Aramaya Dön

3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

BURSA

3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

ESAS NO: 2019/—
KARAR NO: 2024/—
VEKİLİ: Av. ... -
DAVALI: ... PASTA ŞEKERLEME SANAYİ VE TİCARET ANONİM

ŞİRKETİ - ...

VEKİLİ: Av. ... -
FERİ MÜDAHİLLER: 1-...

2....

VEKİLİ: Av. ...
KAYYIMLAR: 1-...

2....

DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ: 24/09/2019
KARAR TARİHİ: 17/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 03/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı olarak 1992 yılında müvekkili ...’in kayınpederi, müvekkili ... ve ...’ın dedeleri ... tarafından kurulmuş olup, 10.01.1995 tarihli Ticaret Sicil gazetesinde ilan edildiği üzere nevi değişikliğine giderek bugünkü ünvanı olan ... Pasta Şekerleme San. Ve Tic.Aş. ünvanını aldığı, müvekkilleri ... ve ...’ın babaları ve müvekkili ...’in eşi ...’in 20.10.2013 tarihinde, müvekkilleri ... ve ...’ın halaları ve ...’in kardeşi aynı zamanda hali hazırda yönetim kurulu üyeleri olan ...’in annesi ve ...’nin anneannesi ...’in ise 15.01.2014 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle güncel pay sahipliği listesinde A ve B gurubu hisselerin belirlenerek Yönetim Kurulunun oluşturulması ve şirketin 3.kişilere karşı temsilinde imtiyaz tanıyacak şekilde ana sözleşmenin 13 ve 17.maddelerinde ki düzenlemeler çerçevesinde, davalı şirket yönetim kurulunun davalı şirket ortağı olan dört kişiden oluştuğu ve davalı şirket pay sahiplerinden oluşan yönetim kurulu üyelerinin iki tanesinin A gurubu pay sahipleri arasından, iki tanesinin de B gurubu hisse senedi sahipleri arasından seçildiği, aynı şekilde şirketin 3. kişilere karşı temsil ve ilzamında müşterek imza kuralı ile, 1 adet A gurubu yönetim kurulu üyesine, 1 adet de B gurubu yönetim kurulu üyesine imza yetkisi verildiği, buna göre mevcut en son Yönetim Kurulunun A gurubu pay sahiplerini temsilen müvekkilleri ... ve ... ile B gurubu pay sahiplerini temsilen de ... ve ... olarak oluşturulduğunu, davalı şirketin 3. kişilere karşı temsil ve ilzamı ise A gurubu pay sahiplerini temsilen yönetim kurulu üyesi ... ile B gurubu hisseleri temsilen yönetim kurulu Başkanı ...’e müşterek imza yetkisi ile verildiği, 15.04.2019 tarihli son Genel Kurul toplantısına kadar da idare ve temsilin bu şekilde gerçekleştiği, davalı şirketin 16.03.2018 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında seçilen Yönetim Kurulu üyelerinin görev süresinin 24.03.2019 tarihi itibariyle sona erdiği, davalı şirket Yönetim Kurulu tarafından alınan olağanüstü Genel Kurul toplantısı yapılmasına dair karar doğrultusunda 15.04.2019 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü Genel Kurul toplantısında Yönetim Kurulu üyelerinin seçimi gündemi ile toplanılmış olmasına rağmen yeni yönetim kurulu belirlenemediğini ve şirketin anılan tarihten itibaren yönetimsiz kaldığını; bu kez kendilerince ... AŞ. Yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi amacıyla şirketin Olağanüstü Genel Kurula çağrı bakımından yaptıkları başvuru neticesinde ... 2 ATM'nin 2019/... esas sayılı dosyası ile, şirketin olağan iş ve işlemlerini yürütmek, şirket yöneticilerinin seçimi amacıyla şirket Genel Kurulunu Olağanüstü toplantıya çağırmak görevi ile sınırlı olarak görevlendirilen kayyum heyetinin TTK.nun 416. maddesi gereği çağrısız olarak gerçekleştirdikleri ertelenen 30.07.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantsında ve 06.08.2019 tarihinde gerçekleştirdikleri olağanüstü genel kurul toplantısında da yönetim kurulu seçiminin mümkün olmadığını, gelinen süreçte, şirketin diğer ortaklarından ve yönetim Kurulu Başkanı olan ...’in müvekkillerinin yönetim ve imza yetkilerini hiçe sayacak şekilde tek başına şirket yönetiminde ve 3. kişilerle olan iş ve işlemlerde ortaklık anlayışına aykırı tutum ve davranışlarda bulunup, imza yetkisini kötüye kullanmasının yanı sıra, hem kendi adına alacaklı sıfatıyla hem de ... AŞ. adına konkordato talebinde bulunarak kötüniyetli davranarak şirkete ait tüm ticari bilgileri 3.kişilerin göreceği hale getirdiğini, davalı şirketin bankalar ve 3.kişi alacaklılar nezdinde ticari itibarını zedeleyerek kredibilitesini yok ettiğini, bankalar tarafından davalı şirketin kredi hesapları kat edilerek ihtarnemeler gönderildiğini, B gurubu pay sahiplerinin konuyu ulusal basına da yansıtarak ’ye mal olmuş ... markasının ticari itibarını zedelemiş olduğunu, bunun dışında davalı şirket tarafından ödenmesi gereken ... 19. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı icra dosyasına konu borç ödenebilecekken Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından yetkisiz olarak itiraz edildiği, şirketin kira ödemeleri gibi zorunlu ödemeleri dururken ...’in kendisinin de ortağı olduğu Matbaacılık Ltd Şti.nin borcunu ödediğini, ... 1 ATM.nin 2019/... esas sayılı dosyasından yürütülen konkordato sürecinde Mahkemenin konkordato istemini reddetmesi üzerine Matbaacılık firmasının alacağı yönünden ... 4.İcra Müdürlüğü’nün 2019/... esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ... ve yönetim kurulu üyesi ...’nin münferit yetkileri olmadığı halde davalı şirkette kilit konumda bulunan nitelikli ve donanımlı personelleri işten çıkartarak yerine her hangi bir kriter aranmadan, liyakat ve yeterlilik gibi hususlar dikkate alınmadan personel alımı yaptığını, ayrıca mevcut şirket uygulamaları ve İş Kanunu hükümlerini hiçe sayarak mevcut işçileri yıllık izne veya ücretsiz izne çıkartarak şirketi işlevsiz hale getirmeye çalıştığını, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinden ... ve ...’nin davalı şirketi zarara sokucu eylemleri kapsamında davalı şirketle aynı iş kolunda ve aynı adreste faaliyet göstermek üzere davalı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli “...” markası ile aynı isimde ... Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı tek sahibi ... olan Gıda San.ve Tic.AŞ.nin kurulduğu ve davalı şirketi temsile yetkililerin bilgi ve rızası dışında ... AŞ. ile hiç bir bağlantısı veya sözleşmesi olmaksızın ... AŞ.nin tescilli markası olan “...” ve “” ibarelerini faturalarında, ticari kayıt ve belgelerinde kulandıklarını, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...’in ise bu şirket adına ... ile ... AŞ.ile aralarında kira sözleşmesini tek imza ile düzenleyerek yine davalı şirketin zararına hareket ettiğini, müvekkillleri tarafından bu durumun öğrenilmesi üzerine ... 10. Noterliği aracılığıyla ... Gıda AŞ, ... ve ...’ye ihtarname gönderilerek bu işlemlere derhal son verilmesi aksi halde yasal yollara müracaat edileceği yönünde bildirimde bulunmuşlar ise de her hangi bir geri dönüş alamadıklarını, aynı şekilde davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan ... tarafından ... Dağıtım Pazarlama adı altında şahıs işletmesi kurularak müvekkillerinin bilgisi ve izni olmadan diğer bayilere oranla çok yüksek iskontolarla ürün temin ederek 3.kişilere satışını gerçekleştirmek suretiyle bayisi olmadığı halde davalı şirketten kendi lehine ve davalı şirketin zararına olacak şekilde alım yaptığı ve bu durumun yönetim kurulu başkanı ... tarafından da bilindiği ve rıza gösterildiği, bunun üzerine ...

C. Başsavcılığı’na şikayette bulunularak ...

hakkında yürütülen ... 3.Asliye Ceza Mahkeme’sinin 2019/... esas sayılı davasının açıldığını, davalı şirket yöneticilerinden ... tarafından ayrıca davalı şirket işyerlerinde bulunan oyuncak makinelerinden elde edilen bozuk paraların şirket kasasına girmesi gerektiği halde hasılatın kendi zimmetine alındığı nedeniyle ... C.Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, ayrıca ... ve ... tarafından şirket kayıtlarında düzeltme ve oynamalarda bulunulduğu yönünde ...

C. Başsavcılığına yapılan şikayetleri hakkında takipsizlik kararı verilmiş ise de itiraz aşamasında olduğunu, müvekkilleri tarafından 15/04/2019 tarihli olağanüstü genel kurulda bilgi alma ve inceleme talebinde bulunulmuş ise de bu taleplerinin geçiştirildiği ve bilgi verilmediği bunun üzerine ... 1 ATM.nin 2019/ esas sayılı dosyası ile bilgi alma hakkı ve ... 2 ATM.nin 2019/... esas sayılı dosyası ile Özel Denetçi Tayini ile ilgili davalar açıldığı ve özel denetçi tayini taleplerinin kabul edildiğini, davalı ... AŞ.nezdinde TTK.nun 531. maddesi anlamında haklı sebeplerin gerçekleştiği, davalı şirketin diğer ortaklarının yukarıda sözü edilen tutum ve davranışları karşısında ortaklar arasında güven duygusu kalmamış olup huzursuzluğun gittikçe arttığını, öte yandan söz konusu uyuşmazlıkların ortaklar çerçevesi ile sınırlı kalmayıp şirket işleyişini de olumsuz biçimde etkilediğini, ... ve ... tarafından hem yönetim kurulu üyesi hem de pay sahibi sıfatıyla ... AŞ.yi maddi kayıplar yanında prestij kaybı da yarattığı, bu anlamda TTK.nun 531. maddesi anlamında şirketin haklı sebeple feshi için gerekli koşulların oluştuğunu, ancak öncelikle mahkemece şirketin feshi yerine şirketin marka ve lisansları her iki tarafça da kullanılmak ve şirkete ait malvarlığının denkleştirici adalet çerçevesinde paylaştırılmak üzere şirket bölünmesi hükümlerine göre bölünmesine ya da TTK.nun 531. maddesi anlamında mahkemece bulunacak başka herhangi bir uygun çözüme hükmedilmesi, bunun da mümkün olmaması halinde son çare olarak şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların ... Pasta Şekerleme AŞ.nin A gurubu hisselerine sahip % 50 hisse sahibi ortakları olduğunu, diğer B gurubu hisse sahibi ortaklar ile aralarında derdest hukuk ve ceza dosyalarına yansıyan uyuşmazlık ve hukuki ihtilaflar bulunduğunu, 15.04.2019 tarihinden bu yana Genel Kurul yapılıp yönetim kurulu atanamayınca yapılan başvuru üzerine öncelikle Genel Kurul yapılıp Yönetim Kurulu seçilinceye kadar olmak kaydıyla ... 2 ATM.nin 2019/... esas sayılı dosyası ile kayyum atandığını, ancak yapılan ilk genel kurulda da yine yönetim kurulu atanamadığını, öncelikle davanın şirkete karşı açılmış ise B gurubu hisse sahipleri ... ve ...’e de ihbarını talep ettiklerini, öncelikle davacı tarafça açılan iş bu dava ile TTK.nun 531. maddesi anlamında mahkemece bulunacak uygun bir çözüme olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi talep ve dava edilmiş ise de TTK.nun 531.maddesi anlamında sermaye şirketlerinde kişisel ihtilafların sübjektif yönü itibariyle şirketin feshi için haklı sebep oluşturmayacağını, ... Pasta Şekerleme AŞ.nin yılından beri faaliyetini kesintisiz olarak sürdüren çok sayıda gayrimenkulü olan ve çok sayıda işçiye istihdam sağlayan, ... ilinde kendine ait 10 adet mağazası ve çok sayıda bayisi bulunan ve ’ya ihracat yapan, ödenmemiş işçilik ücreti, SGK ve vergi borcu bulunmayan ülke içinde ve dışında tanınan saygın ve sayılı bir markaya sahip bulunduğunu, şirket ana sözleşmesinin 13. maddesi ile temsil ve ilzam şekli, paydaşların durumu ve esasen sermaye şirketlerinden olan Anonim Şirket olarak ticari hayatını süredürmesi yanında halen aile şirketi özelliğini sürdürmesinden ötür davacı vekilinin dava dilekçesinde sözünü ettiği ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların doğduğu ve yönetim kurulunun halen seçilememsi sebebiyle davacı tarafça haklı sebeplere dayanark Anonim Şirketin Haklı sebeple Fesih ve tasfiyesi yönünden iş bu dava açılmış ise de, kanunun koruduğu hukuki değer ve ölçülülük prensibi uyarınca feshin son çare olması ve şirketin devamlılığının sadece hissedarlara menfaat sağlamakla kalmayıp, şirketin düzenli şekilde devam eden ticari faaliyetlerinin çalışan işçi sayısı göz önünde bulundurularak istihdama ve Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkı da göz önünde bulundurularak alternatif çözüm yolları bakımından davalı şirket ve hissedarları dışındaki üçüncü kişilerin de menfaatlerinin göz önünde bulundurularak şirketin mevcut mal varlığı ve ana sözleşmesindeki faaliyet amacı bakımından faaliyetlerine aktif olarak devam ettiği ve devam ettirebileceği göz önüne alınarak şirketin feshine ilişkin taleplerin reddine karar verilmesini, şirketin fesih ve tasfiyesinin son çare olduğunu, ekonomik olarak işlerliliğini sürdüren ve ana sözleşmedeki faaliyetlerini gerçekleştirebilen şirketin fesih ve tasfiyesi hususunun kanaatlerince davacı tarafça da istenmediği düşüncesinde olduklarını, ancak gidilecek çözüm yolları konusunda uyuşmazlık bulunmakta olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememizce dosya içerisine sunulan bilgi ve belgeler kapsamında; davalı şirket ortakları yönetim kurulu başkan ve üyesi olan ... ve ...'nin davaya davalı şirket yanında feri müdahil olarak kabullerine ve vekillerinin de feri müdahil vekili olarak kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Feri Müdahilleri ... ve ... vekili beyan dilekçesinde özetle; davacı tarafça her ne kadar iş bu dava dilekçesi ile TTK.nun 531. maddesi anlamında şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi talep olunmuş ise de TTK.nun 531. maddesi gereği” Mahkeme fesih yerine davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkartılmalarına….” karar verebilir hükmü gereğince davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değrelerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkartılmalarına karar verilmesini talep ettiklerini, şirketler hukukunda ekonomik bir değer taşıyan şirketin devamlılığı esas olup şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerelendirilmesi gerektiğinin yargı uygulamasında kabul edildiğini, davalı şirketin halen elinde bulundurduğu mal varlıkları ile şirket ana sözleşmesinde yer alan amaçları rahatlıkla gerçekleştirebilecek konumda olduğunu, , davacıların bölünme taleplerinin de yerinde olmadığı ve mahkemece verilecek bir karar ile infazının kolay olmayacağıi gibi işçi, tedarikçi,alacaklılar gibi şirketin marka değerinin de bundan zara göreceği, aktif ve pasiflerin paylaşılmasında da güçlük yaşanacağı, bu nednle duruma uygun bir çözüm olarak kabul edilemeyeceği, davaya feri müdahil ...’in 3. nesil hissedar olarak 15 yaşından bu yana fiilen şirketteimalat ve muhasebe departmanlarında çalışan bir kişi olup, 2004 yılında şirkette yönetim kurulu başkanı olduğunda yüksek miktarda banka ve kredi borcu,kira borcu, A gurubu hissedarların şirket kasasından aldığı 5.500.000,00 TL.den fazla para ve tedarikçilere borçlar bulunup , ... Katılım Bnakası AŞ.den hesap katine yönelik ihtarname keşide delip, 3 büyük şubesinden tahliye edilem tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, feri müdahil ...’in bu süreçte şahsi taşınmazlarını şirkete ipotek ederek ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaka kaydıyla 944.597,49 TL. Şirkete verdiği nakit borç karşılığı ortaklar hesabında alacağı bulunduğu, ayrıca şirketten 594.849,26 TL. Huzur hakkı alacağı bulunduğu, konkordato sürecinde ... AŞ.yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin 16.03.2019 tarihinde sona ermiş olup, 15.04.2019 tarihinde yapılan Genel Kurulda yeni yönetim seçilememiş olması nedeniyle şirketin yönetimsiz kaldığı, ... AŞ.nin bu dönemde ödemesi gereken 9.000.000,00 TL.den fazla bocu olduğu, Sendikal nedenlerle işten çıkan işçiler için sendikal tazminat ödemelerinin gündeme geldiği, ... AŞ.nin nakit akışının ise bozuk olduğunun ifade deilse de A gurubu hissedarlar tarafından bu konuda her hangi bir önlem de alınmadığı, şirket işleyişi içinde her yıl 400 450 ton kestane alımı yapılmak durumunda olup sezonda 10.000.000, 00 tutarında nakit paraya ihtiyaç duyulduğu, müvekkilinin nakit akışını sağlayabilmek adına şahsi taşınmazlarını ipotek vererek ve nakit desteği ileşirket adına banka kredileri kullandığı, müvekkilinin bu aşamada şirket ve kendi adına konkordato başvurusunda bulunduğu, müvekkili ...’in bankalara verilen ipoteklerden kaynaklı m 1.598.625,66 TL borç, finanasal kiralama işlemlerinden kaynaklı 8.425.108,65 TL , sendikal tazminatlardan kaynaklı 7.584.243,30 TL borç yükü ile şirketin yanısıra şahsi mal varlığı ile de sorumlu bulunduğu, müvekkilinin bu aşamada borçların ödenmesi , şirket iş ve işleyişinin devamı, banka borçlarının ödenerek ipotek teminatlarının kaldırılarak bunların yeniden şirkete sermaye olarak kazandırılmasının sağlanması amacıyla konkordato başvurusunun yapıldığını,

... A.Ş.'nin maddi ve hukuki olarak zora düşmesine davacıların kusurlu davranışları ile sebebiyet verildiği, ... 2ATM.nin 2019/... esas sayılı dosyasına sunulu denetim raporunu yargılama sürerken öğrendiklerini, itiraz haklarını saklı tuttuklarını, şirketin bağımsız denetim raporunun olup olmadığı hususunun araştırılmadığını, mahkemece iş bu dava nedeniyle şirkete yönetim kayyumu atandığını, sonraki süreçte kayyum heyetiyle mahkemenin yaptığı görevlendirme üzerine aylık toplantılar gerçekleştiğini, kayyum heyetinine müvekkilleri tarafından ve müvekkilleri adına yönelttikleri soruların cevaplandırılmadığını, akde aykırılığı bulunan bayilerin durumunun araştırılmasını istediklerini, cevaplandırılmasını istedikleri sorular kapsamında kayyum heyetine ihtarnameler keşide ettiklerini, ancak cevaplandırılmadığını, ...@....com adresine gelen şikayetlerin kendilerine de bildirlmesini istediklerini, kayyum heyetinin yaptıkları iş ve işlemlerden dolayı yönetici gibi sorumlu olduklarını, kendilerine bilgi vermeyen kayyum heyetinin değiştirilmesi ile yeni bir kayyum heyetinin görevlendirilmesini istediklerini, netice olarak davaya davalı şirket yanında feri müdahil olarak kabulleri ile, davanın reddine, davanın reddine karar verilmediği takdirde TTK.nun 531. maddesi gereği mahkemece fesih yerine daha uygun bir çözüm olan davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkartılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;

Dava, davalı şirketin TTK.nun 531. maddesi anlamında haklı sebeple feshi koşullarının oluşup oluşmadığı, haklı sebeple fesih koşulları oluşuyor ise mahkemece fesih yerine başkaca uygun bir çözüme gidilip gidilemeyeceği, şirketin bölünmesi ya da , davacı pay sahiplerinin paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip şirketten çıkartılmalarına karar verilmesinin uygun bir çözüm olup olmadığına ilişkindir.

Mahkememizce gelinen süreçte dosya içerisine daha önce ibraz edilen kayyum heyetine raporlarında belirtilen taraf ortaklarca alınan karar doğrultusunda müracaat edilen KPMG firması ile imzalanan sözleşme kapsamında raporun şirket varlıkları ve marka değerlemesine ilişkin raporun düzenlendiği anlaşılmakla birlikte yapılan sözleşmeye göre inceleme bilgilerinin mahkememiz ile paylaşılmayacağı konusunda anlaşmalarının bulunduğu, sözleşme hükümlerinin bulunması nedeni ile inceleme sonuçlarının mahkememize sunulmayacağı ancak ortaklarca değerlendirme konusu yapıldığı belirtilmiş olmakla değerlendirme sonucu ile ilgili olarak taraf vekillerinin bir daha ki celseye kadar mahkememiz bilgilendirmelerinin istenmesine,

TTK'nun 531. Maddesi anlamında şirketin fesih ve tasfiyesi yönünden açılan işbu davada gelinen süreçte şirketin muhtemel bölünmesi daha önceden olduğu gibi alternatif çözümler kapsamında gündeme geldiğinden buna ilişkin olarak da taraf vekillerince muhtemel ve kendilerince uygun görülen bölünmenin (mal varlığı, hak ve borçlara, işletme ve marka hakkına ilişkin) ne şekilde olabileceği konusundaki çözüm önerilerini içeren taslak bölünme raporu projesinin ne olabileceği konusundaki ön çalışmalarını kendilerince uygun görülen şekilde dosyamız içerisine sunmalarının istenmesine karar verilmiştir.

Mahkememizce dosya içerisine daha önce raporunu sunan bilirkişi heyetine nitelikli hesaplamalar uzmanı (Ticaret Hukukçusu) Prof. Dr. ...'in heyete katılarak yargılamada bu güne değin gelinen süreç, dosyamız içerisine kazandırılan bilirkişi ve kayyum heyeti raporları çerçevesinde mahkememiz önceki celse ara kararlarında da sözü edildiği üzere şirket yönetim kurulunu oluşturan A ve B grubu hissedarların ortaklıktan kaynaklı %50-%50 eşit hissedarlık yapısına ve pay oranlarına sahip olması ve mevcut anlaşmazlıkları nedeni ile şirket iş ve işleyişi bakımından herhangi bir karar alınamıyor oluşu, şirket yönetiminin bir anlamda kilitlenmiş oluşu karşısında mahkememizce açılan işbu fesih ve tasfiye davası ve başkaca açılan davalarda yapılan kayyum görevlendirilmesi nedeni ile şirketin kayyum heyeti aracılığı ile bilanihai yönetilmesi söz konusu olamayacağından fesih ve tasfiye talepli açılan işbu davada şirketin mevcut ekonomik yapısı ve marka değeri gibi hususlar göz önüne alındığında TTK 531. Maddesi kapsamında alternatif çözümler kapsamında şirketin bölünmesi konusunun mahkememizce de değerlendirilmesi bakımından daha önce şirket varlıkları gayrimenkul ve menkul varlıkları, hak ve alacaklarının bölünmesi ve değerlenmesi konusunda daha önce rapor aldırılmış ise de işbu raporlara olan itirazların değerlendirilmesi ile birlikte marka değeri her iki grup tarafından eşit olarak kullanılmak sureti ile şirkete ait tüm mal varlığının hak ve borçların eşit ve adilane olarak paylaştırılması, ortaklardan olan alacaklar ve borçlar, işçilik alacak ve borçlarının da dikkate alınmak sureti ile TTK ve ana sözleşme hükümleri de dikkate alınarak yeni bir şirket kurulmak sureti ile A ve B grubu hissedarlardan birine ait olacak mal varlığı değerlerinin yeni şirkete devredilmek sureti ile tam ve gerçek bir bölünmenin gerçekleşmesi bakımından paylaşımın nasıl olacağı konusunda, bölünme aşamaları ve işlemleri ile bölünme sözleşmesi ve projesinin hazırlanması, anonim şirket ortakları olan davacılar ve feri müdahiller tarafından yerine getirilmesi gereken işlemler, ticaret sicil nezdinde yapılması gereken işlemler ve mahkememiz tarafından yapılacak işlemlerin neden ibaret olacağı konusunda ayrıntılı rapor hazırlanmasının istenmesine karar verildiği, bilirkişinin 10/07/2023 tarihli raporunda somut olayda davalı ... AŞ bakımından oranların korunmadığı, yeni kuruluş yoluyla kısmi bölünmenin mümkün olabileceği, 19.10.2022 tarihli celsede yapılan görevlendirme dairesinde bölünme işlemleri çerçevesinde yapılması gereken iş ve işlemlerin açıklanmış olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce taraf vekillerinin ve kayyum heyetinin görüş ve beyanları ve tarafların anlaşmaları doğrultusunda bölünme sürecinin tamamlanması, ... şirketine ait genel kurulun yapılıp yönetimin seçilmesi ve netice olarak süreçten mahkememizin de yazılı olarak bilgilendirilmesi konusunda tüm taraf vekillerine ve kayyum heyetine yeniden istedikleri sürenin verilmesine karar verilmiştir.

Yargılama sırasında davacı vekilinin 01/04/2024 tarihli beyan dilekçesini sunulduğu, dilekçesinde genel kurulun yapıldığını, devirlerin tamamlandığını ve bu nedenle kayyumların görevinin sonlandırılmasını talep ettiği, aynı oturumda davacılar vekilinin tarafların haricen bölünme konusunda anlaştıklarını, bölünmenin de gerçekleştiğini, davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Aynı oturumda davalı vekilinin tarafların haricen bölünme konusunda anlaştıklarını, bölünmenin de gerçekleştiğini, davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettiği, oturumda feri müdahiller vekilinin tarafların haricen bölünme konusunda anlaştıklarını, bölünmenin de gerçekleştiğini, davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiklerini, kayyım heyetinin ise tarafların haricen bölünme konusunda anlaştıklarını, bölünmenin de gerçekleştiğini, davanın konusuz kaldığını, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce yapılan değerlendirmede; şirket genel kurulunun yapıldığı, devirlerin tamamlandığı ve bu nedenle kayyumların görevinin sonlandırılması gerektiği anlaşılmış, taraf vekillerinin beyanları ile haricen bölünme konusunda anlaştıkları, bölünmenin de gerçekleştiği, davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep ettikleri anlaşıldığından yargılamanın devamı sırasında tarafların bölünme konusunda anlaştıkları, bölünmenin de gerçekleştiği, davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1.Dava konusuz kalmakla KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

2.Kayyumların yetkilerinin KALDIRILMASINA, bu hususta ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

3.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60.-TL harcın peşin olarak alınan 44,40.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 383,20.-TL harcın DAVACIYA TAMAMLATTIRILMASINA,

4.Taraflarca talep olunmadığından vekalet ücreti takdir ve tahsiline YER OLMADIĞINA,

5.Taraflarca yapılan giderlerin kendileri üstünde BIRAKILMASINA,

6.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... Bçlge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/04/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.