kapsamına göre karar verileceği hususunun, davacı vekiline 28.02.2023 tarihinde yapılan tebligat ile ihtar edildiği, buna rağmen delil avansının yatırılmadığı, dolayısıyla dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı anlaşılmış olup, buna göre davacının davasını ispat edemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 08/10/2020 tarihli kararının istinaf mahkemesi tarafından davalı lehine kaldırıldığını, davalı lehine bilirkişi incelemesi yapılacağını ve davalı tarafından halihazırda dosyaya bilirkişi ücreti yatırıldığını, sonra hakkaniyete aykırı şekilde dosyadan iade istendiğini, müvekkili şirkete bilirkişi ücretinin yatırılması için süre verildiğini ve mevcut durumun açıklanmasına rağmen davanın reddedilmesi kararın kaldırılması gerektiğini, niteliği itibariyle delil avansı mahiyetinde olan bilirkişi ücretinin, gider avansından farklı olup yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince gider avansının eksikliğinin davanın reddine sebepken, delil avansının bu sebebi doğurmadığını ayrıca yine HMK ve Yargıtay içtihatları uyarınca bir tarafın dosyaya delil avansını yatırmaması ancak diğer tarafın yatırmasının mümkün olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

Dava, taşıma sözleşmesi gereğince düzenlenen gümrük beyannamesindeki bilgilerin hatalı olması nedeniyle davacının ödediği para cezasının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Somut olayda; Dairemizin 03/02/2023 tarih, .... Esas –...... Karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesinin kararı CMR taşımacılığında uzman bir bilirkişiden söz konusu para cezasının düzenlenmesine sebebiyet veren bildirim yükümlülüğü ihlalinin nasıl gerçekleştiği ve tarafların sorumluluğuna ilişkin rapor aldırılması gerekçesiyle kaldırılmış olup; ilk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sırasında tensip tutanağının 2 nolu bendi uyarınca davacı tarafa bilirkişi incelemesi ve rapor tebliğ giderleri için eksik 2.300,00 TL delil avansını yatırması için HMK'nın 324/1. maddesi uyarınca 2 hafta kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksik delil avansının yatırılmadığı takdirde davacı tarafın bilirkişi incelemesine ilişkin delilden vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut dosya kapsamına göre karar verileceği hususunun bahsi geçen tensip tutanağının davacı vekiline 28/02/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davacı tarafın kendisine verilen kesin süre içerisinde eksikliği gidermediği anlaşılmaktadır.

HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,

HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacı tarafın kendisine verilen kesin süre içerisinde delil avansını yatırmaması nedeniyle dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılamaması ve mevcut delil durumuna göre de davanın ispatlanamadığının anlaşılması karşısında davanın reddi yönünde verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,

3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,

5.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6.Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin 378.290,00 TL'nin altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog